Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım bazı açılış ve ziyaretlere katılmak üzere Erzincan'a geldi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu (HSYK) eleştirdi.

Yıldırım konuşmasında, "Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nu bugüne kadar hiç duyduk mu? Ne işe yarar? Nedir? Hiç merak ettik mi? Etmedik. Çünkü bizim işimize yarayan bir şey değil. Fakat birkaç olay yaşadık. Gördük ki bu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu çok iş yaparmış. Hatırlayın bir savcı Van'da Şemdinli davasıyla ilgili bir iddianame hazırladı. Adam iddianameyi hazırlayıp hazırlayacağına bin pişman oldu. Soluğu sokakta aldı. Yaka paça sorgusuz sualsiz savcılık da gitti avukatlık da gitti her şeyini hayatındaki bütün birikimi elinden aldılar sokağa attılar. Hak arayama hakkı bile yok, hakkını arama hakkı bile yok. Mahkemeye bile gidemez. Yine bir savcı Adana'da 12 Eylül'ü yapanları dava etmeye kalktı. Onun da başına aynı işler geldi. Onu da hemen ihraç ettiler. Bir başka şey Erzurum'da görülen bir dava Erzincan'ı da ilgilendiriyor. Siz iyi bilirsiniz. Erzincan bununla da tanındı. Ama Erzincan burada hiçbir oyuna gelmedi. Erzincan'dan Türkiye'yi dizayn etmek isteyenler boyunun ölçüsünü aldı. Erzincanlı gereken cevabı verdi. Erzurum'da davalar görülürken birden bire hemen oradaki savcılarda bu davalardan alındılar. Sonrada o davanın muhataplarını Ankara'ya alıp tahliye ettiler. Ergenekon davasına hakimler gönderdiler. Savcılar gönderdiler. Birisi tutukluyor birisi bırakıyor. Böyle adalet olur mu? Adalet bu mu? Adalet mülkün temelidir. Adalet devletin temelidir. Temelle oynamaya kalktınız mı, o bina o çatı tepenize yıkılır" dedi.


"KAFALARINA UYMAYAN SAVCILARIN DEFTERLERİNİ DÜRÜYORLAR"
Bakan Yıldırım kimsenin Türkiye'de adaletle oynamaya kalkmaması gerektiğini belirterek; "Getirilen değişiklik budur. Türkiye'nin adalet sistemi tarafsız ve bağımsız yapmaktır. Hakimler ve savcılar ne işe yarar? Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bütün Türkiye'deki hakimlerin, savcıların, yüksek yargı mensuplarının tayinlerini, terfilerini, disiplin soruşturmalarını görüşen bir kuruldur. Aynen Yüksek Seçim Kurulu gibi toplanırlar karar verirler. Ama bu sefer baktık ki başka görevleri de var. İşlerine gelmeyen yargılamaları, kafalarına uymayan savcıların defterlerini dürüyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir yola girdiği zaman bu adalet sistemine güven sarsılmaz mı? Bunu yapmaya kimsenin hakkı var mı? Yok. Çünkü o Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda beş tane üye var seçilmiş, iki tane de hükümetin üyesi var. Adalet Bakanı ve müsteşarı.beş kişiden üçü Yargıtay'dan ikisi Danıştay'dan. Bu beş kişi Türkiye'nin her tarafındaki on beş bin hakimler, savcılar hakkında karar veriyor. Getirdiğimizde bu beş kişiyi yirmi kişiye çıkarıyoruz. Yirmi mi büyük beş mi büyük. Haklarında karar verilen o hakimler, savcılar orada temsilcileri olacak, orada üyeleri olacak, orada temsil edilecekler, yeni adaletle temsili tabana yayıyoruz. Daha adil bir kurul oluşturuyoruz. Bütün bunları yaparken maalesef gerçekleri de milletimizin gözünün önünden kaçırıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar güneş balçıkla sıvanmaz" diye konuştu. (habertürk)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.