Polemiğin dozu artıyor

Bugün, AK Parti Lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Kastamonu'da, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Kars'ta, MHP Lideri Devlet Bahçeli de Çankırı'da halka hitap etti. İşte bugün meydanlarda konuşulanlar...


Başbakan Erdoğan: Kılıçdaroğlu edep dairesinin dışına çıktı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun milletin değerlerine dil uzattığını, Allah'a dil uzatarak edep dairesinin dışına çıktığını savundu.


Kastamonu'da Nasrullah Meydanı'nda partisince tertiplenen mitinge katılan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Siirt'teki mitingte yaptığı konuşmasını eleştirdi. Erdoğan, Alevi kültüründen gelen kişinin Hacı Bektaşı Veli'nin 'eline, beline, diline hakim ol' süzünü bilmesi gerektiğini bildirdi. Kılıçdaroğlu'nun bir kasetle genel başkan olduğunu belirten Erdoğan, bu zamana kadar şahsına ve topluma yönelik hakaretlere 'edep yahu' diyerek sessiz kaldıklarını kaydetti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Siirt mitinginde edep dışına çıkarak, Allah'a dil uzattığını savunan Başbakan Erdoğan şöyle dedi: "Siirt'te haddi aşarak, sınırları aşarak aklı, izanı, vicdanı, inancı bir kenara bırakarak mutlak yaratıcımız olan Allah'a dil uzatmak gibi bir densizliğe, bir edepsizliğe imza attı. Haşa diyorum. Allah mekandan, zamandan münezzehtir diyorum. Rabbimin mağfiretine, sizlerin affına sığınıyorum. Diyor ki 'Statükocuların Allah'ı Ankara'dır.' Buradan Kastamonu'dan sesleniyorum. Siirt'te beklediğin kalabalığı bulamadın diye bu densizliği yapmaya hakkın var mı? Bu, Yaradan'a karşı küstahsızlıktır."



Kılıçdaroğlu: Bir Allah'ın kulu şikayetim yok demedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kars'taki hayvan pazarını gezdiğini anımsatarak, ''Bir Allah'ın kulu bile çıkıp 'benim şikayetim yoktur' demedi. Herkes şikayet ediyor. Ve orada güzel bir laf duydum. Diyor ki: Mazot bitti beygire kaldık. Dana gitti Angus'a kaldık. İşte zamcı Recep'in ülkeye getirdiği tablo bu'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Kars Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitinginde halka hitap etti.

Kars'a pek çok kez geldiğini, ancak ilk kez bu kadar mağdur edildiğini gördüğünü ileri süren Kılıçdaroğlu, aydınların, çiftçilerin, üreticilerin, alın teri döken, emeğiyle geçinen, barışı, kardeşliği içselleştirmiş kişilerin kenti Kars'ın AK Parti iktidarı döneminde zor günler geçirdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, 1937 yılında Canlı Hayvan İhracatçıları Birliğinin kurulduğu Kars'ta, bugün hayvancılığın bittiğini, tarımın yapılamadığını, esnafın zor günler geçirdiğini, üretimin durduğunu, turizmin öldüğünü iddia eden Kılıçdaroğlu, halkın iktidarında Kars'ı yeniden eski günlerine kavuşturacaklarını kaydetti.

Kars, Ardahan ve Iğdır'da 1 milyon 200 bin olan canlı hayvan sayısının 300 bine düştüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

''Size sözüm var, yetki verin halkın iktidarında Kars'ı eski görkemli günlerine tekrar kavuşturacağız. Karslı üzerine düşeni yaptı. Geldiler vaat ettiler, 'şunu yapacağız, bunu yapacağız' dediler. Karslı da dedi ki: Madem yapacaksın söz sana milletvekili veriyorum. Verdi de. Onlar ne verdi Kars'a? Açlık ve yoksulluk verdiler. Karslıdan bir isteğim var. Benim söylediklerim doğru değil ise AKP'ye oy vermeye devam. Benim söylediklerim doğru ise AKP'yi sandığa gömmeye hazır mısın? Beraber mücadelesini vereceğiz. Beraber kavgasını vereceğiz.''

