Kurtulmuş: İlk hedef yeni anayasa
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Paralel Devlet Yapılanması'na (PDY) ilişkin, "Devlet, ele geçirilmesi gereken bir mekanizma gibi değil, devlet, hizmet edilmesi gereken, hizmet etmek için milletten oy alınarak iktidar olunan bir alan haline getirilmesi gerekir. Bununla ilgili AK Parti'nin geçtiğimiz 13-14 yılda attığı önemli adımlar var. Ama sonuçta ilanihaye sadece bir PDY meselesi olarak değil, bunu devletin ele geçirilmesinin önlenmesi olarak görmek gerekir. Sağdan say birkaç kişi, soldan say bir kaç kişi, bir araya gelip, 'devleti ele geçirmeye' kalkmasın. Herkes, siyasetçiyse gitsin oy alsın gelsin, iktidar olsun. Burada aslolan şey, devletin artık ele geçirilmesi mümkün olan bir kurum olmaktan çıkarılmasını sağlamaktır. Onun için bu mücadeleyi veriyoruz. Kim olursa olsun."dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında düzenlenen PDY ile Mücadele Koordinasyon Toplantısı'na ilişkin bir soru üzerine Kurtulmuş, PDY ile mücadelede kapsamında ilk toplantının yapılmadığını belirtti.

Daha önce de Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) bu konunun gündeme geldiğini anımsatan Kurtulmuş, "MGK'nın, Türkiye için öncelikli tehdit olarak kabul ettiği konulardan birisi de PDY olmuştur, onunla mücadele de Türkiye'nin öncelikli güvenlik meselelerinden birisi halini almıştır. Dolayısıyla daha evvel çeşitli kereler konuşulmuş olan bir konuyla karşı karşıyayız. Zaten ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, devletin içerisine sızmış olan bu yapılanmanın unsurlarıyla mücadelesini sürdürüyor. Diğer taraftan da bu kara para aklama gibi diğer konularla ilgili de zaten bir çok dosya açılmış ve bu dosyalar üzerinden operasyonlar devam ediyor. Dolayısıyla bu, Sayın Başbakanımızın hükümet adına, bütün bu konulara ilişkin, ilgili bakan arkadaşlarımızı toplayıp bu konudaki gelişmeleri tekrar gözden geçirmesidir. Zaten devam eden bir mücadelede normal olarak yapılan bir koordinasyon toplantısı olarak bunu görmek lazım" diye konuştu.

Kurtulmuş, "Çankaya Köşkü'nde ilk olarak yapılması bir anlam ifade eder mi?" şeklindeki soruya ilişkin de "Bakanlıklar arasında koordinasyonla daha da kapsamlı bir şekilde ilk sefer yapılmış olabilir. Ama zaten bu bir devlet politikası. Hükümet politikası olmanın üstünde bir devlet politikası olarak, MGK'da defaatle konuşulmuş ve tavsiye kararları alınmış. Bu konuyla ilgili olarak da yapılan bütün icraatların MGK Sekreterliği bünyesinde de takip edildiği konulardan birisi." ifadelerini kullandı.

Ankara ve İstanbul'daki terör saldırıları

Ankara ve İstanbul'daki terör saldırılarına ilişkin yeni bilgilerin olup olmadığı sorusuna Kurtulmuş, çok büyük oranda meselenin arkasındaki gerçeklerin ortaya çıktığını söyledi.

Bunların önemli bir kısmının kamuoyuyla paylaşıldığını dile getiren Kurtulmuş, bundan sonra ortaya çıkacak herhangi bir bilgi olursa hiç tereddütsüz kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade etti.

Brüksel'e "terör" konusunda gösterilen hassasiyetin Ankara ve İstanbul'a aynı şekilde gösterilmediğinin hatırlatılmasının ardından, "Brüksel'deki patlamanın ardından bugün Fehriye Erdal'ın bazı görüntülerinin basına sızmış olması, Adalet Bakanı'nın bazı açıklamaları var. Bu yönde yeni bir gelişme olacak mı?" şeklindeki soru üzerine Kurtulmuş, Türkiye'nin terör konusundaki temel tezlerinin ne kadar doğru, ne kadar can alıcı olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

"Teröristin, size yakını bana yakını olmaz. Teröristlerin hepsi insanlık suçu işliyorlar. Terörizm, bizatihi insanlığa karşı düşmanlıktır. Terörizmin dini, mezhebi, meşrebi, haysiyeti, onuru hiçbir şeyi olmaz" açıklamasını yapan Kurtulmuş, bazı batılı ülkelerin hep bir yanlışın içine düştüğünü ifade eti.

Kurtulmuş, terörün bu insafsızlığı konusunda Türkiye'nin ortaya koyduğu tezin bir kere daha ortaya çıktığını belirterek, şunları söyledi:

"Bu terörist iyidir, bu kötüdür' derseniz, bu bumerang gibi bir şey. Bir müddet sonra gelip sizi vurmaya başlıyor. 11 Eylül oldu, dünyanın en iyi korunan ikiz kuleleri çökertildi. Londra metrosunda bomba patlatıldı, Paris'te eş zamanlı olarak sekiz yerde birden terör saldırısı oldu. Brüksel havalimanı, Avrupa'nın yine en iyi korunan havalimanlardan birisi. Orada terör saldırıları oldu. Yani, 'Terör nasılsa bana dokunmuyor, uzakta bir yerlerde duruyor' derseniz ya da terör örgütlerini 'Nasılsa Asya'nın, Afrika'nın Ortadoğu'nun bol sayıda, mebzul miktarda insanlarını yok ediyor, bize ne?' diye umursamaz davranırsanız ya da 'Terör örgütlerinin bir kısmından istifade ederiz' diye düşünürseniz, gelip bumerang gibi sizi vuruyor. Dolayısıyla burada terör örgütlerine karşı dünyanın bir insanlık cephesinde buluşması lazım. Buluşmak mecburiyetindedir."

