'Pantolon' geri çekildi, başörtüsü teklif edildi


ANKARA - Kadın milletvekillerinin Meclis Genel Kurulu'nda pantolon giymesine imkan sağlayan İçtüzük değişikliği Anayasa Komisyonu'na geri çekildi.

Meclis Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın açıklamasının ardından Genel Kurul'da tartışmalar yaşanırken, teklifi geri çekme yetkisi olduğunu söyleyen Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'dan, "İçtüzük ile ilgili daha geniş kapsamlı bir değişiklik düşünülebilir" açıklaması geldi.

Muhalefet kararın nedenini sorgularken, "Bu konuya bir başka şeyler girmeye başladı" açıklamasının kaynağı olarak, BDP'li Sırrı Süreyya Önder'in ''Erkek milletvekillerinin kravat takmaması, kadın milletvekillerinin başörtüsü takabilmesi'' önergesi gösterildi.

Meclis Genel Kurulu'nda gündemin birinci sırasında yer alan değişikliğin geri çekilmesi hakkında konuşan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, "TBMM İçtüzüğü konusunda geçen dönem oluşturulan Uzlaşma Komisyonunun bir metin ortaya çıkardı. Belki o metin canlandırılabilir. İçtüzük ile ilgili daha geniş kapsamlı bir değişiklik yapılabilir'' dedi.

Kıyafet konusunu ''sağa sola çekmenin anlamı olmadığını'' belirten Kuzu, kendi içinde bütünlüğü olan yeni bir metnin gündeme gelebileceğini, bunu da diğer partilerle birlikte yapabileceklerini anlattı.

YENİ ANAYASAYA UYGUN TÜZÜK
Kılık kıyafet konusunun ''anayasa boyutu'' olduğuna işaret eden Kuzu, ''Bu konu yeni anayasanın aciliyetini ortaya çıkarıyor. Yeni anayasa olsa, ona göre de bir İçtüzük yapılabilir'' dedi.

Kuzu, TBMM Genel Kurulunda teklifin Komisyon geri çekilmesi konusundaki tartışmalara işaret ederek, ''Komisyon Başkanı olarak oraya oturarak da teklifi geri çekebilirim, oturmadan da çekebilirim. Bunun geçmişte çok uygulamaları oldu. Hiçbir gerekçe gösterilmeden Komisyon Başkanı teklif ya da tasarıyı Komisyona geri çekebilir. Bu görüşmesiz de yapılabilir. Bu konuda Genel Kurulda oylamaya da gerek yoktur. O nedenle olayı büyütmenin anlamı yok'' diye konuştu.

TBMM İçtüzüğünün hantal ve çalışmayı zorlaştırdığını savunan Kuzu, yeni bir İçtüzük yapılması gerektiğini ifade etti.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER'DEN ÖNERGE
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, kuliste gazetecelerle sohbet ederken, ''erkek milletvekillerinin kravat takmaması, buna karşılık kadın milletvekillerinin başörtüsü takabilmesi'' yönünde, İçtüzük değişikliği teklifi için önerge verdiğini söyledi.

'Pantolon' değişikliğinin geri çekilmesi öncesinde Önder'in imzasıyla Meclis Başkanlığı'na verilen önergede, ''Genel Kurul salonunda yer alan milletvekilleri, bakanlar, TBMM teşkilat memurları ve diğer kamu personelinden erkekler ceket ile pantolon giyer, kadınlar ise tayyör, ceket ve pantolon giyer, dini inancının gerekli kıldığı başörtüsünü takabilir" denildi

Gerekçede ise, "Bu değişiklikle toplumsal ve sosyal adaletsizliğin giderilmesi, dini inancı gereği başını örtme mecburiyeti hisseden ve böyle inanan kadınlara din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde imkan tanınmasının amaçlandığı'' belirtildi.

''Kravat takma mecburiyetinin günümüz dünyasında tek tipçi ve toplumu yukarıdan aşağıya, insanların kılık kıyafetine göre dizayn etme anlayışının ürünü olduğu'' ifade edilen gerekçede, ''bu mecburiyetin kaldırılmasının yine kişi hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi için zorunlu olduğu'' kaydedildi.

