Şentop: Yeni anayasada tam mütabakat için ümidim yok
Çukurova Medya Grup Başkanı ve SKY Türk Genel yayın Yönetmeni Cengiz Özdemir Stüdyo 360 programında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Şentop’u ağırladı.

Geçen yazda biz çalıştık 19 Temmuz itibarıyla de anayasa uzlaşma komisyonu 20. ayını dolduracak son tablo ümit verici değil. 48 madde üzerinde mutabakat var, 129 maddede mutabakat yok bunların bir kısmı partilerin hiç uyuşamadığı maddeler. Bu yaz çalışacağız danışman arkadaşlarımız hazırlık yapıyorlar. 26’sından itibaren komisyon üyeleri onların yaptığı çalışmaları değerlendirecek. Uzlaşılan madde sayısının biraz daha artacağını düşünüyorum ama tam mutabakatla bir anayasa bu komisyondan çıkmaz diye düşünüyorum ümidim yok.

ANAYASAL KUTSAL METİN OLMAMALI

Anayasalar birer kutsal metin olarak algılanıyor Fransız geleneği ve Türkiye bunun içinde. İngiltere’de yok. Bir ülkede siyasi gelenekler hukuku geleneklerle uyum içerisindeyse anayasalar çok önemli değildir. İngiltere de birçok konuda bakıyorsunuz anayasal düzen tartışması olmuyor.

İngiltere’de yazılı bir metin yok ama orada herkes geleneğe saygılı. Bizde cumhurbaşkanı seçimi için Abdullah Gül aday olmuştu orada yaşananı biliyoruz. Fahri Korutürk döneminde altı ay cumhurbaşkanı seçilememişti

Siyasi gelenekler hukuk gelenekleri ile mutabıksa anayasa yapmasanız da olur: Ama siz o gelenekleri yıkan bir siyasi geçmişe sahipseniz o zaman anayasalar çok önemli.
 
Bu sürecin en önemli çıktısı anayasanın önemsizleştirilmesi olmalıdır. Yani olması gereken yere konulması Türkiye’de kutsiyet atfedilen bir anayasa ve anayasa üzerinden güç kazanan merciler var Türkiye’de bu bakımdan anayasa çok önemli. Meşruiyetini sadece anayasadan alan kurumların aslında meşruiyetini tartışmaya başlıyorsunuz: Anayasaya kutsiyet atfeden bir takım anlayışlarla anayasayı sistem içerisinde teknik olarak değerlendiren anlayışın birbiriyle yarıştığı bir süreç olarak görebiliriz uzlaşma komisyonunu.

12 EYLÜL 2010 ÖNCESİNE DÖNEMEYİZ

19 Ekim 2011’deki çalışmalarımıza başladık. Bizim dışımızdaki siyasi partilerin anayasa konusunu 82 anayasasını ve Türkiye’nin anayasa ihtiyacını doğru anlayamadıkları, Türkiye’nin geldiği noktayı doğru değerlendiremedikleri kanaatindeyim. CHP’nin yeni anayasadan anladığı şey 12 Eylül 2010’da yapılan değişiklikleri geriye çevirmek. Onlara şunu anlatamadık. Biz 12 Eylül 2010 öncesine kağıt üzerinde dönsek bile gerçekte dönemeyiz zaman geçti yapılar değişti. Bunun farkında değiller.
 
KIRMIZI ÇİZGİLER

Bizim olmazsa olmazlarımız var ama bunları peşinen ortaya koyup çalışmayı doğru bulmadık. Biz kırmızı çizgi dediğimiz ilkelerimiz çerçevesinde de her türlü müzakereyi yapabiliriz diye baktık. Bazı  partilerin böyle yaklaşımları var. CHP mesela ilk 3 madde kırmızı çizgimizdir dedi. Bir de MHP’de aynı tutumda. Herkes zannediyor ki bu dört madde Atatürk döneminden beri var, hiç alakası yok bu ilk üç maddeyi yazan 12 Eylül ihtilalini yapan 5 general. İkinci ve üçüncü maddeleri onlar yazmış. Bu maddelerin dokunulmazlığı da 12 Eylülcülerin benimsediği bir ilke. 82 anayasasının tam dokunulması gereken bu dokunulmazlık meselesi.  Bu olmadığı sürece anayasanın neresini değiştirirseniz değiştirin sizin 2 Eylülcülerle mutabakatınız vardır demektir.

ANAYASA İNSANLA BAŞLASIN

Biz 48 maddenin birinci maddesi temel hak ve hürriyetlerle ilgili insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı biz bu  maddeyi anayasanın birinci maddesi yapmak üzere kaleme aldık. Yani anayasa devletle başlamasın insanla insan haklarıyla başlasın diye. 82 anayasasında anayasa temel hak ve hürriyetleri verir  halbuki biz burada anayasa değil insan onur ve haysiyeti olduğunu ifade ediyoruz ve anayasa öncesi bir zemine oturtuyoruz: Biz bir felsefe değişikliği sağlayacak bir tablo ile karşılaşabiliriz bunu yapabilirsek.

TUTUKLU VEKİLLER

83. madde üzerinde fazla bir itiraz yok, ama neticede yeni bir esas konulabilir bundan tutuklu vekiller de yararlanabilir.

