Yargı medyatik oldu!
Çiçek’in değerlendirmeleri şöyle:

ANINDA İŞLEME KONUR

TBMM’ye şu ana kadar gelen bir dosya, bilgilendirme yazısı yok. Normal uygulama da şudur: Milletvekilleriyle ilgili fezleke hazırlanır, Adalet Bakanlığı’na gelir, oradan da Başbakanlığa gönderilir. Sonra TBMM’ye sevk edilir. Biz de anında işleme koyarız. Şu an 995 dosya var hepsi ilgili komisyonda. Bakanlarla ilgili olarak ise Meclis’e bilgi verilir. Çünkü onlarla ilgili yargılama Yüce Divan’da yapılır. O bilgilendirme de bakanlık ve Başbakanlık üzerinden yapılır. Gelen bilgi Genel Kurul’da okunur ve Genel Kurul bir karara varır, isterse soruşturma açabilir. Türkiye’de her konu siyaseten değerlendiriliyor, hukuk boyutu ihmal ediliyor. Her olay kişinin yakınlığı veya uzaklığı ile bağlantılı ele alınıyor, ona göre hüküm veriliyor. Sonuç hasıl olduğunda, ortaya çıktığında da yine ona göre pozisyon alınıyor.

KÖTÜ İMTİHAN  VERİLİYOR

Hukuk davalarında hukuku uygulamalı, yargılamaları hukuka uygun yapmalı, hukuk dışına çıkmamalı. Ama maalesef uzun süredir Türkiye bu konuda kötü imtihan veriyor. Savcılık soruşturmaları ile ilgili olarak çok şey söylenebilir. Bakınız, yasalara uymadınız diye insanları çağıranlar usul dışına çıkamazlar, çıkmamalılar. Yine gizlilik ilkesine riayet edildiğini söylemek de mümkün değil. Medyatik ifadeler kullanılıyor, birinin sorgusu yapılıyor yarım saat sonra medyada yer alıyor; birine gözaltı işlemi yapılıyor, medya ile birlikte. Kapı önünde saatler süren canlı yayınlar. Bu durumda bu insanlar yarın beraat etse de geride travma kalabiliyor, kamuoyu gözünde mahkum edilmiş oluyorlar. Bunları yaşadık, yaşıyoruz. Soruşturmanın gizliliği iflas etti; artık hiç anlamı kalmadı. Meclis açısından da Anayasa’nın 138. maddesinin hükmü kalmadı. Bu maddenin 3’üncü fıkrası sürmekte olan yargılamalarla ilgili beyanda bulunulamayacağına, soru sorulamayacağına hükmediyor. Ama o fıkradaki her şey ihlal ediliyor. Sonuçta soruşturmalar Anayasa’ya uygun yapılmıyor, gizlilik kuralına uyulmuyor.

KİMSE HİMAYE EDEMEZ

Hepimiz, kim suç işlediyse, o suçla sınırlı kalmak kaydıyla sonuna kadar gidilip hukukun gereğinin yapılması konusunda ittifak içinde olmalıyız. Devlete güven de işlemin böyle yürütülmesi ile mümkün. Kimse, yolsuzluk yapanı himaye eder olamaz. Yargı da bu konularda, hele toplumda derin etkiler gösterebilecek soruşturmalarda elini çabuk tutmalı. Her işlemde olduğu gibi bu soruşturmalarda da usul hükümlerine uyulmalı.

YARGI MEDYATİK OLDU

Bazı iddianamelerde yaşadık. Tantanalarla açıkladılar ama pek çok insan, hatta tümünün beraat ettiği görüldü. Bugün ‘yargı mağdurları’ diye ifade edilebilecek büyük bir kesim oluştu. Yargıda medyatik olma hastalığı var.


Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.