TEPKİLER
Geri çekme kararı sonrası Meclis'ten yükselen sesler:

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır:
"Ne olduysa, gerekçesini bize anlatmadan, muhtemelen kendilerinin de bilmediği bu kanun Komisyona geri çekilmeye çalışılıyor. İçtüzük 75'e veya 88'e göre, hiç önemli değil, bu niyeti sorgulamak lazım. Niye çekiyorsunuz? Yarın görüşelim ama niye Komisyona çekiyorsunuz? Ama bugün bu konuya bir başka şeyler girmeye başladı; 'Kravat takılmasın, Genel Kurula başörtüsüyle girilsin...' Üzüm mü yiyeceğiz bağcıyı mı döveceğiz. Başka alanların sorunlarını, başka alanlara karıştırarak tartışma çıkartmanın, gerginlik yaratmanın, anlamsız sürtüşmenin ne faydası var?

Samimiyetle, işbirliğiyle, uzlaşarak başladığımız işte ilk günde böyle bir tartışmaya sebep olmak doğru olmamıştır. Yükseköğrenimde başını örttüğünden dolayı öğrenim özgürlüğü kısıtlanan çocuklarımızın sorunları çözülmelidir.''

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan
''Hükümet sıkıştı ve geri almak için manevralara girişiyor. Teklif Genel Kurul gündemine alındı ve görüşülmesi gerekir. Bakan yok, komisyon arazi. Kendi teklifinizi üstelik komisyonda uzlaşılan teklifi burada görüşmekten niye sakınıyorsunuz? Komisyonda uzlaşılan teklifi erteleme yerine geri çekerseniz gerekçenizi getirin. Bunu için de Komisyonun çoğunluğunun olması lazım. Meclis iradesiyle bu kadar oynanmaz.''

CHP'li Kamer Genç'ten itiraz
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da Komisyonun yerinde bulunarak ya da imzalı bir dilekçeyle teklifi geri çekebileceğini, bu iki işlem arasında bir fark bulunmadığını söyledi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in bağırarak itiraz etmesi üzerine Başkanvekili Sağlam, ''Ben size söz vermedim. İlk önce söz isteyin. Burada söz istemeden konuşulamaz'' uyarısında bulundu.

Genç, kendisine sözle müdahale eden AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş'a da ''Sen otur yerine'' diye bağırdı.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan genel görüşme önergesinin gerekçesinde, önce bir ABD projesi olarak tasarlanan füze kalkanı projesinin, yıllar geçtikten sonra bir NATO projesi olarak realize edilmeye çalışıldığı savunuldu.

Füze kalkanı konusundaki sürecin basından izlenmesinin, konunun hem kamuoyu hem de TBMM'nin bilgisinden kaçırıldığı, Türkiye'nin bir oldu bitti ile karşı karşıya bırakılmak istendiğini ortaya koyduğu ileri sürüldü.

Gerekçede, ''Türkiye'yi olası bir çatışmanın tarafı ve cephesi haline taşıyabilecek kadar önemli bir konunun, TBMM'den saklanmasının demokrasiyle bağdaşmadığı açık bir gerçektir'' denildi.

Gerekçede, ABD ile Türkiye makamları arasında imzalanan mutabakat belgesinin, yasal dayanaktan yoksun olduğu, Anayasa'nın 92. maddesine açık aykırılık taşıdığı öne sürüldü. Anayasanın 92. maddesine göre, yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisinin TBMM'ye ait olduğu işaret edildi.

Mutabakatın, Türkiye'nin güvenlik ihtiyacına cevap vermediği, Türkiye'nin çıkarlarıyla bağdaşmadığı savunulan gerekçede, şunlar kaydedildi:

''Türk halkı olası bir füze saldırısında kendisinin zarar görüp görmeyeceğini bilmemektedir. Kaldı ki bu konuda teknik bir güvence verilemeyeceği de açıktır. Anlaşmanın Türkiye'nin çıkarlarına hizmet noktasında neler kazandırdığı konusu da kamuoyunca bilinmemektedir. Bu konu hakkında Türk halkına hiçbir açıklamanın yapılmaması, siyasi iktidarın kendi iktidarını korumak için, dış politikada ödün verdiği izlenimini ortaya koymaktadır.

Füze kalkanının Malatya Kürecik'te kurulmasının dünyada kutuplaşmalara yol açacağı gelişmelerle ortaya konulmaktadır. Bu da güvenlik tehdidini ikiye katlayacaktır. Bölgede daha önce kurulu bulunan radar tesislerinin ve kurulması planlanan füze kalkanının insan sağlığına zararları da bilimsel çalışmalar ile ispatlanmıştır. Konunun yasal dayanağını, Türk halkının olası tehlikelerden nasıl korunacağını, bu sistemin konuşlandırılmasının Türkiye'nin hangi çıkarına hizmet edeceği konularını ele almak üzere Genel Görüşme açılması doğru olacaktır.''


AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.