48 maddeyi komisyon yıllardır çalışıyor iki ay daha çalışacak bir ümit verici tablo rotaya çıkabilir partiler diyor ki şu kırmızı çizgimiz bu kırmızı çizgimiz. Dolayısıyla biz ne kadar iyi niyetle yaklaşırsak partilerin bu tutumu nedeniyle bu yeni anayasayı bütün olarak yapmaktan mahrumuz o yüzden şu ana kadar yapılan çalışma heba olmasın ve siyasi partiler uzlaşma komisyonunun mutabık kaldıkları maddelerin arkasında mecliste dursunlar. Ama bunu gördük ki bir test alanı açtığını gördük. Biz sizinle komisyonda anlaştık neden parlamentoya gelirse durmuyor o zaman burada biz uzlaşma konusunda da bir tereddüde düşüyoruz uzlaştığımız düşünüyoruz ama bütünü üzerinde de uzlaşsak gerçekleşme amacına geldiğinde partiler belki yoldan dönecek bizi yanlış bırakacaklar.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Başkanlık sistemi Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından çok önemli. Biz bunun Türkiye için iyi olduğunu düşünüyoruz.  Anayasanın temel hak ve hürriyetlerini verdiğini iddia ediyor anayasa ve anayasa ötesinde bir temel hak ve hürriyet kabul etmiyor. Devlet yönetimi ile ilgili de anayasa millete dayanmayan gücünü sadece anayasadan alan bir iktidar alanı açıyor. O da anayasanın 6. maddede millet egemenliğini bir nevi vekaleten anayasaya vermiş o da bunu dağıtıyor. Millete dayanmaya ihtiyacınız yok. Gücünüzü anayasadan alarak bu yetkiyi kullanabilirsiniz biz bu iki anlayışı değiştirmek istiyoruz. Tamamen meşruiyete dayanan bir iktidar anlayışını istiyoruz biz. Bu sadece bizim önerimizde var. 6. maddedeki anlayışı değiştiriyoruz biz egemenlik yetkisinin millete doğrudan ya da dolaylı yönden dayanarak alabilir.

TARİH PARLAMENTER SİSTEMİN YERLEŞMEDİĞİNİ GÖSTERİYOR

Türkiye’deki parlamenter sistemin tarihinden bahsediyorlar 1876’dan itibaren, oysa ki tarihin kendisi parlamenter sistemin yerleşmediğini gösteriyor. 1876’da açılmış 6 ay sonra kapanmış 1908’de yeniden açılmış 1923’te  yeniden 50 60 arası biraz demokrasi var sonra 60-70-80 28 Şubat darbeler tarihi parlamenter sistemin Türkiye’de yerleşmediğini gösteriyor. Parlamenter sistem vesayet sistemi için kolaylık gösteriyor. Hükümet kurduruyor düşürüyor, dolayısıyla parlamenter sistemin bizati kendisi bizde vesayetçi sistemin işleyişine kolaylık sağlıyor: başkanlık sisteminde iktidar vatandaş tarafından seçileceği için iktidarı değiştiremiyorsunuz.  Başkanlık sistemi Türkiye’de bir ihtiyaç olarak görülüyor. Başbakanımız başkanlık sistemi konusunda biz Türkiye için bunun iyi olduğunu düşünüyoruz fakat biz bu meselenin yeni anayasanın önüne geçmesine de müsaade etmeyiz diyordu. Yeni anayasa konusunda bir mutabakat sağlanacaksa ve tüm siyasi partiler olarak bunu yapacaksak başkanlık sistemi de buna engelse biz başkanlık sisteminden vazgeçeriz ama böyle bir tablo yok ortada.

SEÇİM BARAJI

Birçok ülkede de var AİHM’ye kadar gitti bu konu AİHM bunun siyasi çerçeveye aykırı olmadığına karar verdi. Türkiye kadar yüksek değil orada baraj bunu AK Parti getirmedi 12 Eylül 80’den sonra yapılan düzenlemelerle  geldi.  Bu barajın indirilmesi yönetimde istikrarı olabilir mi bu konuda endişelerimiz var ancak biz Türkiye’de hükümet sistemi ile ilgili doğru ifade edildiği taktirde başkanlık ya da yarı başkanlık sistemi o zaman baraja gerek kalmayacağı kanaatindeyiz. Bu bakımdan biz baraj konusunda tabi konuşulabilir ama değişikliğin ancak bir hükümet sistemi değişikliği ile olabileceği kanaatindeyiz. Ama seçim sisteminde bazı değişiklikler yapılabilir. Daraltılmış bölge Türkiye milletvekilliği gibi bazı mekanizmalar düşünülebilir.

Türkiye’de üç temel akım var,  birisi batılılaşmacı, birisi İslamcı bir de milliyetçi ulusalcı bir anlayış, ulusalcı anlayış ikiye ayrıldı Türk ve Kürt ulusalcılığı. Benim Türkiye’de kanaatim iki buçuk partili bir sistem var iki büyük parti iki de barajı aşabilen bir parti bu yapı Türkiye’de esasen var ama barajı kaldırırsak parlamentoya bir iki vekille girebilecek birçok akım olabilir. Eğer parlamento sadece bir tartışma merkezi bir kanun yapan merkez olur da  iktidarla ilişkisi olursa o zaman temsili artırmak doğru olabilir ama parlamentonun içinden bir de hükümet çıkıyorsa ve hükümetin devamlılığı parlamentonun güvenine dayanıyorsa  o zaman baraj meselesinin tek başına düşünülmemesi gerektiğini düşünüyorum.



Akşam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.