Şentop: Anayasa Mahkemesi Kendini Meclis Sanıyor
Başbakan Erdoğan yeni anayasa konusunda Mart sonundan sonra yeni süreç işareti verdiği günlerde AK Parti komisyonuna yargıyı kökten değiştirecek öneriler sundu. Mevcut HSYK'nın adının değişmesi, üç daireye ayrılması, AYM'nin yapısını değiştiren, üst yargıyı tek çatı altında toplamayı hedefleyen öneriler çok tartışılacak görünüyor. Bütün bu önerileri partinin komisyon üyesi ve sürecin başındaki isimlerden Prof. Dr. Mustafa Şentop Yeni Şafak gazetesinden Murat Aksoy'a konuştu.
 
YARGI TEKLİFİNİN BAŞKANLIK İLE İLGİSİ YOK
 
Yargı ile ilgili teklifimiz, açık söylemek gerekirse, Başkanlık sistemiyle zorunlu bir bağlantıya sahip değil. Yani Başkanlık sistemini istediğimiz için böyle bir yargı düzeni önerdik, demiyoruz. Parlamenter sistem de olsa yargı konusunda aynı önerimiz geçerli olurdu. Başkan kelimesi geçiyor birçok yerde. Ama Başkan kelimesini çıkartın, yerine Cumhurbaşkanı ifadesini koyun, teklifimiz aynen geçerli olur. Belki bir kaç küçük değişiklik gerekir, o kadar.
 
Şimdi adım adım gidelim ne öneriyorsunuz ve neden?

Teklifimizde üç önemli başlık mevcut. Birincisi, Hakimler ve Savcılar Kurulu, ikincisi Anayasa Mahkemesi ve üçüncüsü Temyiz Mahkemesi.
 
YARGIYI GÖKTEN YERE İNDİRİYORUZ
 
Bugünkü mevcut Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun adındaki 'Yüksek' kelimesini çıkarttık. Bizim metnimizde 'yüksek' ve 'yüce' gibi kudsiyet çağrıştıran ifadeler yok. Devleti, devlet kurumlarını kutsayan yaklaşımların izlerini anayasada barındırmak istemiyoruz. Bir zamanların meşhur tabirleriyle, 'anayasayı, yargıyı ve devleti gökten yeryüzüne indirmek istiyoruz'. Bunlar insan eseri, beşeri yapılar... Bizim teklifimizde kurulun adı Hakimler ve Savcılar Kurulu.
 
HSYK'NIN YAPISI DEĞİŞECEK
 
HSYK, üç daire halinde çalışacak. Bugünkünden farklı olarak, bu daireler, Hakimler Dairesi, Savcılar Dairesi ve Disiplin Dairesi şeklinde ayrılıyor. Hakimleri ve savcıları mesleki farklılıkları dikkate alınarak ayırıyoruz. Böylece tersinden, hakimlerin güvencelerini arttırmış oluyoruz.
 
HSYK HEM İDDİA HEM KARAR MAKAMI OLAMAZ
 
Teftiş konusu da çok önemli. Bugün Teftiş Kurulu HSYK'ya bağlı olduğu için, düzgün çalışamıyor. Zira müfettişlerin bütün özlük işlemleri Kurul'un elinde. Teftiş yapmaktan kaçınıyor müfettişler. Kurul üyelerinin iki dudağı arasında mesleki kariyerleri. Bizim teklifimizde, Teftiş Kurulu doğrudan HSK Başkanına bağlı. Atamaları HSK Başkanı re'sen yapacak. Böylece bir iddia makamı olan Teftiş Kurulu ile karar makamı olan Disiplin Dairesi ayrılmış oluyor. Bugün HSYK hem iddia makamı hem karar makamı.
 
