Yeni anayasa tartışmalarına ilginç benzetme
Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, “Nerde ne oluyor, kim kiminle beraber, nasıl yapıyor bunun açıkça biliniyor olması lazım. Bir defa küçük partiler ve onlar üzerinden kayıt dışında olup da siyasete müdahale eden unsurların hiç birisi tek başına bir partinin iş başına gelmesini istemez. AK Parti rahatsızlığı da bundan doğuyor. Diğer partiler olursa, geçmiş koalisyonlarda neden, nasıl istifade ettikleri açıkça ortada. Onlar koalisyonlardan yana olurlar, 'benim işi bu geliyor, benim şirketime bu şartlarda büyük olur, ben buralardan daha fazla pay alırım' diye açıkça söyleyemezler, yani kendileri için biçtikleri elbiseyi Türkiye'ye giydirmeye çalışırlar. Bu kesimler hiçbir zaman başkanlık sistemini istemez. Hepsi parlamenter sistemlerden yanadır. Küçük partiler, ideolojik partiler ve sol partiler Türkiye'de başkanlık sistemini istemez” diye konuştu.

“KALİTELİ BİR DEMOKRASİ, ŞEFFAF BİR DEMOKRASİDİR”

Türkiye'de bir Kur-an'da olan din var, bir de onun dışında onun bunun oluşturduğu din olduğunu ifade eden Çiçek, “Teröre kadar giden bir din anlayışı çıkmaya başladı. Bunların finansmanı nereden temin ediliyor, nasıl temin ediyorlar. Şu hizmeti yapacağım diye toplumdan para toplanıyor. Ondan sonra da tutuyorsunuz, emniyet teşkilatından, hakime varıncaya kadar yapmaman gereken işlerin içerisine giriyorsan bu kayıt dışı siyasete giriyor. Trilyonlara hükmeden yapılar var, Türkiye'de bunlar yazıldı çizildi. Bunların hepsinin şeffaf hale gelmesi lazım. Kaliteli bir demokrasi, şeffaf bir demokrasidir” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin öncelikli konusunun anayasa olduğuna vurgu yapan Çiçek, anayasanın Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap vermediğini kaydetti.

Çiçek, gerek anayasa konusu gerekse başka konularla ilgili bilgiye dayalı tartışmalar yapılmadığını belirterek, “Bilgiye dayalı bir tartışma Türkiye'de yapılmıyor. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi, parlamenter sistem, bunu üçü de belirli kriterleri taşıma kaydıyla demokratik sistemlerdir. Demokrasi adına bir endişe var ise o zaman bu nitelikler başkanlık sisteminde de olabilir, İngiltere, Almanya'da dünyanın, AB'nin çoğu da parlamenter sistemle yönetiliyor. Kimse Almanya'da ki sistem demokratik değildir diyemez. Başkanlık sistemini kabul ettin, Amerika'da olduğu gibi alacaksın veya parlamenter sitemi aldın bunun 5'i İngiltere'den aldın gibi durumlar yok. Her ülke kendine göre de sistemlerden birisini uyarlar” dedi.

“BİZ ŞOFÖRÜ TARTIŞTIK, ARABANIN KENDİSİNİ DEĞİL”

1987'den bu yana sistem tartışmaları yaşandığını kaydeden Çiçek, “Türkiye'nin temel eksikliği şurada; başkanlık sistemini ilk defa gündeme getiren rahmetli Özal'dır. Biz hiçbir konuyu bilgi temelli tartışmıyoruz. Burada da araba yani sitemin kendisini değil, şoförü tartıştık. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık, parlamenter sistem. Diyelim ki 3 tane araba, bunun hangisinin motor gücü fazladır, elektronik donanımı iyidir. Bunları tartışmak yerine, direksiyonda oturacak olan kim getirdi bunu gündeme Özal, vay diktatörlük. Kim getirdi Demirel, halbuki sistemler tartışılsaydı şimdi birbirimizi anlamak daha kolay olurdu. Biz şoförü tartıştık, arabanın kendisini değil. Bugün halen yapılanda odur” şeklinde konuştu.

Yeni anayasa için birçok çalışma yapıldığını kaydeden Çiçek, “Meclis açıldıktan sonra Başbakan parti liderleriyle konuşacak, bu iş ne kadar mümkündür, değildir. Buna bakmak gerekecektir” dedi. Çiçek, meclisin kendi iradesiyle yeni bir anayasa yapması gerektiğini ifade ederek, “Bunun şartları var mı yok mu? Sadece temenni etmek yetmiyor. Herkesin bu işe bakması lazım. 21 aylık çalışmada bir mesafe kaydedildi, birikimi var Türkiye'nin, şimdi bunun üzerinden mümkün olup olmayacak ona bir bakmak gerekecek” şeklinde konuştu.

Çiçek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye'de yaşanan sorunların önemli bir kaynağı bugün ki anayasadır. Bu anayasa günümüz şartlarına uymuyor. Bugün geldiğimiz nokta da Türkiye bu arabayla devam edemez. Arıza çıkarır, şoför ne kadar kabiliyetli olursa arabanın motor gücü yükü taşıyamıyorsa, lastikleri kış şatlarına uygun değilse, iki de bir tekliyorsa siz devlet hizmetlerinde medeniyet yarışında geri kalırsınız. Arabayı sağa çekip, aksayan yerlerini gidermeniz gerekir. Araba iyi olur şoför kötü olursa, o zaman da yeteri kadar ehliyeti yoksa o da bir başka sıkıntıdır. Bu anayasa problem çıkarıyor. Türkiye bir an evvel bu anayasa meselesini çözmek mecburiyetindedir. Bu AK Parti'nin meselesi değil, bu hepimizin meselesidir. “

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.