'Savcılar örgütten talimat alıyor'
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

 Demokrasimize yönelik en büyük, en ağır ve en ahlaksız darbe girişimine tevessül edildi. 17 Aralık Türkiye 'nin demokrasi ve hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. 17 Aralık komplosu hazırlık aşaması, uygulama şekli, içerden ve dışardan aldığı destek ve talimatlar boyutuyla diğer tüm darbe girişimlerini geride bırakmış, millete, devlete, demokrasiye yönelik ihanet hareketi olarak kayıtlara geçmiştir.

 17 Aralık sabahı belli merkezlere baskınlar yapılıyor, gözaltına alınıyor. Bilgilendirme gereken sorumlular bilgilendirilmiyor. Yargı ve emniyet içindeki bir örgüt, tamamen gizli olarak yürüttükleri soruşturmaları, seçimlere 3,5 ay kala, manidar bir zamanda düğmeye basıyorlar. Geçmişi üç yıla kadar uzanıyor. Aklınız neredeydi? Bunu sormazlar mı? Demek ki burada niyet apaçık ortada.

 Aylardır, hatta yıllardır hazırlığı yapılan bir kirli plan seçimlere 3 buçuk ay kala devreye sokulmuş.

17 Aralık sabahından itibaren gelişmeleri çok soğukkanlılıkla takip ediyoruz çünkü bu bizim için bir ilk değildi. Eğer telaşa kapılmış olsaydık onlara hizmet etmiş olurduk. Ve biz tedbirlerimizi aldık. Ben bu kürsüden defalarca bu tür operasyonlara dikkatinizi çektim. Seçimlere girerken muhalefetin umutsuz olduğunu ve hükümetimizi yönelik çirkin operasyonlara girileceğini defalarca söyledim. Milletten asla teveccüh alamayacaklarını anlamış olanların çok çirkin yollara tevessül edeceklerini defaatle söyledim.

17 Aralık işte bu çirkin tezgahın tezahür ettiği tarih oldu. Ama hesaplamadıkları bir şey oldu. Aziz milletim bu tuzağı gördü ve tavrını çok net olarak ortaya koydu. 17 Aralık’tan sonra halkımızın normalin üzerinde farklı bir heyecanla desteğine ve teveccühüne şahit olduk.

 Çok yoğun bir karalama kampanyası, çok yoğun bir dezenformasyon, tam bir algı operasyonu. Hem içeriden, hem dışarıdan çok ağır bir linç hareketi hükümetimize yöneliyor. Kimin nerede duracağı, ne yapacağı, hangi vazifeyi yerine getireceği tek tek belirlenmiş.

Bu tezgahı tertip edenlerin hesaba katmadığı bir husus daha vardı. Yolsuzluk tezgahıyla başka hesapları da görebilir miyiz diye düşünüyorlardı. Bir taşla, adeta kuş katliamı yapabilir miyiz diye düşünüyorladrdı. Türkiye’nin ekonomisini de alt üst edelim dediler.

 Bir ülkenin istihbarat teşkilatının hasmı sadece ve sadece harici düşmanlardır, dahili değil

 Mavi Marmara'nın, Mısır'da dik duruşun, İran'da, Irak'ta ilkeli dış politikanın, Suriye'de insani tavrın, Filistin'de vicdani itirazın intikamını alalım dediler. Bu operasyon milli olan ne varsa ona kast etmiştir.

 Kamuoyunun gözü önünde yayın yoluyla, manşetlerinde, ekranlarında suç işleyenler ifadeye dahi çağrılmazken, köşe yazarları her gün ifadeye çağrılıyor. Benim ifadelerimi manşete çekti diye gazete yöneticileri ifadeye çağrılıyor.

 17 Aralık'tan bu güne kadar devletin kurumları içinde nasıl bir çap kurulduğu, nasıl bir örgütsel yapılanmaya gidildiği net olarak ortaya çıktı. Virüs vücuda girmiş, sinsi bir şekilde yerleşmiş, çoğalmış. Bir anda vücudu esir almak üzere harekete geçiyor. Ancak bu bünye kendisini sinsi virüslere teslim edecek kadar zayıf bir bünye değildir.

 1960'tan beri yargı siyaseti sınırlamanın, yön vermenin, yani vesayetin bir vasıtası olarak kurgulanmıştır. Yassıada kararlarını da bir mahkeme vermiştir. Orda da mahkeme var. 12 Eylül'ünde de gençlerin yaşını büyütüp idam eden mahkemeleri vardı. Yakın zamanda 367 kararını veren de bir mahkemeydi. AK Parti 'ye kapatma davası açan da bir cumhuriyet başsavcısıydı.

17 Aralık darbe girişimi, birçok sinsi hedefin yanında, çözüm sürecini de hedeflemiştir. 17 Aralık darbesinin mimarı olan örgüt daha önce de MİT'in çözüm gayretlerini sabote etmiş, MİT Müsteşarını tutuklayıp devre dışı bırakma girişiminde bulunmuştur.

 Eğer muhalefet 'anayasa değişikliğini bu konuyla ilgili beraber yapalım' derse biz yasa teklifini dondururuz. Gerekirse Genel Kurul'a indirmeyiz. Fakat burada bugünkü görüşmeler belirleyicidir.

 Önümüzdeki mesele kuvvetler ayrılığına ya da yargı bağımsızlığına ilişkin bir mesele değildir. Mesele yargının bir örgüt tarafından adeta teslim alınarak tarafsızlığını yitirme meselesidir.



Radikal

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.