\'Siyasiler, yargının tarafsızlığına gölge düşürebilecek açıklamalardan kaçınmalı\'


Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, Ergenekon Davası\'nda siyasi kesimlerin, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürebilecek açıklamalardan kaçınması gerektiğini söyledi.

TÜSİAD\'ın 2010 - 2011 faaliyet programına ilişkin düzenlenen basın toplantısında konuşan Boyner, Ergenekon Davasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu tip davalarda yargı odaklarının hak ihlallerine olağanüstü dikkatli olması gerektiğini, sürecin süratle yürütülmesi için soruşturmayı yürüten birimlere kaynak ve kadro desteği sağlanması gerektiğinin altını çizen Boyner, \"Tüm siyasi kesimler, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürebilecek açıklamalardan kaçınmalı\" dedi.

Demokratik açılım konusuna değinerek, demokratikleşme sürecinin bir siyasi fizibilite aracı olmadığını vurgulayan Boyner, \"Yani kısmi bir yasal düzenleme ya da seçim propagandalarından değil, toplumun tüm kesimlerinin kazanacağı bir bekleyişten söz ediyoruz. Demokratikleşme atılımlarını hiçbir partimizin kategorik olarak reddedebileceklerini düşünmüyoruz. Böyle bir varsayımı yapmayı bile istemeyiz. Bu nedenle demokratikleşme paketini en iyi uzlaşı anlayışı ve sabırla toplum kesimleri ile paylaşmak gerekiyor\" dedi.

-DEMOKRASİLERDE SİLAHLI KUVVETLERİN ROLÜ BELLİ-

Konuşmasında asker ve sivil ilişkisine de değinen Boyner, 2000 - 2005 döneminde asker-sivil ilişkisinin Kopenhag Siyasi Kriterleri çerçevesinde çok önemli bir zedeleme yaratmadan ilerleme gösterdiğini söyledi. 2005 yılı sonrasında demokratikleşme sürecinde bütünlüğün kaybedilmeye başlandığının altını çizen Boyner, \"Daha fazla hak ve özgürlük. Bunu vatandaşın istememesi mümkün mü? Demokratikleşme sürecine mutlaka geri dönmeliyiz\" dedi. Türkiye\'nin gelişmiş demokratik standartlarda eksikliği olduğunu bildiklerini söyleyen Boyner, şunları söyledi:
\"Demokrasilerde silahlı kuvvetlerin rolü belli. Hükümetlerin ve kamu kurumlarının rolleri bellidir. Bu rolün dışında bir tutum ve tavır, çoğulcu parlamenter demokrasilerde anlayış ile karşılanmaz. Bunun hiçbir açıklaması yapılamaz. Hukuk devleti, hiçbir kişi veya kuruma mutlak bir dokunulmazlığın sağlanmadığı bir düzendir. Demokratik bir toplumda kurumundan bağımsız olarak, tüm kamu görevlileri de her türlü eyleminden ötürü gereğinde yargı önünde hesap verebilirler. Türkiye\'de demokrasinin sivilleşmesi askeri bürokrasinin, bürokrasimizin tüm kesimleri gibi siyasal otoriteye tabi olmasını ve ulusal savunma görevini yerine getirmek üzere düzenlenmesini gerektiriyor.\"

-DEMOKRASİ AÇIĞININ TEMELİNDE EĞİTİM SORUNU YATIYOR-

Demokrasi açığı sorununun temelinde eğitimin yattığını ifade eden Boyen, \"Türkiye eğitim açısından geride kalmış bir ülke. Bugün sokaktan insanları çevirseniz. Türkiye\'nin en önemli sorunu nedir? deseniz, iddiaya girerim yüzde 85 -90\'ı eğitim diyecek. Meslek erbabı yetiştiremiyoruz. Genç işsiz oranımız yüzde 30\'a yakın. Aslında yaşadığımız demokrasi açığı sorununun temelinde de bu yatıyor. Her kesim eğitimsizlikten payını alıyor\" dedi. (ANKA)
(HMD/ES/BÜN)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.