İzmir programı kapsamında Ege Palas Oteli'nde basın mensuplarıyla kahvaltı toplantıda bir araya gelen Zeybek, doğal gıdalardan oluşan bir sofradan yemek yediklerine şükrettiklerini, dünyayı tehdit eden Genetik Değişikliğe Uğramış Organizmalar (GDO) konusunda Türkiye'nin de tehdit altında olduğunu ileri sürdü.
     Bu ürünleri üreten ABD'li bir şirketin Türkiye'den bir grup milletvekilini ABD'ye davet ettikten sonra Türkiye'ye GDO'lu ürün girişine izin veren yönetmeliğin hazırlandığını iddia eden Zeybek, GDO'lu ürünlerin kısırlığa neden olduğunu savundu. Zeybek, ''GDO'lu ürünler, tabii olarak doğum kontrolü, kısırlaşma sebebi oluyor. Türkiye'de de kısırlaşma süreci başlamıştır. Hayırlı olsun, nüfusumuz azalacak'' dedi.
     Yapay gündem maddeleriyle oyalanan bir siyasi ortamın bulunduğunu, Başbakan Erdoğan'ın önemli gündem maddelerini yapay tartışmalarla geçiştirmeye çalıştığını ileri süren Zeybek, ''İyi ki şuradaki heykeli (Gündoğdu Meydanı'ndaki Cumhuriyet Ağacı Heykeli) başbakan görmemiş. Kendisine yine güzel bir konu çıkardı. Tam da petrole zam yapılacağı, GDO'lu ürünlerin serbest girişini sağlamak için yönetmeliğin çıkacağı bir gün, 'İzmir'de de bir ucube varmış' diyebilirdi. Heykele yakından gidip bir bakacağım'' dedi.
    
     -LİBERALİZMİN DAYATMALARI-
    
     Demokrat Parti'nin Türkiye'ye dayatılmaya çalışılan neo liberal politikalara karşı çıkarak milli ekonomiyi geliştireceğini söyleyen Zeybek, Türkiye'yi tanzim etmek isteyen hakim güçlerin Atatürk Türkiye'sinin tüm değerlerini, kazanımlarını yok etmeye çalıştığını savundu. Türkiye'nin bunlara karşı direnmeyi bıraktığında sonunun Libya'ya döneceğini ileri süren Zeybek, ''Kaddafi direndiği yıllarda kendisine bir şey yapılamadı, ne zaman ki sistemini teslim etti, başına bunlar geldi. Başbakanımız bunları bilmez, çünkü bilgisiz. Bilgisize bilgisiz demek ayıp ve suç olmamalı. Nasıl bilmez. Atatürk'ü okusaydı bir çok şeyi bilirdi. Biz yeni liberalizmin dayatmalarını reddediyoruz, tüm kaynaklarımızı yeniden milli yapının güçlendirilmesine ayıracağız'' dedi.
     Zeybek, bir gazetecinin Orgeneral Bilgin Balanlı'nın tutuklanmasıyla ilgili değerlendirmesini sorması üzerine, süren bir dava hakkında yorum yapmanın suç olduğunu, bu haberin kendisini üzdüğünü, Harp Akademileri Komutanlığı yapan bir insanın tutuklu olarak yargılanmasına neden gerek duyulduğunu anlamadığını söyledi.
     Türkiye'de uzun tutukluluk süreçleri olduğunu, bunun genel adalet kavramına aykırı bulunduğunu savunan Zeybek, şöyle konuştu:
     ''Aslında hakim ve savcıları staj olsun diye iki ay hapse atmak lazım. İnsan olarak bu nasıl bir şey, hapiste yatmak, özgürlükten, gökyüzünden yoksun kalmak, sevdikleriyle görüşememek nasıl bir şey. Bunu bir tatsınlar da bu tutukluluk meselesinde ona göre karar versinler. Bu tutuklama olayının bu derece yaygınlaşmasına ve uzun sürmesine itiraz ediyorum. ABD'de kefalet sistemi var. Belli şartlarla serbest kalarak yargılanıma imkanı var.''
     Tutuklu yargılanan bir çok insanın beraat ettiğini, daha sonra devlete tazminat davası açtığını söyleyen Zeybek, bu tazminatın o hükmü verenden alınması gerektiğini savundu.
    
     -EŞEK VE BULAMAÇ ADALARI-
    
     Zeybek, Ege'deki Bulamaç ve Eşek Adaları'nda Yunanlılar tarafından yapılaşmaya gidildiği, askeri yapılar kurulduğu iddialarıyla ilgili bir soru üzerine ise bu iki adadaki durum hakkında kendisinin de bir ay önce bilgi sahibi olduğunu, inanmak istemediğini ancak tüm bilgilerin doğru olduğunu gördüğünü söyledi.
     Hükümetin bu konuda açıklama yapmadığını, AK Parti'nin Didim ilçe başkanına açıklama yaptırıldığını iddia eden Zeybek, şunları söyledi:
     ''Dışişleri Bakanının Wikileaks belgelerindeki sözleri doğru olsa, buraları gri alan olsa bile Türkiye'nin burnunun dibine silahlı askeri tesis yapmak hiçbir şekilde kabul edilebilecek bir şey değil.
     Açıklamamızla Yunanistan'ı karıştırmışız, Yunanistan hükümet sözcüsü bana çok sert cevap vermiş. Çok daha sert bir cevabı AK Parti'nin sözcüsü, Didim ilçe başkanı verdi. Yazdığı yazı Yunanistan hükümet sözcüsünden daha Yunancı. Milli mücadele öncesi de Yunanlılardan çok Yunancılık yapanlar vardı. Didim ilçe başkanının yazısı beni üzdü ama şaşırtmadı. Dışişleri Bakanı bile, 'Gri alan' derken adaların Yunanlılar'a ait olduğunu söyledi. Bu iki ada artık gündeme girmiştir. Çeşme'de 16 Mayıs'ta yapılan toplantıda bu konu görüşüldü. Yani amacıma ulaştım, bu konuyu gündeme soktum, görevimi yaptım.''
     Zeybek, çalışma odasında yapılan aramada, böcek olarak tanımlanan kameralı dinleme cihazlarının bulunduğunu, bunu normal karşıladığını da belirterek, ''Herkesi dinliyorlar, bizi de dinleyebilirler diyerek, haber değeri olmadığını düşünmüştüm'' dedi.
     Toplantı sonrası Gündoğdu Meydanı'na giderek Cumhuriyet Ağacı'nı inceleyen Zeybek burada yaptığı açıklamada da heykelin İzmir'i yansıtan güzel bir sanat eseri olduğunu belirterek, ''Bu heykelin Başbakan Erdoğan'ın sanat zevkine karşı koruma altına alınması gerekir'' dedi.
     Zeybek, daha sonra Bornova Nakliyeciler Sitesini ziyaret etti ve esnafla görüştü.


AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.