“Seçim sürecinde yeni Anayasa doğru değil“

DSP Genel Başkanı Masum Türker,  DSP Polatlı İlçe Başkanlığı'nda, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Referandumu değerlendiren Türker, sandıktan çıkan yüzde 42 'Hayır' oyunun, hafife alınmaması gerektiğini söyledi. "Referandum sonrası çıkan 'evet' ve 'hayır' oylarını saygıyla karşılıyoruz" diyen Türker, "Ama eğer Türkiye'de referandum sonrası demokratik bir anlayış tesis edilmezse dikta rejiminin temelleri atılacaktır. Bunun ilk işaretini, Başbakan'ın ulusal basın kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı toplantıda gördük. Yakında tek taraflı yayın başlayacaktır. O toplantının seyri hiç de iç açıcı değil" dedi.
 

Seçimle referandumun birlikte olması sakıncalı

Yeni Anayasa hazırlanması konusundaki tartışmalara ilişkin Türker, "Seçim ortamına gidilen süreçte yeni bir Anayasa doğru değildir. Her parti, eğer bir anayasa önerisi varsa, seçim bildirgesine yapmayı düşündüğü değişiklikleri koyar, halkın önüne gider. Halkın vereceği oylara göre yeni Anayasa'yı, yeni Meclis'in yapması gerekir. Tekrar referandumla karşı karşıya kalırsak, bu sefer referandum ve milletvekili seçimleri birlikte yapılırsa, bu başka sakıncalar doğurur. Bunu gündeme getirenler, konuyu tüm boyutlarıyla değerlendirmelidirler" diye konuştu.
 

Seçim ekonomisi referandumla başladı

Türker, Türkiye'nin önümüzdeki günlerde ekonomide ciddi açıklar vereceğini belirterek, "Başbakan istediği kadar 'Seçim ekonomisi uygulamıyoruz' desin. Aslında seçim ekonomisi, referandumla birlikte uygulanmaya başlanmıştır" dedi. Türkiye'nin 2011 yılında daha fazla borçlanan bir ülke olacağına işaret eden Türker, "Türkiye'nin sosyal alanda çözümlenmesi gereken sorunlarının başında emeklilik maaşlarının düzeltilmesi gelmektedir. Bugün emeklilerimiz aynı sosyal kurumdan emekli olmalarına rağmen, aynı süre çalışmaları ve aynı ücret üzerinden prim ödemelerine rağmen, farklı maaş alıyorlar. Bu maaş farklılıklarını azaltacak ve intibakı sağlayacak düzenlemenin mutlaka yapılması gerekir" şeklinde konuştu.
 

ABD'nin belirlediği rotada bir plan yürütülüyor

"PKK terör örgütüyle yapılan görüşmeler"
hakkında da görüşlerini dile getiren Türker, "Biz bunu herkesten önce söyledik. Konuşmalarımız arşivlerde mevcut. Başbakan, biz bunu ilk defa söylediğimizde reddediyordu. Ama referandum sonrasında MİT Müsteşarı'nın bu açılım meselesini görüştüğü ortaya çıktı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki terörün çözümü, için ABD'nin belirlediği rota çerçevesinde bir plan yürütülüyor" dedi.
Türkiye'de artık kan dökülmemesi, şehit cenazesi kalkmaması için, ulusal birlik ve bütünlüğü sağlamak gerektiğini, DSP'nin bunun takipçisi olacağını anlatan Türker, terörün çözümü için tüm siyasi partilerin ortak bir akılla hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
 

AKP hükümeti devraldığı politikaları deforma etti

DSP lideri, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın, Erbil'e ziyarette bulunarak Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani ile görüşmesi hakkında yöneltilen bir soru üzerine de şunları kaydetti:

"Hükümet, 2002 yılında devraldığı politikaları deforme etmiştir. Mevcut Hükümet, 2003 yılında, önceki Hükümet'ten devraldığı politika çerçevesinde Barzani'yi muhatap kabul etmezken, şimdi Irak'ta yaşayan PKK'lılar konusu için, Barzani ile görüşmeler yapmakta ve bu görüşmede arka plandaki Türk Bayrağı ile Irak'taki Kürt yönetiminin bayraklarının yan yana koyulmasındaki inceliğin bile farkına varmamaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde uluslararası görüşmelerde kişinin arkasına bayrak konulmaz. Barzani'nin makamında Barzani'nin bayrağı varken, İçişleri Bakanı'nın arkasında da Türk bayrağı var. Aslında bu görüşmelerde maksat Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki sorunu çözmek değil, daha çok Barzani Hükümeti'nin meşruiyet kazanması yönünde olmuştur."

Türker, görüşmelerin yakından takip edileceğini belirtirken, ülke çıkarlarının mutlaka korunması gerektiği üzerinde durdu.



ANKA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.