'Yargıda kimse kraldan çok kralcı olmasın'
 

Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Mehmet Haberal'ın tahliye talebini reddeden 9 ağır ceza hâkimine verilen tazminat cezasına bir tepki de hukukçu Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'dan geldi. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin kararının nihai olduğunu belirten Yazıcı, "Mahkeme heyeti, davası açılmamış dosyayı ele alır, tutululuk şartları var mı yok mu, yanlışlık var mı yok mu diye inceler. Özellikle bu somut olayda olduğu gibi, Mehmet Haberal ile ilgili yürütülen işlemlerde, tazminat sonucunu doğuracak şekilde bir değerlendirme yapılmasını yadırgadığımı ifade etmek isterim. Bu olayı irdelediğimizde çok geniş delil takdirine sahip ceza hâkimlerinin, ceza savcılarının baktıkları işlemlerin, hukuk yargılaması yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından değerlendirilmesini fevkalade yanlış buluyorum." dedi.





Bu açıdan konunun irdelenmesinin gerektiğini, hiç kimsenin hâkimlere, mahkemelere emir ve talimat gönderemeyeceğini, tavsiyede bulunamayacağını anlattı. Yazıcı, şu ifadeleri kullandı: "Böyle bir aşamada bu hâkim ve savcıların işlemlerinin ayrıca dava konusu yapılıyor olması, bundan böyle onlara böyle yoğun bir baskıya yol açacağı gibi, aynı zamanda da doğrudan doğruya bu savcı ve hâkimlere müdahaledir. Ve bunun kesinleşmesi halinde bundan böyle sanırım ki sanıkların çoğu kendileriyle ilgili işlem yapmış ceza hâkimlerini, kendileriyle ilgili kovuşturma yürütmüş savcıların işlemlerini, tazminat davalarına konu edecekler. Bütün bu açılardan bu kararın sağlıklı sonuçlara yol açmayacağı kanaatindeyim.''

Hayati Yazıcı, Ergenekon sürecinde yargılamalar sonucu tutuklananlarla ilgili eleştirilere ilişkin de açıklamalarda bulundu. Bu konuları yargı erki dışındaki kişilerin çok konuşmasının yanlış olduğunu belirtti.

Yargı önünde herkesin eşit olduğunu aktaran Hayati Yazıcı, şöyle konuştu: "Yargıda herkes eşittir. İnsanların sıfatlarına bakılmaz. Kişilerin sıfatlarına bakılarak yargılama işlemi sürdürülüyorsa orada hukuk devletinin varlığından söz edilemez. Bu insanların tutukluluk sürelerinin 18 aydır devam etmesi, 'haksızlığa uğradılar, tahliye edilsinler' gerekçesini haklı kılmaz. Mutlaka onların orada tutulmasının gerekçesi var. Darbe teşebbüsü başlı başına suç. 'Bunların hiç eylemi yok. Bunları oturup konuştular' demek olmaz. Siz bunları yargılayabiliyorsanız, teşebbüs aşamasında kaldıkları için yargılayabiliyorsunuz. Zaten bunlar başarıya ulaştıktan sonra, kendi hukuklarını kendileri kurarlardı. Onun için bunları yadırgamamak lazım. Ortada bir plan var. Yani bu planın içerisinde yer almanın da ceza kanununca öngörülmüş bir cezası var. Soruşturma bu kapsamda yürüyor. Yani hiç kimsenin kraldan daha fazla kralcı olmaması gerekiyor diye düşünüyorum."

 
Hakimler tedirgin! haberi için tıklayınız.



Zaman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.