Kars'ta şeker fabrikasının özelleştirilmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, ''Size sözüm var. 13 Haziran'da halkın iktidarını kuralım, sadece Kars'ta değil, Doğu ve Güneydoğu'daki hiçbir şeker fabrikasını özelleştirmeyeceğiz. Orada çalışacaklar, orada üretecekler'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir televizyon kanalında tartışma teklifini yineleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Ben AKP'nin ve yöneticilerinin gövdesini silkeliyorum, dallarını da siz silkeleyeceksiniz. Hep beraber yapacağız biz bunu. İki de bir zamcı Recep diyor ki: Efendim Kemal Kılıçdaroğlu, şunu yaptı, bunu yaptı. Eyvallah diye bilirsin. Ben ona bir çağrıda bulunuyorum. Sen yürekli adamsan gel, televizyona beraber konuşalım. Kim doğruyu söylüyor, kim halkı kandırıyor? Karşıma çıkabilir mi? Ben de biliyorum çıkamaz. Çıkması için iki şart lazım. Bir; temiz olması lazım, verilmeyecek hesabının olmaması lazım. İki; mangal gibi yürek lazım. Ben ne söylüyorsam, neyi ifade ediyorsam bilin ki doğrudur. Yanlışsa gelir karşıma der ki: Sen yanlış söylüyorsun, bak belgesi buradadır. Ben doğruyu söylüyorsam, gelsin karşıma ona neleri yapacağımı o çok daha iyi bilir. Korkuyor zaten.

Niye diyorum zamcı Recep? En son benzine bir zam daha gelmiş. İnsaf, insaf artık. Çiftçi dünyanın en pahalı mazotunu, gübresini, ilacını, elektriğini, yemini kullanır. Yetmiyor bir zam daha. Ne söyleyeyim ben şimdi buna? Allah aşkına zamcı Recep dediğim zaman haksızlık mı yapıyorum? Sabah zam, akşam zam. Olmaz, olmaz. Benim çiftçiye sözüm var, mazotu 1,5 lira yapacağım. Ne derlerse desinler, ne söylerlerse söylesinler. 'Efendim kaynağını nereden bulacaksın?'. Bu memlekette kaynak var. Biz biliriz kaynağı nereden bulacağımızı. Hortumları keseceğiz. Hiçbir evde çocuklar yatağa aç girmeyecek. Hiçbir aile 'benim gelirim yok çocuklarıma kahvaltı veremiyorum' diyemeyecek.''

-''PARLAMENTOYA GÖNDERDİĞİNİZ VEKİLLERİNİZ İYİ UYUDULAR''-

CHP'nin ''önce insan'', insanı düşüncesiyle, etnik kimliğiyle, inançlarıyla Allah'ın yarattığı en değerli varlık olarak gördüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, hiç kimseyi ötekileştirmediklerini savundu.

Türkiye'deki yoksulluğu bitirmek için aile sigortasını getireceklerini belirten Kılıçdaroğlu, 1971'de Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosundan bir yasa geçtiğini, uluslararası çalışma örgütünün 102 sayılı sözlemesinin bir kanunla kabul edildiğini anlattı. Bu sözleşmeye göre, Türkiye'nin 9 sigorta dalından biri olan aile sigortasını getireceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Yıl kaç 1971. Şimdi 2011. Allah'ın izniyle 40 yıllık hayali gerçekleştireceğim. Bu ülkede çocuklar yatağa aç girmeyecek'' diye konuştu.

Kars'taki hayvan pazarını ziyaret ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Bir Allah'ın kulu bile çıkıp 'benim şikayetim yoktur' demedi. Herkes şikayet ediyor. Ve orada güzel bir laf duydum. Diyor ki: Mazot bitti beygire kaldık. Dana gitti Angus'a kaldık. İşte zamcı Recep'in ülkeye getirdiği tablo bu. Bu tabloyu Karslılar içine sindirmiyorsa 12 Haziran'da sandığa gidecekler ve yeniden, ama yeniden düşünsünler. İki dönemdir Kars AKP'ye güzel davrandı. Ben güzel davrandılar diyorum, arkadaşımız diyor ki: Evet Mecliste güzel uyudular. Sizin seçip Parlamentoya gönderdiğiniz vekilleriniz iyi uyudular. Ben de biliyorum. Aslında ben bu kadar konuşuyorum, ama acaba hata mı yapıyorum diye de düşünüyorum. Neden biliyor musunuz? İki dönemdir parlamentodayım. Çıkıp da bir AKP milletvekilinin 'ya Kars'ın böyle bir derdi var, sorunu var. Kars'ın sorunu çözülsün' dediğini duymadım.''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren partinin CHP olduğunu belirterek, ''Şimdi inşallah 13 Haziran'dan sonra size ekonomik güvence hakkını getirecek olan parti de yine Cumhuriyet Halk Partisi olacaktır'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Kars Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde halka hitap etti.

