İncirlik'in açılması ABD'yle yeni dönem mi?

Geçen hafta ABD ve Türkiye arasında varılan anlaşmanın ardından dün Pentagon İncirlik’ten kalkan Amerikan insansız hava araçları ilk kez IŞİD hedeflerini vurduğunu açıkladı.

Bu açıklamadan saatler önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "İnsanlı ve insansız Amerikan uçakları yakında gelecek ve IŞİD'e karşı hep birlikte kapsamlı bir mücadeleye başlayacağız" demişti.

Peki bu yeni bir dönemin işareti mi? İki ülke arasında esen soğuk rüzgarlar İncirlik Üssü’nün açılmasıyla birlikte ısınmış sayılabilir mi?

Yoksa Türkiye ve ABD arasındaki bu işbirliği, iki ülkenin Suriye politikalarındaki ayrılıklar devam etse de sadece ortak hareket etme zorunluğunun bir sonucu mu?

ABD öncülüğündeki koalisyon yaklaşık bir yıldır IŞİD’e yönelik hava operasyonlarına başladıktan sonra, koalisyon içinde yer alan Türkiye bu ortaklığa yeterince destek vermemekle eleştirilmiş, Türkiye ise bu yöndeki eleştirileri reddetmişti.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan analistler en son 1991 yılından itibaren Körfez Savaşı sırasında ABD tarafından etkin bir şekilde kullanılan İncirlik Üssü’nün koalisyon güçlerine açılmasının ABD'yle ilişkilere etkisi konusunda farklı görüşleri paylaşıyor.

Ülgen: Önemli bir dönüm noktası

Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen, iki ülke arasında sağlanan mutabakatı “önemli bir dönüm noktası” olarak değerlendiriyor ve ekliyor: “Türk-Amerikan ilişkilerinde IŞİD’e karşı mücadelede İncirlik Üssü’nün açılması uzun zamandır beri müzakere konusu olan ve açıkçası ilişkileri olumsuz yönde etkileyen bir husustu. Bu konuda mutabakata varılmış olması ilişkilerdeki bu handikapı ortadan kaldıracak. Dolayısıyla her hâlükârda olumlu bir adım olarak değerlendirmek lazım.”



Özellikle Batılı ülkelerin Türkiye’ye IŞİD’e yönelik etkin bir mücadele yürütmediği yönündeki “algı” olduğunu belirten Ülgen, Türkiye’nin Nisan 2014’ten beri sınır kontrollerini arttırdığını ifade ediyor ve bu algının yeni mutabakat ile rafa kalkacağını tahmin ediyor.

Ülgen Türkiye’nin geçen yılın Nisan ayından bu yana IŞİD ile ilgili politikalarını değiştirdiğini söylüyor ve ekliyor “Şimdi fiilen IŞİD mevzilerini bombalaması bu anti IŞİD koalisyonun içinde yer aldığını göstergesi oldu” diyor. Bunun Türkiye-ABD ilişkilerine olumlu yansıması olacağını belirtiyor.

Ülgen ile geçen yıl Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde ABD- Türkiye ilişkilerinin 12 yılını değerlendirmesini istediğimde bu dönemde ilişkileri 3 döneme ayırmış ve son aşamada, Gezi eylemleri ve ardından 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarıyla değiştiğini, sonrasında “Erdoğan ve Obama arasındaki diyaloğun sona erdiğini, “neredeyse yok olduğunu” söylemişti.


Ülgen’e İncirlik Üssü’nün açılmasının bu dönemi kapatıp yeni bir dönem başlatıp başlatmayacağını sorduğumda, “Türkiye’nin ittifaka daha görünür şekilde dahil olması Türk-Amerikan ilişkilerine olumlu yansıyacaktır. Ve daha önce ifade ettiğim o üç evreden belki bir dördüncüsüne geçtiğimizin de işaretidir” diyor.

Koru: İncirlik'in açılması mikro düzeyde iyi ilişkilerin sonucu

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’ndan (TEPAV) dış politika araştırmacısı Selim Koru ise ilişkilerin geleceği konusunda temkinli.

Özellikle iki ülke liderlerinin arasında bir “soğukluk” olduğunu hatırlatan Koru, “O konuda çok değişiklik olacağını sanmıyorum” diyor.

Ancak özellikle IŞİD’e karşı mücadele eden koalisyon güçlerinin komutanı John Allen’ın Ankara ile ilişkilerden memnun olduğu izlenimi edindiğini belirtiyor.

Türkiye’den diplomatlardan da aynı yönde yorumlar aldığını belirten Koru, “İncirlik Üssü’nün bunun bir uzantısı” diyor.

Makro düzeyde ilişkiler açısından ise “Çok büyük bir dönüm noktası olmayabilir” değerlendirmesini yapıyor.

The German Marshall Fund (GMF) Ankara Ofisi Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı ise İncirlik Üssü’nün kullanılmaya başlanmasının iki ülke arasında Suriye ile ilgili fikir ayrılıklarının tamamen giderilmese de azaldığının işareti olarak görülebileceğini belirtiyor.

Ünlühisarcıklı “Türkiye'nin İŞİD'e karşı aktif olarak oyuna girmesi şüphesiz Amerika'nın planlarında da olumlu yansımasını bulması ve iki ülkenin özellikle Suriye ve Irak'ta daha yakın işbirliğini mümkün kılması beklenebilir” diyor.

Güvenli bölge kurulacak mı?

Bununla birlikte Türkiye ve ABD’nin önünde, Türkiye’nin talepleriyle ilgili çözülmesi ve netleştirilmesi gereken bir güvenli bölge konusu olduğu açık.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 25 Temmuz’da yaptığı açıklamada “"IŞİD unsurlarından temizlenen bölgelerin güvenli bölge olacağını" söylemişti. Ancak ABD yetkililerden bu bilgiyi teyit eden bir açıklama gelmedi.

Bloomberg haber ajansının internet sitesinde görüş yazan yorumcu Josh Rogin de 28 Temmuz’da bu farklılığa dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Farklı ABD yetkililerinin ardı ardına “herhangi bir bölge” kurulmasının söz konusu olmadığı yönündeki açıklamalarına yer verdiği yazısında böyle bir bölgenin kurulmasıyla ilgili öne çıkan asıl meselenin, bu bölgenin kurulması değil korunması olduğuna dikkat çekiyor.

Nerede ve nasıl olacağı ya da olup olmayacağı kamuoyuyla detaylı bir şekilde henüz paylaşılmayan bir güvenli veya tampon bölgenin Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin bir sonraki adımını şekillendireceğini beklemek yanlış olmayabilir.

Ülgen de bu konuya dikkat çekiyor ve “Bunun karşılığında Türkiye’nin talebi Suriye içerisinde Türk tarafının güvenli bölge dediği, Amerikan tarafının IŞİD’den arındırılmış bir coğrafi bölge üzerinde koruma sağlanması konusu.Ancak Suriye’deki bu bölgenin nasıl korunacağı konusunda hala belirsizlikler sürüyor. Çünkü, hava müdahalesi olacak, ama nihayetinde sahada kim bunun mücadelesini verecek, burada hala belirsizlikler var. Planın bu tarafı üzerinde mutabakat sağlanmış görünmüyor” diyor.



Rengin Arslan  İstanbul, BBC Türkçe

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.