AYM İKTİDARIN DIŞINA ÇIKMALI
 
Anayasa Mahkemesi üye sayısı aynı; 17. Bunların 9'unu TBMM, 8'ini Başkan belirliyor. AYM bizim teklifimize göre, anayasa değişikliklerini denetleyemeyecek. Şekil bakımından da denetleyemeyecek. Zira anayasa değişikliği bir 'kurucu iktidar' fonksiyonudur; AYM'nin buna müdahil olmaması gerekir. İkinci önemli nokta da şudur: Anayasa Mahkemesi, anayasaya uygunluk denetimi yapıyor. Yani anayasa burada bir kriter. Anayasa değiştiği zaman, neyi neye göre denetleyecek? Kriterin kendisi değiştirilmiş... İşte bu noktada keyfilik başlıyor. Kriteri kendisi koymaya çalışıyor. 1982 Anayasası çok somut sınırlama getirmiş; yine olmamış.
 
ANAYASA MAHKEMESİ KENDİNİ MECLİS YERİNE KOYUYOR
 
Mahkeme 2008'de anayasa değişikliğini denetledi ve iptal etti. Anayasanın açık hükümlerine rağmen, çok zayıf bir yorumla bunu yaptı. Bu tarihi gelişim süreci açıkça gösteriyor ki, AYM anayasa değişikliklerini şekil açısından da olsa denetlememelidir. Yine bizim teklifimizde, AYM 'yürürlüğün durdurulması' kararı veremeyecek. Zaten mevcut anayasada da böyle bir yetki verilmemiş; AYM kendi kendine bu yetkiyi almış. Böyle bir yetki, anayasa denetiminin temel ilkelerine aykırı. Anaayasada açıkça diyoruz, iptal kararları geriye yürümez... Mahkeme, yürürlüğün durdurulması kararı vererek, aylar sonraki iptal kararını öne alıyor, bir nevi geriye yürütüyor. Bu yanlış bir iştir. İptal edecekse, hemen iptal etsin...
 
TEMYİZİ TEK ÇATI ALTINDA TOPLUYORUZ
 
Teklifimizin en çok konuşulan kısmı bu. Türkiye yargı kollarının çok ayrıştığı bir ülke. Yargıtay var, Danıştay var, Askeri Yargıtay var, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi var, Uyuşmazlık Mahkemesi var. Bu kadar farklı yüksek mahkemesi olan bir başka ülke yok.
 
Yargıtay ve Danıştay kaldırılyor mu?
 
Bu iki mahkeme kaldırılmıyor, birleştiriliyor. Bu konu da eski bir konu, bir çok tartışma yapılmış üzerinde. Her iki mahkeme üyelerinin çalışmaları, raporları var. Elbette karşı çıkanlar da var. Bazı gazeteler karşı çıkanları topluyor, onlardan görüş alıyor. Ama herkes karşı çıkmıyor.
 
İSTİKRAR VE BİRLİK GETİRECEĞİZ
 
Yargıtay'la Danıştay'ın birleştirilmesi iki bakımdan önemli. Birincisi, Yargıtay da Danıştay da aynı kanunları uyguluyor; ama yorum konusunda zaman zaman farklar ortaya çıkıyor. İki ayrı mahkeme olduğu için bu yorum farkları birleştirilemiyor. Yargıtay'da iki farklı daire arasında görüş farklılığı ortaya çıkarsa, bunu Yargıtay çatısı altında birleştirmek mümkün. Yargıtay'ın tek bir içtihadı oluyor böylece. Danıştay için de geçerli bu. Farklı daireler arasındaki görüş farklılıkları birleştirilir, Danıştay içtihadı olur. Ama Yargıtay'la Danıştay arasında görüş farklılığı ortaya çıkarsa bunu birleştirmenin yolu yok. Biz iki mahkemeyi tek çatı altında toplayarak, hukuk kurallarının uygulanmasında bir istikrar ve birlik sağlamış olacağız.

Ensonhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ik 4 yıl önce

mevcut hsyk sizin eseriniz değil mi, 2010 yılında anayasa değişikliği ile siz belirlemediniz mi, ne oldu da şimdi kendinizi inkar ediyorsunuz, yargıya istediğinizi yaptıramıyorsunuz anlaşılan, kendinize bağlı bir yargı peşinde olduğunuz çok açık, yine halkı kandırma peşindesiniz,