Kılıçdaroğlu: Dokunulmazlığımı kaldırın
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıcdaroğlu, dokunulmazlığının kaldırılması talebi ile hakkında hazırlanan fezlekeyi değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, "Suçum adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmekmiş. Adil yargıları basılmamış kitabı toplatan yargıdır. Parasız eğitim istiyoruz diyenleri aylarca hapiste tutan adil yargıdır. Eski bir genelkurmay başkanını terörist diye tutuklamayı akıl etmek ilk kez bu adil yargılama yapan arkadaşlara nasip olmuştur. Önümüzde deniz feneri varken, adil yargılamadan mı söz ediyorsunuz." dedi.

Cebinden çıkardığı dilekçeye gösteren Kılıçdaroğlu, "Benim dokunulmazlığa ihtiyacım yok. Dilekçem burada, grup toplantısından sonra göndereceğim. Halk için yola çıkanların kitabında korku yoktur. Kaldırın dokunulmazlığımı. Ben yola çıkarken, dokunulmazlığa güvenerek yola çıkan biri değilim. Bu oyunun nerelerde kurgulandığını da çok iyi biliyorum. Egemen güçlere taşeronluk yapanların tehditlerine boyun eğmem. Özel yetkili mahkemelerinizden korkmam. Beni özel yetikil mahkemeleriniz ile yıldıramazsınız. Siz kim oluyorsunuz. Ben sizden çekinmem. Sizin ağa babalarınızdan da çükinmem. Sadece kendi ulusumuzun emrindeyim. Sadece kendi milletimin önünde eğilirim. Beni hapse atmak değil darağacına da çıkarsanız söyleyeceğim budur." diye konuştu. Kılıçdaroğlu'nun sözleri üzerine grup salonundan alkış sesleri yükseldi.

Genelkurmay başkanı teröristse başbakan nedir?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında yaptığı konuşmada "Bir insanın şiir okuduğu için hapse atılması ile kitap yazdığı için hapse atılması arasında ne fark var. Siz halkın iradesi ile seçilmiş milletvekilleri, aradan bu kadar süre geçmesine rağmen hangi gerekçe ile içeride tutuyorsunuz. Siz bir şiiri okudunuz diye milletvekili seçilme hakkınız elinizden alındı. CHP olarak, 'vatandaşın iradesine saygı duyuyoruz' dedik. 'Milli iradeye saygı duyuyoruz. Bu ayıbı kaldıracağız' dedik. Destek verdik, geldin. Şimdi neden bu tabloyu yaratıyorsun. Bir tek fark var. Dünün mazlumu bugünün zalimi oldu." diye konuştu.

"Her şeyi düşünürdük ama bu aklımıza gelmezdi. Artık bizim de bir terörist Genelkurmay Başkanımız var." diyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Her şeyimiz vardı bir bu eksikti. Özel yetkili mahkeme savcılarının daha yaratıcı olduğunu düşünüyorum. Biraz düşünmeyle daha farklı konularla da içeri alabilirler. Bir ülkenin Genelkurmay Başkanı terörist olursa o ülkenin Başbakanı ne olur... Allah size akıl, fikir, izan versin. Nereden çıktı bu. Bu iddianamelerin ciddiyetinin ne olduğunu daha iyi öğrendik. Palavra olduğunu öğrendik. İnsaf denen bir şey var. Onları mizah dergilerine havale ediyorum."İlker Başbuğ'un, hükümetin onayı ile orgeneralliğe terfi ettiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu hükümetin onayı ile Genelkurmay 2. Başkanlığı'na getirildi. Bu hükümetin onayı ile ordu komutanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı yapıldı. Hükümetin onayı ile Genelkurmay Başkanlığı yaptı. Bu hükümet ile uyum içinde çalıştı. Zamanı geldi emekli oldu. Peki nasıl oluyor da, bütün bunlardan sonra böyle bir tablo ile karşılaştık. İki ihtimal var.