Geliri olmayan veya geliri asgari ücretin altında olan her yoksul hanede kadının banka hesabına her ay 600 lira para yatıracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, kadınların memur, işçi, emekli gibi parasını çekeceğini, çoluk çocuğunun rızkını çıkaracağını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, kadının kimseye minnet duygusu olmayacağını, kimseye muhtaç etmeyeceklerini belirterek, sağ elin verdiğini sol elin bile görmeyeceğini anlattı.

Aile sigortası projelerini anlattıktan sonra kaynağı nereden bulacakları yönünde eleştiriler geldiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, ilk etapta devlette yardım yapılan kuruluşları belirlediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''14 kuruluş yardım yapıyor. Bunların bütçelerini topladık. Kaç lira? Onları alt alta getirdik. Açığımız kaldı; 7 milyar lira. 7 milyar lira bütçede bütün kamu harcamalarının yüzde 1,7'si. Yani 100 liradan bir lirayı, hadi bilemedin 2 lirayı yoksul insanların için ayırmak ne zamandan beri 'kaynağı nereden bulacaksın' diye bir soru haline geliyor? Bunu sormayacak mısınız? Sen bütçenin yüzde birini bile bu millete fazla görüyorsun. Ama ben ayıracağım. Bu ülkede yoksulluk tarihe gömülecek. Hiç kimse yoksul kalmayacak bu ülkede.''

Miting meydanında toplananlara 3 kez ''Kars'ta işsizlik var mı?'' diye soran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Üçüncü kez soruyorum ki birileri belki duyar. Çünkü onlar telefonları dinliyorlar, vatandaşı dinlemiyorlar. Toplu söylerseniz olur da sizi de dinlerler. Bu ülkede işsizlik var. Kars'ta da işsizlik var. Genç çocuklarımız işsiz. Umutlarını yitiriyorlar. Fabrikaları kapat, hayvancılığı öldür, çiftçiyi üretemez duruma getir, ondan sonra da işsizliğe gelince de hiç ses çıkarma. İşsizliğin uzun sürmesi bir toplum için felakettir. İnsan hayata küser, çevresine küser, insanlara küser. Yazık, günah değil mi? Hele hele üniversiteyi bitirip işsiz kalmışsa çok daha kötüdür. Bizim derdimiz iş ve aş.''

Kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu, kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren partinin CHP olduğunu hatırlattı. Kılıçdaroğlu, ''Şimdi inşallah 13 Haziran'dan sonra size ekonomik güvence hakkını getirecek olan parti de yine CHP olacaktır'' dedi.

Bir evde işsizlik varsa, çalışan yoksa, akşam evde tencere kaynamıyorsa o ailede dramı kadının çektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''Çocuğunu doyuramıyorsa kadın en büyük acıyı çeker. Onun derdini biz anlayamayız. O hayatı kimseye yaşatmamak gerekiyor. Onun için aile sigortası diyoruz. Aile mutlu olsun ki toplum da mutlu olsun'' diye konuştu.

-''VALİLİĞİNİ DEVLET VALİSİ GİBİ YAP, İKTİDAR VALİSİ GİBİ DEĞİL''-

Kars'taki Akyaka Treni'nin kaldırıldığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Niye kaldırıyorlar? Ben size söyleyeyim. Büyük bir ihtimalle yeni bir kanal açacaklar, su getirecekler gemilerle Kars'a geleceksiniz artık. Demiryolu var. Tren de var. Binecek insan da var. Niye kaldırıyorsunuz?'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kars'ta 54, Mardin'de 78 tesisi hizmete açtığını söylediğini aktaran Kılıçdaroğlu, açılan tesislerin listesini istediğini, bunların arasında okul çatısının tamiri, park açılışı, okulun badana boyası gibi işlerin de bulunduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, ''Milleti kandırmak o kadar kolay değil. Nereye gidip tesis açarsa izleyin hangi fabrikayı açmış diye. Size sözüm var; onun maskesini indireceğim gerçek yüzünü halka göstereceğim'' diye konuştu.

Kars da dahil Doğu ve Güneydoğu bölgeleri için hiçbir özelleştirme yapılmayacağını, özel sektöre de ayrı bir teşvik verileceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bu bölgede Havyancılık Et ve Süt Ürünleri Kurumu oluşturacaklarını söyledi. Kurumun bu bölgeyi, Ortadoğu'nun en büyük et üretim merkezi, canlı hayvan üretim merkezi haline getireceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Her şey var. Meralarımız, çalışkan insanımız var mı? Eksiğimiz ne? Eksiğimiz şu; insanı seven bir iktidar olması lazım. Alın terine değer veren bir iktidar olması lazım. 'Herkesin ürettiğini, tükettiğini önce bu memlekette bizim üretmemiz lazım' diyen bir düşüncenin olması lazım. Ben niye gideyim dışarıdan canlı hayvan ithal edeyim bu memlekette zaten her şey var'' diye konuştu.

