Kuzu: Referanduma her halükarda gitmeli
Kuzu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 12 Haziran 2011'de yapılan genel seçimlerde dört siyasi partinin, meclise girmeleri halinde yeni bir anayasa hazırlayacakları yönünde millete söz verdiklerini, bu çerçevede komisyon kurulduğunu belirtti.

Yeni anayasa çalışmalarının 19 Ekim 2011 tarihinde başladığını, 175 madde üzerinde çalışıldığını, bunlardan 40'ında mutabakat sağlandığını ifade eden Kuzu, bunların daha çok insan hakları konusunda olduğunu, yargı ve yürütme gibi temel maddelerin hala durduğunu söyledi.

Sürecin haziran ayında sona ereceğini dile getiren Kuzu, komisyondan bir anayasa metni çıkmaması halinde CHP, MHP ve BDP ile ayrı ayrı görüşerek herhangi biriyle mutabakat sağlanması durumunda bir metin ortaya koyup referanduma gideceklerini bildirdi.

Burhan Kuzu, bunun da sağlanamaması halinde AK Parti olarak bir metin hazırlayıp meclisin genel onayını almaya çalışacaklarını vurgulayarak, "Sonra da oradan çıkan metni referanduma sunacağız. Referanduma her halükarda gitmeli. Asıl olan mecliste 330 rakamını bulmamız. Onu bulamayınca haliyle 'referandum' söyleminin çok anlamı kalmıyor" diye konuştu.
 
Koalisyonlar
 
Türkiye'nin coğrafi konumu, lojistik ve savunma bakımından önem arz ettiğini, enerjinin geçiş noktası olduğunu, bu nedenle bölgeyle çok uğraşıldığını ve bölgede sükunetin bir türlü sağlanamadığını belirten Kuzu, bu konumdaki ülkenin istikrarı için hükümet krizlerine yol açacak koalisyonlara ve azınlık hükümetlerine yer verilmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

Kuzu, 1950'den bu yana koalisyon dönemlerinde ülkenin hiçbir zaman iyi gitmediğini, 1964-1968 yıllarında güzel işlere imza atan Süleyman Demirel'in, sonraki dönemlerde azınlık hükümeti ya da koalisyonların başında olduğunu aktararak, şöyle devam etti:

"Rakamlar birden bire yere vuruyor. Halbuki aynı Demirel. Ne oldu da bir anda yere vurdu? Sebebi belli, dörtlü koalisyon olduğu zaman pazarlıklar başlıyor. O partinin dediği, bu partinin dediği, ortaya bir şey çıkmıyor. Ne deve, ne kuş. İcraatlar yürümüyor, hızlı hareket edilemiyor, gün kurtarılmaya çalışılıyor ve seçim yatırımına dönüşüyor. Sonra azınlık hükümetlerinde her an düşme riskiyle icraatlar yapılamıyor. Dikkat ederseniz darbeler ve darbe teşebbüsleri hep bu zayıf dönemlerde geliyor. O zaman demek ki buna son vermek, yani koalisyonlara ve azınlık hükümetlerine son veren formül aramak lazım. Bunun da tek formülü başkanlık sistemi, başka da çare yok."

Bu modelle Türkiye'nin gelecek nesillere çok daha iyi teslim edilebileceğini vurgulayan Kuzu, aksi halde bir partinin 10 yılda biriktireceğini, gelen bir koalisyonun 6 ayda bitireceğini savunarak, "Demirel biriktirdi, bitti. Menderes biriktirdi, koalisyon bitirdi. Özal topladı, koalisyon yedi. Tayyip Bey topluyor, koalisyon ne zaman yer bilmem ama bu sistem buna her zaman gebedir" dedi.
 
Çözüm süreci
 
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, çözüm sürecinin iyi gittiğini, terörle bir yere varılamayacağının anlaşıldığını belirterek, şunları kaydetti:

"Doğrusu da bu zaten, anlamsız bir savaş. Kim kimle niye savaşıyor, neyin kavgasını veriyor? 40 bin insan ölmüş, 10 binlerce şehidimiz var. 30 yıl devam etmiş, 300 milyar dolar bu arada heba olmuş. 300 milyar dolar bugün Hakkari, Şırnak, Batman gibi en az gelişmiş yerleri, samimi söylüyorum her birini Paris yapar. Dolayısıyla bu paralar artık inşallah Türkiye bütçesinde kalacak. Rastgele oraya buraya harcanmayacak, doğuya yatırım bundan sonra artacak."

Çözüm sürecinin meyvelerini vermeye başladığını ifade eden Kuzu, tüm engellemelere rağmen Türkiye'nin bölgede daha güçlü ve söz sahibi olma yolunda istikrarlı şekilde ilerlediğini vurgulayarak, "Dünyada önde giden iki popüler ülke var. Biri Çin, biri de Türkiye. Arka arkaya koşuyorlar. Türkiye'deki muhalefet hariç bütün dünya bunu kabul ediyor."



AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.