Türkiye İnsan Hakları Kurumu kuruluyor

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, tartışmalı geçen toplantının ardından Türkiye İnsan Hakları Kurumu kurulmasına ilişkin tasarıyı kabul etti.

Komisyon, AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün başkanlığında toplandı.

Zaman zaman tartışmaların yaşandığı toplantıda tasarı, müzakerelerin ardından kabul edildi.



Bugünkü toplantı da tartışmalı geçti

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun, dünkü tartışmalı toplantısından sonra bugünkü toplantısı da tartışmalı geçti.
Zaman zaman karşılıklı seslerin yükseldiği bir atmosferde gerçekleşen komisyon toplantısının başında, AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in sabah Komisyon Başkanı ve üyelerine verdiği kahvaltıya atıf yaparak, CHP'li üyelere, ''Kahvaltıda eksikliğinizi hissettik'' dedi.

CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, ''Milletvekillerinin tutuklu olduğu bir ortamda böyle bir davette bulunmayı, onlara saygısızlık olarak telakki ettik ve o yüzden katılmadık'' yanıtını verdi.

AK Parti Ordu Milletvekili İhsan Şener'in, ''Muhalefetin eksikliği her zaman hissediliyor'' sözlerini ise salonda bulunanlar gülerek karşıladı.



-''Görüşmedeki olumlu hava buraya da yansısın''-

Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün de ''Dün iyi başlamadık ama Sayın Başbakan ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun yaptığı görüşmedeki olumlu havanın buraya da yansımasını istiyoruz'' dedi.

AK Parti'li milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı'na da kurul üyesi seçme hakkı verilmesine ilişkin önergesi tartışmaya neden oldu. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile CHP'li Gök tartıştı.

Önerge üzerinde konuşan Levent Gök'ün, ''Bugüne kadar yaptığı icraatlarla ne yaptığı belli olan Cumhurbaşkanı'na atama yapma yetkisi verilemez, Cumhurbaşkanı'nın kurullara, mahkemelere, Anayasa Mahkemesi'ne nasıl atama yaptığını biliyoruz'' sözlerine Atalay tepki gösterdi.

Atalay'ın, ''Cumhurbaşkanı hakkında böyle konuşamazsın. Hiçbir komisyon üyesi Cumhurbaşkanı'na hakaret ederek konuşamaz, cevabını veririz'' sözlerine Gök, ''Komisyon üyesinin sözünü hiçbir bakan kesemez, buna hakkınız yok. Ben böyle konuşurken devletin bir bakanı böyle müdahale edemez. Benim konuşmamı kesmeye ne sizin ne de bakanın gücü yeter'' diyerek, Başkan Üstün'den konuşmasına müdahale edilmemesini istedi.

Bunun üzerine Atalay, ''Komisyon üyesi de ağzına geleni söyleyemez'' ifadesini kullanırken; Gök, 'İnsan Hakları Kurulu da Hükümet'e tabi olacağı için siz bu eleştirileri duymak istemiyorsunuz'' dedi.

AK Parti Kilis Milletvekili Salih Dal'ın, ''Cumhurbaşkanı'na hakaret ediyorsun'' sözlerine karşılık Gök, ''Ben kimseye hakaret etmiyorum'' yanıtını verdi.

Gök, Atalay'a yönelik, ''Sizin benim sözümü kesmeye ne haddiniz ne de hakkınız var'' ifadelerini kullandı.

CHP'li Gök'ün tartışma sırasında bir ara işaret parmağını ileriye doğru göstermesi üzerine, AK Parti'li Şener, ''Parmak göstererek, tehdit ederek konuşamazsın'' dedi.



-İngiltere ve Fransa örneği-

Üstün, tasarıya ilişkin eleştirilere yanıt verdi. Ne Paris prensipleri ne de uluslararası standartların kendilerine tek düze kurum kurulması hakkı vermediğini belirten Üstün, İngiltere'de kurul başkan ve üyelerini bakanın atadığını ve bunun da Paris prensipleriyle uyumlu olduğunu kaydetti.

