Yeni Meclis, anayasa ve özgürlük için çalışacak

Sandıkta sadece ülkeyi yönetecekleri seçmekle kalmadı, önemli sorunların çözümü için de milletvekillerini görevlendirdi. Toplumun değişik kesimlerini Meclis'e taşıyarak temsilde adaleti sağlayan seçmen, şimdi gerginliklerin geride bırakılarak yeni bir sayfa açılmasını ve meydanlarda verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyor. Yeni Meclis, bu anlamda zorlu bir sınavdan geçecek. En önemli gündem maddesi ise sivil anayasa olacak. Bu konuda liderlerden ilk adım geldi. Başbakan Tayyip Erdoğan, seçim akşamı partilerin kapısını çalacağını ve uzlaşma arayacağını açıklarken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olumlu karşılık verdi. Sivil toplum kuruluşları da taslak çalışmalar yaparak süreci destekliyor. Yeni Meclis'te uzlaşma sağlanırsa 12 Eylül'ün kurduğu vesayet düzeni tarihe karışacak.

Önümüzdeki dönem gazetecilerin gözü de Mec-lis'in üzerinde olacak. Mesleklerini yerine getirirken, son 3 yılda 5 bin soruşturma ve 2 bin davayla karşılaşan gazeteciler, basın özgürlüğü sınırlarının genişletilmesini istiyor. En çok dava açılan, 'gizliliğin ihlali, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' gibi kanun maddelerinde demokratik ve özgürlükçü değişiklikler bekliyor.

Demokratik anayasa birinci öncelik:
Meydanları en fazla demokratik-sivil anayasa sözü heyecanlandırdı. AK Parti ve CHP tarafından sıkça gündeme getirildi. BDP ve MHP'nin de, görüşlerini yansıtan öneriler var. TÜSİAD gibi sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları biliniyor. AK Parti, tüm kesimlerin katılımını arayacağını deklare etti. Uzlaşma sağlanırsa 12 Eylül'ün kurduğu vesayet düzeni tarihe karışacak. Sandıktan da siyasi partilere 'uzlaşın' mesajı çıktı bir anlamda. Liderlerin ilk açıklamaları, mesajın alındığını gösteriyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "Herkesin kapısını çalacağız." sözlerine CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan "Önkoşulsuz kapımız açık." karşılığı geldi. Temennilerin pratiğe dökülüp dökülmeyeceğini zaman gösterecek.

CHP'yi, vaatleri bağlıyor: Kilit parti konumundaki CHP'nin tavrı önemli. Anamuhalefet, anayasa ve demokratikleşme önerileriyle kendisini bağladı. Açıkladığı taslaklar, anayasal vatandaşlık ve yeni laiklik tanımları içeriyor. Anadil öğreniminin seçmeli ders haline getirilmesi, Milli Güvenlik Kurulu'nun yapısı ile darbelere gerekçe yapılan TSK İç Hizmet Kanunu 35. maddenin değiştirilmesi, askerî yargının kaldırılması gibi ileri vaatleri bulunuyor. CHP, bu noktadan geri adım atarsa zorlanacak. Başbakan'ın eski Başdanışmanı Eskişehir milletvekili Nabi Avcı da açıkça ifade ediyor. Avcı, "Anayasa ve demokrasiyle ilgili vaatlere mazeret üretilemez. Bunun için iktidar olmak şart değil. Muhalefetin de sorumlulukları var, verdikleri sözlerin arkasında durmalılar. Elbette, hatırlatılacak." diyor.

Kürt sorunu, kritik eşik: Demokratik açılım, 'Kürt sorununun' çözümünde önemli bir adımdı. AK Parti ve BDP oylarındaki artış, toplumun çözüm istediği yönünde okunuyor. CHP'nin söylemi önemseniyor. Anayasa ile birlikte ele alınacak adımlar da Meclis'i bir hayli zorlayacak. BDP'nin "özerklik, İmralı, kimliğin tanınması ve anadilde eğitim" söylemindeki üslup ciddi engel sayılıyor. Psikolojik eşiğin aşılması, öncelikle toplumdaki diğer hassasiyetleri kaşıyan üslubun terk edilmesine bağlı.

Basın özgürlüğü: Yüksek Seçim Kurulu'nun düzenlenmesi, asker-sivil yargı ayrımının kaldırılması gibi yargı reformları da gündemde. Ergenekon ve Balyoz gibi davalarla ilgili haber yaptıkları gerekçesiyle çok sayıda gazeteci binlerce davayla kıskaca alındı. Yeni Meclis'ten öncelikli beklentiler arasında, basın özgürlüğünün sınırlarını genişletecek adımlar atılması da yer alıyor. Gazeteciler hakkında, sırf haber yaptıkları için son 3 yılda 5 binin üzerinde soruşturma açıldı. Adalet Bakanlığı'nın rakamlarına göre, bu soruşturmaların 2 binden fazlası davaya dönüşmüş durumda. Bunların önüne geçilmesi için Basın Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere mevzuattaki yasakçı maddelerin değiştirilmesi gerekiyor. Özellikle gazetecilerin en çok yargılandıkları Türk Ceza Kanunu'nun 'gizliliğin ihlali' başlığını taşıyan 285. maddesi ile 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' başlığını taşıyan 288. maddelerine acil neşter vurulması talep ediliyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimi: 2007'de seçilen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresinin 5 mi yoksa 7 yıl mı olacağına da cevap aranacak. AK Parti, kararı Meclis'in vermesinden yana. Muhalefet ise 5 yılda ısrarcı. Sonuçta yeni cumhurbaşkanını halk seçecek. Başkanlık sistemi, aynı çerçevede gündemde olacak. Başbakan Erdoğan, konunun tartışılmasını istiyor ancak muhalefet karşı. (Zaman)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.