''Aile sigortasıyla yeşil kartın iptal edileceği'' değerlendirmelerine de yanıt veren Kılıçdaroğlu, aile sigortasının ayrı, sağlık sigortasının ayrı dallar olduğunu, aile sigortasından yararlananların yeşil kartlarının iptal edilmeyeceğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, valilerin makam araçlarında Türk Bayrağı olan 3 yetkiliden biri olduğunu dile getirerek, valilere, 'Valiysen valiliğini devlet valisi gibi yap, iktidar valisi gibi değil'' şeklinde seslendi.

-''18 MİLYON EMEKLİ ARZU EDERSE TEK BİR PARTİYİ İKTİDARA GETİRİR''-

YGS'deki şifre olayına da değinen Kılıçdaroğlu, çocukların umutlarıyla oynandığını söyledi.

''Önce şifre yok dediler, sonra sehven dediler, sonra var dediler'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Bir milyon 700 bin çocuğun umudunu umutsuzluğa dönüştüren düzenin'' değiştirilmesi gerektiğini söyledi. ''Değiştireceğiz, ama güç sizde'' diye seslenen Kılıçdaroğlu, şifre olduğunu ama kopya çekilmediğinin söylendiğini belirterek, ''Kopya çekilmediyse niye var şifre'' diye sordu.

Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Sandığa gideceksiniz. Sandığa giderken ayın 12'sinde elinizi vicdanınıza koyup bir şeyi düşünmenizi istiyorum. Diyeceksiniz ki 80 küsur yıllık cumhuriyet tarihinde, hangi iktidar yurt dışından canlı hayvan ithal etti? Bu sorunun cevabını vicdanınıza sorun, bu sorunun cevabı sizi rahatsız etmiyorsa AKP'ye oy verin. Bu sorunun cevabı sizi rahatsız ediyorsa elinizi vicdanınıza koyun ve AKP'ye oy vermeyin. Peki kime oy vereceksiniz? Ben size söyleyeyim. Sırtınızı AKP'ye döndüğünüzde, kırmızı, alı, beyazı olan, halkı, oku olan halkçı olan bir parti göreceksiniz. Mührünüzü, evet mührünüzü o bayrağın altına vurduğunuz zaman Türkiye'de halkın iktidarını hep beraber kuracağız diyorum.

Bir arkadaşımız not göndermiş, 'emekliler olarak sürünüyoruz' diyor. Ama başbakan diyor ki 'emeklilerin durumu çok iyi.' Ben demiyorum. Eğer arzu ediyorsanız TBMM'nin internet sitesine girip emeklilerle ilgili yapılan konuşmalara bakabilirsiniz. 'Emeklinin durumu iyidir' diyor. Biz biliyoruz emeklinin durumu kötü. 9 milyon emekli var. Eşleriyle beraber 18 milyon. 18 milyon emekli arzu ederse tek bir partiyi iktidara getirir. Eğer sizler, yani emekli kardeşlerim, milli gelir artışından pay almak istiyorsanız, intibak yasanızın çıkmasını istiyorsanız adres belli. İnsana değer veren, hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklayan Cumhuriyet Halk Partisi, adresiniz bu. Arkadaşlar diyorlar ki 'arkada bir hastane var boş, hastalarımız Erzurum yollarında ölüyor.' Her şeyin çözümü var. Her sorunu biliyoruz. Çözmenin yolu temiz siyaseti getirmektir. Çözmenin yolu halka hesap vermeyi, namusu görev kabul eden bir siyaseti iktidara getirmektir. Size bunun sözünü veriyorum. Gelin beraber halkın iktidarını kuralım. Göreceksiniz bu ülke şaha kalkacaktır. Bizim milletvekili adaylarımızı biliyorsunuz. Onları tanıyorsunuz, onlar sizin çocuklarınız, size hizmet ettiler. Atanamayan öğretmenlerin sorununu biliyorum. Atanamayan öğretmen diye bir kavramı halkın iktidarında kabul etmiyoruz. Öğretmen olan herkesi okuluyla ve öğrencisiyle buluşturacağız ve okullarımızda öğretmen de olacak.''

Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda beyaz ''barış güvercini'' uçurup vatandaşlara çiçek attı.

Miting sonrası Selim ilçesini de gezen Kılıçdaroğlu, bir kahvehanede çay içip vatandaşlarla sohbet etti.



Bahçeli: Ayaklanma provaları var, başbakanın umurunda değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Argo kelimelerle, omuzu düşük yürümelerle bir yere varılamaz'' dedi.