Üstün, Fransa'da kurul başkanı ve genel sekreterin bile Başbakanca atandığını ifade ederek, ''İki ülke de bu konuda A notu almış'' dedi.

Ayhan Sefer Üstün, muhalefetin, ''kurul üyelerinin Bakanlar Kurulu yerine Meclis tarafından atanması gerektiğine'' ilişkin sözleri üzerine, ombudsmanlık yasasının Meclis'le irtibatlandığını ve bu nedenle de iki kurumun da Meclis'le irtibatlı olmaması için bu tasarıda atama yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verildiğini söyledi. Üstün, tasarı ile ilgili toplantı yaptıkları STK'ların temsilcilerinin, başkan ve üyelerin nasıl atanacağı konusunda öneri getirmediklerini, ''Biz anlaşamadık, siz değerlendirin'' dediklerini anlattı.



-''Cumhurbaşkanı'nın şahsıyla ilgili konuda hassasiyetimiz var''-

Başbakan Yardımcısı Atalay, Türkiye'nin 10 yıldır demokratikleşme alanında önemli adımlar attığını söyledi.

Geçmiş dönemlerde Türkiye'nin işkenceler ve faili meçhullerle anıldığını ifade eden Atalay, geçmişteki karanlık noktaların aydınlatıldığını belirtti. Atalay, yapılan değişiklikle Anayasa Mahkemesi'nin insan hakları mahkemesi konumuna getirildiğini vurgulayarak, 23 Eylül'de Anayasa Mahkemesi'ne insan hakları başvurularının başlayacağını bildirdi.

Atalay, insan hakları alanındaki diğer tasarıları anlatarak, ''Burada bulunmayan Sayın cumhurbaşkanı'nı... Onun atadığı şunlardır... Burada temsilcisi olmayan Cumhurbaşkanı'nın şahsıyla ilgili konuda hepimizin hassasiyeti vardır. Bu Hükümet baştan beri 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' diyor' diye konuştu.

Bütün karakollara kamera koyduklarını ve oradaki insan hakları ihlallerini tespit ettiklerini anlatan Atalay, ''2 yılda tek olay vardır'' dedi. Beşir Atalay, 2 yıldır, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne işkence ile ilgili bir tane bile dava gitmediğini söyleyerek, ''İktidara geldiğimizde Türkiye, işkenceci ülke olarak tanınıyordu'' dedi.

Atalay, sivil toplum örgütlerini çalışma arkadaşları gibi yakınında tuttuğunu ve onlarla çok verimli çalışmalar yaptıklarını kaydetti.



-''Güm güm sesini duydum''-

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, Başbakan Yardımcısı Atalay'ın, CHP'li Gök'ün konuşmasına müdahale etmesini ve masayı yumruklamasını kınadığını söyledi. Atalay'ın, masayı yumruklamadığını söylemesi üzerine Kürkcü, ''yumrukladığını gördüm ve güm güm sesini duydum. Eğer kamera görüntüsü varsa orada ortaya çıkar'' dedi.

Toplantı sırasında, Ertuğrul Kürkcü ile AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner arasında da tartışma yaşandı.

Tartışmalara katılan CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir de ''Dünyanın hangi ileri demokrasisinde, Başbakan gazetecilere 'tasmalarını biz çıkardık' diyebiliyor, hangi ileri demokraside tutuklu 8 tane milletvekili vardır. Bunun neresi demokrasidir?. Vatandaşlara sorulsa, acaba kaç kişi 'benim telefonum dinlenmiyor' diyebilir?'' dedi.

Özdemir, konuşması sırasında kendisine laf atan Metiner ile tartıştı. Özdemir'in, ''Senin Genel Kurul'daki görevini biliyorum. Provokatörlük yapma, hadi oradan. Bir daha benim sözümü kesersem seni perişan ederim, haddini bileceksin'' sözlerine Metiner, ''Sen kim oluyorsun? Sen haddini bileceksin'' yanıtını verdi.

