Selahattin Demirtaş, kendini ihbar etti

Beşiktaş'taki özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine kendisini ihbar eden bir dilekçe sunan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ''Ben BDP Eş Genel Başkanı olarak bütün arkadaşlarımın işlediğini iddia ettiğiniz suçları her gün işlemeye devam ediyorum'' dedi.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi önünde basına açıklama yapan Demirtaş, adliyede bulunmalarının 3 nedeni olduğunu söyledi. Bunlardan ilkinin Cihan Kırmızıgül hakkındaki yargılama olduğunu ifade eden Demirtaş, Kırmızıgül'ün sırf boynuna poşu taktığı için potansiyel suçlu muamelesi gördüğünü öne sürdü.
Kırmızıgül'ün yaklaşık 21 aydır tutuklu bulunduğunu ve savcının tahliye talebine rağmen cezaevinde tutulmaya devam edildiğini söyleyen Demirtaş, ''Kendisiyle dayanışma göstermek için, yargının ne kadar siyasallaştığının bir örneği olarak, üniversite öğrencileri ile dayanışma için buradayız'' dedi.

Demirtaş, adliyede bulunmalarının ikinci nedeni olarak da, ağırlıklı olarak BDP'nin gençlik meclislerinde çalışan öğrencilerinde sanıkları arasında bulunduğu ve bugün görülmesine başlanacak olan davayı gösterdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, BDP'ye ilişkin açıklamalarının yargıya müdahale niteliğinde olduğunu öne süren Demirtaş, şöyle konuştu:
''Bizimle ilgili paralel devlet yapılanması iddiasında bulunanların kendisi, paralel devletin ta kendisidir. Bugün Türkiye'de cemaat örgütlenmesi paralel devletin ta kendisidir. Emrinde polis gücü vardır. Yargı gücü vardır. Medya gücü vardır. Devlet içerisinde devlet haline gelmişlerdi. Cemaatin liderleri bellidir. Seçimle iş başına gelmezler. Kimse cemaatin söylediğinin dışına çıkamaz, kimin nereye atanacağına cemaat karar verir. Paralel tam da budur işte. Eğer birileri paralel devlet arıyorsa, cemaatin kendisi budur. Ve cemaat şuan da kendi yaptığı örgütlenmeyi örtbas edebilmek için ısrarla BDP üzerinden kara propaganda vari haberler yapmakta ve yaptırmaktadır. Bu nedenle herkes şunu iyi bilmeli ki, BDP Türkiye'de kelimenin tam anlamıyla öz kardeşlik, içten, sevgiye saygıya eşitliğe dayalı bir kardeşlik oluşsun diye mücadele ediyor.''

Başbakan Erdoğan'ın BDP'yi kapattırmak için ısrarla çaba sarf ettiğini öne süren Demirtaş, AK Parti'nin BDP'den rahatsız olduğunu savundu.

Mevcut tablo içerisinde halka, halkın değerlerine bağlı olarak mücadele etmenin irade gerektirdiğini söyleyen Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye de esas mücadele etnik kimlikler mücadelesi değildir. Türk-Kürt meselesi değildir. Türkiye'de özgürlükler meselesi vardır. Herkes bilmelidir ki, mücadele birliği sağlanmadıkça özgürlüklere kavuşmamız imkansız olacaktır. Bize dün meclis kürsüsünden suçlamalar yönelten İdris Naim Şahin'e buradan cevap veriyorum. O yönelttiğiniz bütün suçlamaları buradan kendimi ihbar ederek kabul ediyorum. Ben BDP Eş Genel Başkanı olarak bütün arkadaşlarımın işlediğini iddia ettiğiniz suçları her gün işlemeye devam ediyorum. Bütün bu çalışmalar, faaliyetler benim talimatımla, eş başkanımızın, parti meclisimizin talimatıyla yürüyor. Bu nedenle tutuklu olan öğrenciler, milletvekilleri, belediye başkanları, akademisyenler, ne suç işlemişlerse özgürlükler adına hangi bedeli ödemişlerse biz de bedel ödemeye hazırız.''

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel daha sonra kendilerini ihbar ettiklerini bildirdikleri ve kameralar karşısında imzaladıkları bir dilekçeyi, Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine sundu.

Dilekçeyi sunduktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Demirtaş, 20 yönetici adına hazırlanan dilekçelerin, avukatlar aracılığıyla savcılığa teslim edildiğini belirterek, bundan sonraki süreçte savcının işlemlerine göre hareket edeceklerini kaydetti.

1 Mart'a kadar da tüm il ve ilçe teşkilatlarını, kendileriyle dayanışma içerisinde olan herkesi bu kampanyaya davet ettiklerini belirten Demirtaş, ''Bu BDP'ye sahip çıkma kampanyası değil, hukukun üstünlüğüne, adil yargılanma hakkına, demokratik siyaset hakkına sahip çıkma kampanyasıdır'' dedi.
Kartepe adlı deniz otobüsünü kaçıran ve ölü olarak ele geçirilen terörist Mansur Güzel'in kardeşi Şeyma Güzel'in, Sebahat Tuncel'in aracıyla havalimanına götürülmesine ilişkin bir soru üzerine de Demirtaş, görüntülerde bir tuhaflık olmadığını, bir milletvekilinin partinin gençlik meclisi üyesini kendi aracıyla havalimanına bıraktığını söyledi.

Demirtaş, bir yıl önce gerçekleşmiş bir olayın bir yıl sonra başka olay vesilesiyle medyaya servis edilmesinin tuhaf olduğunu savundu.


AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.