Seçim gezileri çerçevesinde Çankırı'nın Çerkeş ilçesine gelen Bahçeli, MHP'li Belediye Başkanı Şükrü Tarhan'ı makamında ziyaret etti. Tarhan da Bahçeli'ye Çerkeş'in yöresel petek balından ikram etti. Bahçeli, daha sonra Çerkeşlilere seslendi.

Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim sonrası yapmayı vaat ettiği anayasa değişikliğinin içeriğinden bahsetmediğine vurgu yaptı. ''Bu değişiklikte anayasanın başlangıcındaki milli değerler ne olacak?'' diye soran Bahçeli, şunları kaydetti:

''Anayasanın değişmez üç maddesi hakkında bir şey söylemiyor. Anayasada Türk milletine yer verilecek mi, iki dilli hayata yol açılacak mı? PKK'nın siyasallaşması için hukuki bir alt yapı mı olacak? Demokratik özerklik, federasyon gibi halkı kandıran, birilerine verilmiş sözü yerine getiren bir anayasa değişikliği mi olacak?

Biz diyoruz ki önümüzde 39 gün var. Gazetelerin yandaşın olmuş, televizyonların yarısından fazlası senin, geri kalanını yandaşın haline getirmişsin. Elinde büyük bir imkan var. İster televizyonda anlat, istersen gazetelere ilan ver. De ki 'aziz milletim seçimlerde AKP'ye 367'nin üzerinde milletvekili çıkaracak oy istiyorum. Sebebi bir anayasa değişikliği olacaktır. Yeni anayasada şunlar şunlar olacaktır'. Bunu diyebiliyorsan bu millet okusun, tartışsın, senin dediğine 'evet' diyorsa oy versin. Ama oyunu değişik yollarla alıp milleti aldatma. Milleti felakete götürme.''

-''AYAKLANMA PROVALARI OLUYOR''-

MHP lideri Bahçeli, Türkiye'de uzun zamandır ayaklanma provalarına benzer davranışların devam ettiğini öne sürdü. Bahçeli, ''Hakkari Şırnak, Diyarbakır, Van, İstanbul yanıyor. Her gün molotofkokteylleri patlıyor. Türkiye çok karmaşık bir hale gidiyor. Başbakanın umurunda değil, Cumhurbaşkanı kayıtsız. Bu karmaşıklık devam ederse, bin yıllık kardeşlik bir çatışma ortamına girer. Var olan huzurunuz da kalmayabilir'' ifadelerini kullandı.

''Argo kelimelerle, omzu düşük yürümelerle bir yere varılamaz'' diyen Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Kırk çürük yumurtadan bir sağlam yumurta çıkmaz' dediğini anımsatarak, şunları söyledi:

''Şu zekaya bakın. Ne büyük bir tespit. Ne kadar doğru bir tespit. Sanki sağlam yumurta çıkar diyen varmış gibi kendisi bir buluş ortaya koyuyor. Çürük yumurtadan sağlam yumurta olur mu? Bunu yumurta üreticilerine sorsa bilir. Başbakan yeni keşfetmiş. Fakat 40 haramiden bir AKP 9 yılda çıktı maşallah. Başbakana buradan sesleniyorum. Kaldır şu dokunulmazlığı da Şam, Halep, Ankara bir görsün bakalım.''

Bahçeli, basın-yayın organlarının yaptıkları çalışmaları yeteri derecede yansıtmadığını belirterek, az çok demeden belde belde, ilçe ilçe, il il gezerek kendilerini millete anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Hükümetin ülkeyi iyi yönetmediğini öne süren Devlet Bahçeli, Çerkeşlilerden partisine oy istedi. Türkiye'nin en büyük sorununun işsizlik ve yoksulluk olduğunu belirten Bahçeli, hazırladıkları projelerle bu sorunun üstesinden geleceklerini söyledi.

AK Parti hükümetinin 9 yıllık iktidarlığı döneminde yorulduğunu ve dinlenmesi gerektiğini anlatan Bahçeli, iktidar olmaları halinde yolsuzluk ve kötü yönetimin hesabını soracaklarını vurguladı. Türkiye'de yaşayan yoksul vatandaşa yardım yapmanın sosyal devletin bir gerekliliği olduğuna dikkati çeken Bahçeli, buna ilişkin hazırlamış oldukları ''Hilal Kart'' projesiyle birlikte sosyal devlet gereklerini yerine getireceklerini ifade etti.

Devlet Bahçeli, daha sonra Çankırı'nın Atkaracalar ve Kurşunlu ilçelerini ziyaret ederek halka hitap etti.



AA/CİHAN
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.