Oran'dan HSYK'ya suç duyurusu
Oran, TİB’in bu girişimine dayanak gösterdiği İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili yayın yasağı kararına imza atan yargıcı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı için soruşturma istedi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer’den de TİB personeli hakkında adli ve idari işlem başlatılmasını talep eden Oran, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’ten de yasamaya yönelik bu sansür girişimine karşı yetkisini kullanmasını istedi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE AYKIRI
Oran’ın, avukatı Haluk Pekşen aracığıyla HSYK’ya yaptığı başvurusunda, web sitesinin karartılma girişimine dayanak gösterilen İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı için, “Haksız ve hukuka aykırı, ifade özgürlüğünü engelleyici nitelikte” denildi. Soru önergelerinin yasama faaliyetinin bir parçası olduğuna dikkat çekilen başvuruda şöyle denildi:

TALİMAT HUKUK GARABETİ
“Usulüne uygun olarak verilen ve işleme konulan yazılı soru önergeleri anayasa tarafından korunan yasama dokunulmazlığı tarafından da korunmaktadır. Bu önergelerin haberleştirilmesi, yayınlanması engellenemez veya sansürlenemez. Mahkemelerin aksi yönde verdikleri kararlar ise yok hükmündedir. Bu itibarla, TİB tarafından İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/55 D.İş sayılı kararının gerekçe gösterilmesi ile kamuoyunda yer aldığı üzere, işbu kaldırma kararına dayanak gösterildiği iddia olunan Sayın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının talimatı tam anlamıyla bir hukuk garabeti olup, soru önergesinin yayınlandığı içeriğin kaldırılmasına yönelik talep veya talimat, açıkça yasama faaliyetine bir müdahale niteliğinde olup, yasama dokunulmazlığını da ihlal etmektedir.

DÜZEN BOZUCU KARAR OLMAZ
TİB tarafından müvekkile gönderilen e-posta ile işbu şikayetimize konu Mahkeme kararının dayanak ve gerekçe olarak gösterilmesi son derece hukuka aykırıdır. İnsan hakları ihlali ve adil yargılanma ilkesinin sağlanması, malum soruşturma dosyasına konu delillerin kamuoyu bilgisinden kaçırılması ya da karartılması hakkı değildir. Adil yargılanma hakkının korunması kılıfına sığınılarak anayasal düzeni bozucu sonuçlar oluşturacak şekilde hakim hiçbir şekilde karar veremez. Söz konusu dosya içeriğinin kamu oyunca öğrenilmesinin hukuk devleti ve demokratik devletin bir gereğidir. Soruşturmanın selameti ancak soruşturmanın gizliliği ilkesiyle uyarlı işlemlerle sağlanacağı yasal düzenleme altındadır.

YARGININ GÖREV ALANI DEĞİL
Müvekkilin vermiş olduğu soru önergesinde yer alan hususlar kamuoyunu yakından ilgilendiren konular olup, işbu soru önergesinin yayınlanmasının kaldırılması hiçbir mahkeme hakimi veya Savcısının yetki ve görev alanında olamaz. Aksi durumda ise kuvvetler ayrılığı ilkesi ihlal edilmiş olacaktır. Soru önergesinin yayından kaldırılmasına gerekçe olarak gösterilen mahkeme kararının ve işbu kaldırma kararına dayanak gösterildiği iddia olunan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı talimatı, hiçbir şekilde hukuka uyarlı olmayıp açıkça anayasayı ihlal niteliğinde olup, kuvvetler aykırılığı ilkesi son derece büyük bir yara almaktadır.

ANAYASAYI İHLAL SUÇU İŞLENDİ
İlgili Hakim ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, gerek ulusal gerekse uluslararası yasalar ile uluslararası alanda kabul edilen ve HSYK tarafından da benimsenen savcıların ve hakimlerin görevlerine ilişkin ilkelere aykırı davranmaktadır. Bu uygulamalar, Hukuk Devleti kavramının yok sayıldığı ve kamu faaliyetlerinin adalet ilkelerine uygun yürütülmediğinin açık göstergesidir. Bu itibarla, hukuka uyarlı olmayan yukarıda aktardığımız uygulamalar ile kuvvetler ayrılığı ilkesi ihlal edilmiş ve Anayasayı ihlal suçu işlendiği sarihtir. Açıklanan nedenlerle İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesi 2014/55 D.İş sayılı dava dosyasında görevli hakim hakkında ve diğer tüm ilgililer ve görevliler ile işbu kaldırma kararına dayanak gösterildiği iddia olunan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı talimatı hakkında, Anayasa’nın 144. maddesi ve 159. maddesinin 9. fıkrası ile Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 6. maddesi ve 82 vd. maddeleri uyarınca gerekli denetim, inceleme, soruşturma ve kovuşturma yapılması hususunda gereğinin yapılmasını saygı ile arz ve talep ederiz.”

YASAMAYA SANSÜR GİRİŞİMİ
Oran, TBMM Başkanı Çiçek’e yaptığı başvuruda da, “12 Eylül askeri darbesi sırasında bile eşine rastlanmamış bu saldırı bizzat Başkanı olduğunuz TBMM’ye ve size yapılmıştır. TBMM Başkanı sıfatıyla anayasaya, yasalara, demokratik toplumun vazgeçilmez değerlerine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin faaliyetlerine yönelik bu saldırıya karşı gereken başvuruyu yapmanızı talep ediyor, bu konuda yüce meclisin haklarını koruyacağınızı umuyor, yasama faaliyetlerine yönelik bu sansür girişimine karşı yasal yetkilerinizi kullanmanızı bekliyoruz” dedi. Oran, Acarer’e yaptığı başvuruda da, TİB’in kendisine yönelik eyleminin ortadan kaldırılmasını ve bu olayla ilgili görevini ihmal eden ya da kötüye kullanan personel hakkında adli ve idari işlem başlatılmasını istedi.



Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.