AK Parti'li Metiner, ''Söyleyecek sözü olanlar söz üzerinden tartışırlar, bel altı vuruşlara hiç gerek yok. Her milletvekili gibi Mehmet Metiner de konuşma özgürlüğünü kullanıyor'' diye konuştu.



-Metiner: ''Başbakanım beni azarlayabilir''-

CHP'li Özdemir'in, ''sen Başbakan tarafından azarlanıyorsun'' sözleri üzerine Metiner, ''Başbakanım beni azarlayabilir ama azarlamamıştır, o benimle Başbakanı ilgilendirir'' dedi. Özdemir, ''(Başbakan beni azarlayabilir) diyorsan bu senin ayıbın'' sözlerini kullandı.

Metiner'in, tartışma sırasında, ''Malik bey, Bir hesabın varsa dışarı çıkalım, hesabını buraya getirme her seferinde. Varsa bir hesabın dışarıda görelim'' demesine, Özdemir, ''Sen kabadayımızın, sen kimsin be? Bir milletvekiline yakışıyor mu? Burası meydan okuma yeri mi?'' diye karşılık verdi. Bunun üzerine Metiner de ''Kabadayıyım evet'' dedi.

Toplantının sonunda, CHP'li Gök, ''Eğer birisini kırdıysam özür dilerim'' dedi; Beşir Atalay da ''Görüşme sırasında şahsa dönük bir yanlış algılama olduysa, olmasın'' diye konuştu.



Kurumun merkezi Ankara'da bulunacak

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda, Türkiye İnsan Hakları Kurumu kurulmasına ilişkin kanun tasarısı kabul edildi.

Tasarıya göre, Kurum, kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve özel bütçeli olacak. Başbakanlıkla ilişkili olacak Kurumun merkezi Ankara'da bulunacak. Kurum, yurtiçinde istenildiği kadar; sayısı ikiyi geçmemek üzere de yurtdışında büro açabilecek.

Kurum; insan haklarının korunmasına yönelik çalışmalar yapmak, işkence ve kötü muamele ile mücadele etmek, sorunların çözüme kavuşturulması doğrultusunda çalışmalar yapmak, şikayet ve başvuruları incelemek, araştırmak, insan haklarının korunmasına, geliştirilmesine ve ihlallerin önlenmesine yönelik çalışmalar yapmakla görevli ve yetkili olacak.

Kurum, inceleme, araştırma, ziyaret ve başvuruları inceleme görevi esnasında bir suçun işlendiğini öğrenirse, işlem yapılabilmesi için gerekli gördüğünde ihbar ve şikayette bulunabilecek.

Verilen bir önergenin kabul edilmesiyle, Kurul üyeleri arasında sayılan ''Türk vatandaşı olmak'' şartı, ''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak'' şeklinde değiştirildi.

Devletin güvenliğine karşı suç işleyenler; zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, kaçakçılık suçlarından mahkum olanlar ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunanlar kurul üyesi olamayacak.



-11 üyeden oluşacak-

Türkiye İnsan Hakları Kurulu, Kurumun karar organını oluşturacak. Kurul, biri Başkan, biri İkinci Başkan olmak üzere 11 üyeden oluşacak. Kurula başkan ve üye olabilmek için herhangi bir siyasi partinin yönetim ve denetim organlarında görev almamış veya bu görevlerinden ayrılmış olmak gerekecek.

Kurul üyesi olmak isteyenler taleplerini yazılı olarak kuruma iletecek. İnsan hakları alanında çalışmalar yapan; sivil toplum kuruluşları, sendikalar, sosyal ve mesleki kuruluşlar, akademisyenler, avukatlar, basın mensupları ve alan uzmanları da kurul üyesi olabilecek nitelikteki kişileri yazılı olarak teklif edebilecek.

Tasarının mevcut halinde, Kurul Başkan ve üyelerinin tamamını Bakanlar Kurulu atıyorken, önergeyle değişiklik yapıldı.

