\'Türkiye’de Habur hukuku, Silivri hukuku var bir de Deniz Feneri hukuku var\'

Anadol “Zekeriya Karaman’ı, Zahid Akman’ı Alman savcısının önünden kaçıran zihniyet demokratikleşme getirdiğini söyleyemez” diye konuştu.

CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Nisan 2008’de Adalet Bakanlığı’nın Alman savcısının Türkiye’de Zahid Akman ve Zekeriya Karaman’ı sorgulama talebini reddederken hiçbir gerekçe göstermediğini belirterek, “Akman’ın, Zekeriya Karaman’ın vereceği ifade devlet sırrı niteliğinde midir” diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol Cumhuriyet döneminde ilk kez parçalı hukuk sistemine AKP döneminde ulaşıldığını belirterek “Türkiye’de Habur hukuku, Silivri hukuku var bir de Deniz Feneri hukuku var. Deniz Feneri davası AKP’nin hukuk anlayışının turnusol kağıdı” diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’le birlikte TBMM\'de düzenlediği basın toplantısında, Adalet Bakanlığı\'nın, Alman savcısının Deniz Feneri davasıyla ilgili Zahid Akman ve Zekeriya Karaman’ı sorgulama talebini reddetmesini değerlendirdi.
Türkiye’nin evrensel hukuk sistemine sahip olmasının demokrasi açısından önemli olduğunu kaydeden Anadol, hukuk ve demokrasinin et ve tırnak gibi olduğunu ifade etti. Evrensel hukuk kurallarından birinin, hukukun genelliği ilkesi olduğunu belirten Anadol, Deniz Feneri davasının ise AKP’nin hukuk anlayışını turnusol kağıdı gibi ortaya çıkaran bir olay olduğunu kaydetti. Deniz Feneri davasının gerekçesinde asli faillerin Türkiye’de olduğunun belirtildiğini, CHP olarak da bu olayın üzerinde çok durduklarını kaydeden Anadol, hükümetin ise ‘kaplumbağa hızıyla’ hareket ettiğini ifade etti.

-“AKMAN VE KARAMAN’IN NE DOKUNULMAZLIĞI VAR?”-

Türkiye’nin Deniz Feneri dosyasıyla ilgili bir şey yapmaması üzerine Alman makamlarının ikinci Deniz Feneri dosyasını açtığına işaret eden Anadol, Almanya’nın Türkiye’den adli yardım talep ettiğini, Alman savcısının Zahid Akman ve Zerekiya Karaman’ı sorgulamak istediğini ancak Adalet Bakanlığı’nın gerekçe göstermeksizin bu talebi reddettiğini söyledi. Anadol şöyle konuştu:
“Gerekçe göstermeksizin iktidar tarafından Akman ve Karaman’ın ifade vermesi engellendi. Cumhuriyet döneminde ilk kez parçalı hukuk sistemine AKP döneminde ulaşıldı. Türkiye’de Habur hukuk, Silivri hukuku var bir de Deniz Feneri hukuk var. Rahmetli Türkan Saylan’ı hastalığına rağmen sabah sabah sorguya çeken hukuk anlayışı bir tarafta, Akman ve Karaman’ı yargıdan saklayan anlayış bir tarafta.
Sayın Arınç ‘elbette herkes yargılanacak, generaller, akademisyenler de yargılanacak’ demişti. Zahid Akman’ın, Zekeriya Karaman’ın ne dokunulmazlığı var. Karaman başbakanla akraba. Akman’ın da çok yakın, özel ilişkileri olduğu söyleniyor. Akman’ı, Karaman’ı Alman savcısının önünden kaçıran zihniyet demokratikleşme getirdiğini söyleyemez. Kapı kapı dolaşarak Anayasa değişikliğine destek isterken, tek adam diktatörlüğü için destek isterken şu hırsızlık dosyasının üzerine gitmek zorunda. Yoksa iki elimiz iktidarın yakasında olacak. Yandaş adalet yaratmak istiyorlar bunun hesabını sorarız. AKP’nin adalet anlayışı bu işte. 12 Eylül Anayasasından kurtulmadan AKP Anayasası tehlikesi ile Türkiye karşı karşıya. Deniz Feneri davası bütün hukuk tartışmalarının turnusol kağıdı.”

-“AKMAN VE KARAMAN’IN VERECEĞİ İFADE DEVLET SIRRI MI?”-

Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ise konuyla ilgili ilk soru önergesini 2009’un Aralık ayında verdiğini, Alman savcısının Akman ve Karaman’ı sorgulama talebinin reddedildiğini de Adalet Bakanlığı’nın yanıtıyla ortaya çıktığını kaydetti. Adalet Bakanlığı’nın talebi reddederken herhangi bir gerekçe göstermediğini, bunun Alman makamlarca da dile getirildiğini ifade eden Dibek, konuyu yeni bir soru önergesiyle gündeme getirdiğini bildirdi. Dibek “Zekeriya Karaman ve Zahid Akman’ın vereceği ifade devlet sırrı niteliğinde midir? Başka gerekçesi yoksa niye sorgulanmalarına izin verilmemiştir?” diye sordu.(ANKA)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.