- "Terör örgütleri ilk sefer Türkiye'de şehir savaşı veriyor"

Kurtulmuş, "22 Temmuz'dan itibaren Türkiye'nin sistematik bir şekilde terör örgütlerinin kuşatması altında olduğuna" yönelik sözlerinin hatırlatılarak, bu durumun devam edip etmediğinin sorulması üzerine, "Tabii ki devam ediyor. Hep beraber bu ülkenin bütün yurtsever ve vatansever unsurları teröre karşı hangi partiden olursa olsun, hangi hayat tarzını benimserse benimsesin bu ülkenin bütün yurtseverleri, hepimiz aynı dava etrafında bütünleşeceğiz. Önce terör örgütlerine karşı samimi, açık yürekli ve 'ama, fakat' diye çekince ortaya koymadan mücadelemizi ortaya koyacağız" karşılığını verdi.

Yüksekova, Nusaybin ve Şırnak merkezde polis ile askerin omuz omuza mücadelesinin devam ettiği belirtilerek, bundan sonraki sürecin sorulması üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Başından itibaren hiçbir konuda ne Cizre'de ne Silopi'de ne de Sur'da bir takvim vermedik, bu doğru da değil. Burada tabii terör örgütleri ilk sefer Türkiye'de şehir savaşı veriyor. Kobani ve Kuzey Suriye'de aldıkları eğitimle de profesyonelleştikleri görülüyor. Ama buna mukabil, Türkiye'de güvenlik kuvvetlerimizin ilk sefer ortaya koyduğu son derece etkin çalışmalar var. Gerçekten -asker, polis, özel harekat- farklı güvenlik birimleri omuz omuza çok büyük koordinasyonla mücadeleyi sürdürdü."

Kurtulmuş, ayrıca istihbarat paylaşımına da son derece büyük bir koordinasyonla devam edildiğini vurguladı.

Güvenlik kuvvetlerinin çok ciddi şekilde, teröristle sivil vatandaşı ayırmasını bildiklerinin altını çizen Kurtulmuş, "Biz meseleye sadece güvenlik açısından bakmıyoruz. Mesela Cizre'de yaptırdığımız bir kamuoyu yoklamasında, Cizre halkının büyük bir kısmı operasyonlara destek veriyor, yüzde 80'in üstünde bir kısmı 'Tekrar geri döneceğim' diyor. Bu güvenlik meselesi inşallah hızlı bir şekilde sağlanır, Yüksekova, Nusaybin ve Şırnak için de söylüyorum. İnşallah bütün bu yerleşim yerlerini eskisinden daha güzel hale getirerek yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Anayasa konusunda kimseyle kirli, pasaklı, kapalı bir pazarlığın içerisinde asla olmayız. Çünkü anayasa AK Parti'nin anayasası değil, milletin anayasası olacak" dedi.

Sur ve Silopi'nin yeniden inşasıyla ilgili dün akşam Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaşanan tartışmalara ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, bu konuda çok ciddi bir algı operasyonunun yürütüldüğünü söyledi.

Konuyla ilgili bakanlarla birlikte ilçelere ait bütün haritaları önlerine koyarak, bir koordinasyon toplantısı yaptıklarını belirten Kurtulmuş, daha sonra da Bakanlar Kurulu'nda da bütün bu ilçelerle ilgili çalışmalar yapıldığını kaydetti.

"İnşallah terörün yakıp yıktığı, taş taş üstüne koymadığı, insanlarımıza hayatı zehir ettiği bu ilçelerimizde, bu yerleşim yerlerinde hayatı eskisinde daha güzel hale getireceğiz" diyen Kurtulmuş, Cizre'de, Sur'da ve Silopi'de bir çok çalışmanın yapıldığını belirtti.

Kurtulmuş, "Cizre, Sur ve Silopi'deki vatandaşlarımız şundan emin olsun, hiçbir şekilde hiçkimsenin malına, mülküne bir ziyan gelmeyecek, evleri yakılmış, yıkılmış olan insanlara huzur içinde oturabilecekleri yerleri vereceğiz, kısa bir sürede" diye konuştu.

"Vatandaşın malına, mülküne el konulacak" şeklindeki dedikodunun doğru olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, hiçkimsenin hak kaybı yaşamayacağına dikkati çekti.

İlk hedef yeni bir anayasa taslağını Meclis'e göndermek

Yeni anayasaya ilişkin Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Diğer partilerle uzlaşarak, yeni bir anayasa taslağını Meclis'e göndermeyi ilk hedef olarak kabul ederiz. Bunun için de samimi olarak diyolaga açık olduğumuzu bir kere daha ifade etmek isterim ancak bunu diğer partilerle müşterek olarak yapamayacaksak o zaman kendi anayasa taslağımızı parlamentoya sunarız, inşallah 367'yi buluruz, bulamazsak 330'u buluruz ve millete gideriz. Anayasa konusunda kimseyle kirli, pasaklı, kapalı bir pazarlığın içerisinde asla olmayız. Çünkü anayasa AK Parti'nin anayasası değil, milletin anayasası olacak."

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.