Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, TBMM'de kayıt işlemlerini yaptırdı. Bu akşam oğlunun nikahı olduğunu belirten Günay gazetecilere çikolata ikram etti. Daha sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Günay, YSK'nın Hatip Dicle kararının ardından BDP destekli bağımsız milletvekillerinin Meclis'i boykot etme kararı aldıklarının hatırlatılması üzerine, sorunların 1982 darbe anayasasından kaynaklandığını söyledi.

AKP'nin 2007 seçimlerinin hemen ardından yeni anayasa için yola çıktığını, özgürlükçü, katılımcı bir anayasa yapmak istediklerini ancak muhalefet tarafından engellendiklerini kaydeden Bakan Günay, şöyle konuştu:

"Mevcut anayasada millete ve milli iradeye karşı, çeşitli açılardan devleti kutsayan ve devleti önceleyen hükümlerin yarattığı sakıncalar görülüyor. Dünyanın her yerinde hukuk hayatın gerisinden gelir. Bizde de özellikle hukuk kurumları hayatın demokratik ihtiyaçların katılımcı, yeni modellerin gerisinden geliyor ve Türkiye'nin içinde bulunduğu eşitliğe sadece lafza dayanan, söze dayanan sözcüklere dayanan yorumlar yapıyor. Demokratik, katılımcı ortamı geliştirmek konusunda yorumlar yapmaktan, düzenleme yapmaktan kaçınıyor ve hep birlikte bunun bedelini ödüyoruz. Şu yaşananlarının siyasi iktidarla, yasama organı ile ilgisi yok. Ama yasama organının oluşumuna yargının verdiği bu kararlar, bu sözcüklere dayalı, lafzi, tamamen kuru hukuk mantığı ile yapılmış olan, yargının yasamanın açılışına ciddi bir sakınca, ciddi tartışma, ciddi bir gölge getiriyor. Sanıyorum herkesin yapması gereken parlamentoya katılmaktır, boykot etmek değil ve herkesin yapması gereken köklü bir anayasa değişikliği, özgürlükçü, katılımcı yeni bir anayasa değişikliği için birbirine omuz vermektir, engellemeye kalkışmak değildir. Ancak parlamento içinde yeni anayasa düzenlemeleri yaparak biz bu engelleri aşabiliriz. Boykot etmeyi, parlamentoya girmemeyi, ortaya çıkan bu hukuki ve sakıncalı durumlar karşısında bir siyasi partiyi iktidar partisini suçlamayı son derece yanlış, son derece çözüm üretmeyen, polemiksel davranışlar olarak görüyorum. Parlamentoda birlikte çare arama ihtiyacımızın altını çizmek istiyorum."

Bağımsızlara "Boykot etmeyin gelin birlikte çözüm üretelim" çağrısı

Günay bazı siyasetçilerin geçmiş yıllarda seçim meydanlarında inanılmaz yaklaşımlarla dokunulmazlığın kaldırılmasını istediğini de belirterek dokunulmazlığın kaldırılması, bir miktar zedelenmesinin bile hangi tartışmalara sebep verdiğinin çok ibret verici biçimde yaşandığını söyledi. Köklü anayasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu, bunların da parlamento çatısı altında yapılabileceğini ifade eden Günay, bağımsız milletvekillerine, "Arkadaşlarımız parlamentoya girmezlerse yeni ve gereksiz tartışmalarla karşı karşıya kalırız. Yapmamız gereken parlamentoyu boykot etmek değil parlamentoya kıskançlıkla sahip çıkmak, verilmiş milletin oyuna kıskançlıkla sahip çıkmak ve milletin vermiş olduğu oyu engelleyici yasal düzenlemelerle yasaya uygun hukuka aykırı düzenlemeleri varsa bunları beraberce parlamentoda beraberce kaldırmaya çalışmaktır. Boykot, parlamentoya girmeme sadece ortamı gerginleştirir ama çözüm üretmez. Çözüm üretmenin yolu TBMM'nin çatısını altıdır. O yüzden bütün arkadaşlarıma içtenlikle rica ediyorum. Parlamentoya gelelim birlikte çözüm üretelim" çağrısında bulundu.
 

"Yasaya uygun ama hukuka uygun değil"

Günay, Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay ile ilgili mahkeme kararına ilişkin bir soru üzerine ise, "Kararları doğru bulmuyorum. Yasaya uygun olabilir ama hukuka uygun değil. Millet egemenliğine, demokrasinin temel prensiplerine uygun değil. Yasaya uygun olabilir ama bizim anayasamızın birçok hükmü hukuka aykırıdır" karşılığını verdi.
 

"Avaz avaz meydanlarda popülizm yapıyorlardı"

Günay, bir gazetecinin, "Dokunulmazlık vurgusu"na dikkat çekmesi üzerine de "Dokunulmazlıkların kaldırılması için avaz avaz meydanlarda popülizm yapıyorlardı. Onun da hangi sakıncalarının olduğu ibret verici örnekle ortaya çıktı Siyasetçilerin düşünerek konuşması lazım" dedi.



ANKA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ak. g. 6 yıl önce

Hep kriz jep kriz,
ekonomik krizleri atlattık ama şimdi de hep siyasal krizler.
Yeter yaahu.