Erdoğan'ın hedefinde yine YARSAV vardı!..

Erdoğan, memleketi Rize'nin Güneysu ilçesinde katıldığı "Anadolu Soruyor" adlı programda, uydudan yayın yapan bazı yerel televizyonların temsilcilerinin sorularını canlı yayında yanıtladı.

2011 seçimleri:
Erdoğan, 2011 yılında yapılacak genel seçimde son kez milletvekili adayı olacağını bildirerek, "Bazı yerlerde hemen bakıyorsunuz, 'Başbakanım sakın siyaseti bırakmayın' deniliyor. Siyaset illa bir siyasi partinin çatısı altında yapılmaz ki. Yani siyaset partinin dışında yapılmaz mı? Çeşitli vakıflarda, derneklerde bu siyaseti yapabilirsiniz. Think thank kuruluşlarında bu siyaseti yapabilirsiniz. Bir medyanın içerisinde bu siyasete lojistik destek sağlayabilirsiniz" dedi.

Başbakan, "2011 seçimlerinde eğer benim partim seçimlerde ikinci parti çıkacak olursa (ki böyle bir şeyi hiç beklemiyorum inşallah) ben genel başkanlıktan ayrılırım. Niye? Birinci derecede partinin o konuma gelmesinden kendimi sorumlu tutarım" şeklinde konuştu.

Yaklaşan referandum:
Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın "İki madde hariç Anayasa paketinin tamamını destekleyelim" sözlerini anımsatarak yöneltilen "Aslında onlar da bir nevi bu maddelerin pozitif olduğunu ifade ettiler. Sadece iki maddeye karşı çıkıyorlar. Bunlar da yargıyı ele geçirme olarak değerlendiriliyor. Değerlendirmeniz nedir?" sorusuna Erdoğan, bu yaklaşımı o zaman da samimi bulmadığı karşılığını verdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Öncekiler nasıl yaptılarsa aynı sistemle yargıya eleman alacağız' dedik. Tuttular dediler ki 'kamera koyacaksınız'. Nerede böyle bir şey olur? Kameraylasiz hiç mülakat yaptınız mı arkadaşlar? Yok. Bu kararı kim veriyor? Danıştay veriyor. Ondan sonra da geliyorlar bize aynı Danıştay, aynı Yargıtay 'eleman sıkıntımız var onun için milyonlarca dosya birikti' diyorlar. Siz bunu kendiniz yapıyorsunuz. Tabii ki birikir. İş yapmamak için her türlü şeyi yapıyorsunuz.Yani İzmir Alsancak limanıyla ilgili ihalede bizim 1,5 milyar dolar kaybımızolmuştur. Çünkü 30 ay ertelemişlerdir. Ama öbür tarafta Tam Gün Yasası ile ilgili bakanımızın basın açıklamasından hareketle 24 saatte karar vermişlerdir. Samimi değiller."

YAŞ kararları:
Başbakan Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin teamüllerle yönetilemeyeceğini, kanunu bulunduğunu bildirerek, "Yüksek Askeri Şura istişari bir kuruldur" dedi.

Bir gazetecinin, Yüksek Askeri Şura (YAŞ)'da önemli kararlar alındığını ve hükümetin inisiyatif kullandığını belirterek, "Sivil-asker ilişkileri, sizin döneminizde rotasına giriyor mu? YAŞ'tan dolayı komutanlarda bir kırgınlık var mı?" sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, "Herşey aslında, istenilen... Zaman zaman olmasa bile rotasındaydı. Ama bu defa olay biraz daha farklı bir şekilde değerlendirildi" diye konuştu.

Teamüllerin başka, yasaların başka olduğuna dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz Türk Silahlı Kuvvetlerimizi teamüllerle yönetemeyiz. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kanunu vardır, yasası vardır ve Yüksek Askeri Şura bir istişari kuruldur. Bu istişari kurul bir karar alır ve bu kararı kime verir? Milli Savunma Bakanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı'na sunar. Milli Savunma Bakanı inha yapar, Başbakan imzasını atar, Cumhurbaşkanına sunar. Genelkurmay Başkanına gelince, Genelkurmay Başkanı konusu inhayı gerektirmez. Orada ise Bakanlar Kurulu kararını verir. Bakanlar Kurulu kararı Cumhurbaşkanına gider. Cumhurbaşkanı da Genelkurmay Başkanı ile ilgili kararını verir.

Yani teamül vesaire falan bu tür şeyler çalışmaz. Yeri gelir teamülü kullanır. Bu da olur, olmaz diye birşey yok. Ama teamülün dışına çıkılmaz mı, çıkılır. Burada da tabii ki bu işin bedelini ödeyecek olan kamuoyunda, halk karşısında neresidir? Sivil yönetimdir, sivil idaredir. Dolayısıyla bu dünyada böyle, batıda böyle. Biz NATO ülkesiyiz, NATO ülkelerinin hepsinde böyle. Biz olması gerekeni yaptık. Biz generallerimizin kalkıp da 'şu şöyledir, bu böyledir' gibi, isimleri üzerinde herhangi bir spekülasyona girmeyi de istemeyiz. Bu konularla ilgili birşey varsa bu da zaten askeri yargı kendi içinde yapabileceği gibi ama sivil bir zeminde olmuş şeyler varsa sivil yargı yapması gerektiği şekilde yapar, yapması da lazım. Çünkü bu kurum şaibe kaldırmaz. Silahlı Kuvvetlerimizin şaibesiz bir şekilde geleceğe yürümesi lazım.

Burada kimsenin bu kuruma şaibeler kondurmaya ya da şaibelerle dolaşmasına zemin hazırlamaya... Bu bizim için de geçerlidir, en üst rütbedeki Genelkurmay Başkanı'ndan altındaki generallere varıncaya kadar onlar için de geçerlidir. Bizim burada her zaman için Genelkurmay Başkanımızla ve generallerimizle el ele vermemiz lazım, dayanışma içinde olmamız lazım. Bu tür spekülasyonlara fırsat vermemek gerekir. Bu tür yanlışlar yapanlar varsa bunları da asla o kurumun içerisinde bırakmamız lazım."

YARSAV polemiği:
Başbakan, "Bugün CHP,MHP, BDP, o malum medya, hatta YARSAV falan... Bunlar bir araya geldiler. Şimdiben YARSAV üyesi olan yargı mensuplarına nasıl güveneceğim, nasıl güvenebilirim? Çünkü açık, net kalkıp da iktidarı eleştiriyorsa hakaretler ediyorsa ben böylebir yargı mensubuna nasıl güvenebilirim?" dedi.

Başbakan sözlerine, Ben orada böyle bir oluşuma karşıyım. 'Efendim Avrupa...' Avrupa Birliği'nin söylediği, tümünü kuşatan bir yargı birliğidir. Herkesin istediği gibi orada bir birlik kurması değildir" diye devam etti.

1980 öncesinde polis teşkilatının içinde Pol-Der, Pol-Bir gibi oluşumlarolduğunu belirten Erdoğan, "En önemli kurumlarımızın içerisinde savaşlar oluyordu. Şimdi yargının içerİsinde böyle bir yere doğru gidiyoruz. Yargıtay binasının içerisine gidiyor dernek, orada açıklama yapıyor. Böyle saçmalık olurmu?" diye konuştu.




Cnn Türk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.