Birincisi Sayın Başbakan İlker Başbuğ'un terör örgütü yönettiğini biliyordu fakat işlem yapmadı. Bu açıkça bir suçtur. Siz terör örgütü kuran bir terörist ile Genelkurmay Başkanı ile nasıl çalışıyorsunuz. İkinci ihtimal, Başbakan Başbuğun terör örgütü yönettiğini bilmiyordu. Bu daha büyü ayıp ve gaflet. Nasıl böyle bir şeyi bilmezsiniz. İstihbarat örgütleriniz var, çalışmalarınız var. Batının egemen güçleri var sana yol gösteren, ufuk açan." diye konuştu. Üçüncü bir ihtimal daha bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bir ihtimal daha var. O da 'ben bunu biliyordum, ama gücüm yetmediği için sesimi çıkarmadım. Şimdi gücüm yetiyor, sesimi çıkartıyorum.' Demek ki bütün mahkemeler senin emrinde. Ne zaman istiyorsan davayı o zaman açıyorlar. Şimdi soruyorum, Sayın Başbakan siz hala bu davanın savcısı mısın, değil misin?" dedi.

Özel yetkili mahkemeye AKP'de kat ayırsınlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "AK Parti ne zaman sıkışsa çekmeceden bir dosya çıkıyor. Özel yetkili mahkemeye, AKP'de bir kat ayırsınlar. İlişkileri daha rahat sürdürülür." dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye yönelik eleştirilerini sürdürdü. "Hukuk çiğnenirse tuz kokmuş demektir. Tuzu kokutmamak 74 milyonun hakkı ve görevidir. Herkesi göreve davet ediyorum." diyen Kılıçdaroğlu, özel yetkili mahkemelerin sivil mahkeme olarak adlandırılmasına da karşı çıktı. Kılıçdaroğlu, "Silivri'de çadır tiyatrosu kurulmuş, orada adalet dağıtıyorlar. Sivillik emir komuta sistemini ndışında bir yapıyı ifade ediyorsa, özel yetkili mahkeme ve savcılara sivil demek hukuk ayıbı. Onlar askeri mahkemeler, DGM'lerden çok daha ağır, taraflı... O mahkemeler özel yetkili mahkemelerden daha sivildi. Orası bir toplama kampıdır. Almanyanın toplama kampının 21. yüzyıl versiyonudur." diye konuştu.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN OLDUĞU YERDE BOYNUMUZ KILDAN İNCE

CHP'nin darbecilere sonuna kadar karşı olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "CHP demokrasi düşmanlarına sonuna kadar karşı. Hukuk devleti düşmanlarına karşı. Askeri cuntalara da karşı. Ancak CHP, bugün oluşturulmak istenen sivil diktatörlüğe de sonuna kadar karşı, karşısında olmaya devam edecektir. Bizi demokrasi yolundan hiçbir güç alıkoyamaz...Kişileri savunmak benim meselem değil. Ben demokrasinin, hukuk devletinin, milletimin avukatıyım. Ben herkesin evrensel hukuk içinde yargılanmasını savunan biriyim. Bireylere yöneltilen suç ne olursa olsun, onların hukukun üstünlüğü kuralları çerçevesinde yargılanmasından yanayım. Birilerini talimatı ile 'kaşının üstünde gözün var, tutun bunu', birilerini talimatı ile 'atın içeri'... Bu kim olursa olsun hukukun üstünlüğünü savunacağız. Mahkeme kararları hukuka uygun olmalı. Suçlama da hukuka ve toplum vicdanına uygun olmalı. Hukukun üstünlüğünün olduğu yerde boynumuz kıldan incedir. Gider orada adam gibi yargılanırız, hiçbir sorun yok. Kan davasına dönüşen bir yargılama süreci topluma güven vermez. Bu yargılama düzenine toplu iğne ucu kadar güvenmiyoruz."

Kılıçdaroğlu, yargının gündem saptıracak PR aracı haline dönüştürüldüğünü de ileri sürdü.

Uludere olayı ile ilgili istihbaratın kimden alındığının açıklanmasını isteyen Kılıçdaroğlu, "İsrail'den mi aldınız, Amerika'dan mı... Kendi güvenliğini başkalarını istihbaratına havale edenlerin geldiği nokta budur." eleştirisinde bulundu.

 

Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.