Buna göre, iki üye insan hakları alanında uzmanlaşmış kişiler arasından Cumhurbaşkanı'nca; üyelerden 7'si Bakanlar Kurulu'nca seçilecek. Bir üye, öğretim üyeleri arasından Yükseköğretim Kurulu'nca; bir üye de 10 yıl avukatlık yapan avukatlar arasından baro başkanlarınca seçilecek.

Başkan ve İkinci Başkan kurul üyelerince seçilecek.

Kurul üyesi seçimlerinde, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, sosyal ve mesleki kuruluşlar, akademisyenler, avukatlar, basın mensuplarının çoğulcu temsiline özen gösterilecek.

Kurul Başkanı, ikinci başkan ve üyelerin süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine son verilemeyecek. Ancak, seçilmeleri için gerekli şartları taşımadıkları ya da kaybettikleri Kurulca tespit edilen Başkan ve üyelerin görevlerine Bakanlar Kurulunca son verilecek. Kurul kararlarını süresi içinde imzalamayan veya karşı oy gerekçesini süresi içinde yazılı olarak bildirmeyen Başkan ve üyelerin üyeliklerine de aynı usul çerçevesinde son verilecek.



-Yakalanamayacak, üstleri ve konutları aranamayacak-

Görevleriyle ilgili olarak suç işlediği ileri sürülen başkan, ikinci başkan ve üyeler yakalanamayacak, üstleri ve konutları aranamayacak, sorguya çekilemeyecek.

Kurumun teşkilatı, Kurul ve Başkanlıktan oluşacak.

Başkan; Kurul toplantılarının gündemini, gün ve saatini belirleyecek, toplantıları yönetecek, Kurum personelini atayacak.

Başkan, bir başkan yardımcısı atayabilecek. Başkan Yardımcısının görev süresi de 4 yıl olacak. Başkanın görev süresinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde Başkan Yardımcısının görevi de sona erecek.

Kurumun hizmet birimleri; İhlal İddialarını İnceleme, İşkence ve Kötü Muameleyle Mücadele, Hukuk, Eğitim, Dış İlişkiler ve Proje, Medya ve Halkla İlişkiler, Bilgi ve Dokümantasyon, Strateji Geliştirme ile insan kaynakları ve destek birimlerinden oluşacak.

Kurum, görev alanına giren konularla ilgili olarak çalışmalarda bulunmak üzere kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve konu ile ilgili uzmanların katılımıyla geçici ve sürekli kurullar oluşturabilecek.

İnsan hakları ihlaline maruz kaldığını iddia eden gerçek kişiler ile tüzel kişiler kuruma başvurabilecek.



-İnsan Hakları Komisyonu'nu bilgilendirecek-

Kurum, İnsan Hakları Komisyonu'nu yılda en az bir defa bilgilendirecek. Başkan ve üyeler, kamu görevlileri gibi yargılanacak. Başkan ve üyeler, başladıkları ve görevlerinin sona erdiği tarihten itibaren bir ay içinde mal beyanında bulunacak.

İnsan Hakları Başkanlığı ile İnsan Hakları Üst Kurulu, İnsan Hakları Danışma Kurulu ve İnsan Hakları İhlali İddialarını İnceleme Heyetleri lağvedilecek.

Kurum Başkanlığı ve ikinci başkanlığına ilk defa seçilenlerin, ilk görev süresi 6 yıl olacak. Ad çekme yoluyla yapılacak kura sonuçlarına göre, Kurumun ilk üyelerinden dördünün ilk görev süresi 6 yıl, üçünün ilk görev süresi 4 yıl, ikisinin ilk görev süresi de 2 yıl olacak.

Kurul üyeliklerine ilk seçimler en geç 23 Eylül tarihine kadar yapılacak.

Kurum büroları kuruluncaya kadar, il ve ilçe İnsan Hakları Kurulları, Kurum bürosu olarak görev yapacak.

Kurumun 2012 mali yılı harcamaları, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, Başbakanlık'ın 2012 yılı bütçesinde yer alan İnsan Hakları Başkanlığına ait ödeneklerden karşılanacak.


AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.