Kadın bedeninin istismarına karşı Anayasal güvence
Ebru TOKTAR ÇEKİÇ

TBMM Uzlaşma Komisyonu, “İnsanın maddi ve manevi varlığı, bütünlüğü ve korunması” başlıklı maddede uzlaşarak, insan ticareti, doku ticareti ve organ ticaretine karşı Anayasal güvence getirdi. Kadın bedeninin reklamlarda cinsel istismarını da engellemeyi amaçlayan madde kapsamında, "İnsan bedeni (vücut bütünlüğü), organları (uzuvları, ve doku), onur (şeref) ve haysiyetine aykırı bir şekilde metalaştırılamaz” fıkrası benimsendi. Hiçbir organın insanın haysiyet ve şerefini zedeleyecek şekilde metalaştırılamayacağı vurgulanarak, organ mafyasına karşı Anayasal zeminde mücadele imkanı yaratıldı.

KÜRTAJ VE SEZERYANE GÜVENCE

TBMM Uzlaşma Komisyonu, “İnsanın maddi ve manevi varlığı, bütünlüğü ve korunması” başlıklı maddeyi oybirliği ile kabul etti. Komisyonda kabul edilen madde, şu şekilde hükme bağlandı.

“ Herkes, maddi ve manevi varlığını koruma, geliştirme ve buna saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ya da kişinin aydınlatılarak rızası alınmak şartıyla (koşuluyla), kanunda açıkça belirtilen haller dışında, bilimsel ve tıbbi deneyler dâhil, vücut bütünlüğüne dokunulamaz.  İnsan bedeni (vücut bütünlüğü), organları (ve uzuvları) (doku), onur (şeref) ve haysiyetine aykırı bir şekilde metalaştırılamaz.”

Tıbbi hukuk konusunda Türkiye’nin sayılı uzmanlarından olan Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Etik Hukuk Kurulu Başkanı Doç. Dr. İsmail Dölen, yeni Anayasa taslağında uzlaşılan maddeyi AKŞAM’a yorumladı. Türkiye’nin 2003 yılında kabul ettiği Bioetik Sözleşmesi’nde yer alan “aydınlatılmış onay” hakkının yeni Anayasa’ya girmesinin önemli bir gelişme olduğunu anlatan Dölen,  “Böylece hekim kararına hasta da katılıyor. Tıbbi kararlarda hastanın hekim ile ortak hareket etmesine olanak sağlanıyor. Hastanın, aydınlatılmış rızasının alınması ile kürtaj ve anne istemli sezaryen yasağına karşı Anayasal güvence getiriliyor” yorumunu yaptı.

“ESTETİK AMELİYATLARA” YENİ HUKUKİ ZEMİN

Bu madde ile kulak kepçesi düzeltimi, boyundaki kırışıklık ameliyatı gibi estetik ameliyatlar ile yüz nakillerinin de önünün Anayasal açıdan açıldığını kaydeden Dölen, “Mevcut Anayasa’ya göre kişinin vücut bütünlüğüne dokunmak için tıbbi zorunluluk gerekiyor. Oysa yüz nakli ve estetik ameliyatlar için tıbbi zorunluluk yoktur. Şimdi hastanın aydınlatılmış rızası aranarak estetik ameliyatlarda tıbbi zorunluluk şartı kaldırılmış oluyor” değerlendirmesi yaptı.

“ESTETİK AMELİYATLAR, ESER SÖZLEŞMESİNDEN ÇIKABİLİR”

Mevcut Anayasa’dan ötürü şu anda estetik ameliyatların, “eser sözleşmesi” kapsamında olduğuna işaret eden Dölen, “Nitekim, hasta surun yaptırınca, beğenmediğini söyleyerek mahkemeye başvuruyor.  Oysa hasta ile hekim ilişkisi vekalet sözleşmesidir, vekalet sözleşmesinde bilimin kabul ettiği riskler hastaya aittir, umulmadık bir şey olabilir. Yeni Anayasa’da artık hastanın aydınlatılmış rızasının aranması koşulu getirildiği için estetik operasyonlar da tıbbi müdahale kapsamına girecektir. Estetik operasyonların, eser sözleşmesinden çıkarılması daha iyi olacaktır. Eser sözleşmesi tıbbi bir süreç için uygun bir sözleşme değildir.”

ORGAN TİCARETİNE KARŞI GÜVENCE

Doç. Dr. İsmail Dölen, dört partinin uzlaştığı maddenin son fıkrası ile bir kişinin para karşılığı organını satması ve vücut bütünlüğünü bozmasına da engel olunduğunu vurgulayarak, “Yani organ ticareti, insan ticareti, doku ticaretine karşı Anayasal güvence getiriliyor. Organların, dokuların alınır satılır mal haline gelmesi engelleniyor” değerlendirmesini yaptı.



Akşam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.