Cemile'min gezdiği dağlar meşeli imanım
Haydi üç gün oldu Cemile’m ben bu derde düşeli

Gaydiri gubbak Cemile'm
Nasıl nasıl edelim biz bu işe
Nikamızı kıysın
Ünnen gelin Hoca Memiş'e

Cemile gız ne gezersin hayatta
Basma da fistan, parlak da potin ayakta

Gaydiri gubbak Cemile'm
Nasıl nasıl edelim biz bu işe
Nikamızı kıysın
Ünnen gelin Hoca Memiş'e

Cemile'nin fistanı saman sarısı imanım
Haydi gören sancak Cemile'm gızı memur garısı

Gaydiri gubbak Cemile'm
Nasıl nasıl edelim biz bu ise
Nikamızı kıysın
Ünnen gelin Hoca Memiş'e

Yukarıda yazdığım sözler belki pek çoğunuzun bildiği bir türkünün sözleri. Bugünlerde siyasi hayatımızın durumu kanaatimce aynen böyle ve siyasi partilerin yöneticileri muhtemelen türküdeki gibi “Nasıl nasıl edelim biz bu işi” diye düşünmekteler.
         
Siyaset çözüm üretme sanatıdır. Çözüm üretebilmek için de öncelikle iyi bir iletişime ihtiyaç vardır.
           
İletişim karşılıklı olur. Bir başka deyişle her iki tarafta konuşur ve birbirini dinler. Oysa toplumsal ve siyasi yaşamımızda sadece konuşma tercih edilip, karşı taraf dinlenilmediği yani hep ağızlar açık, kulaklar kapalı olduğundan iletişimsizlik hakimdir.     
                 
Propagandanın bir başka deyişle sözün bittiği yerdeyiz . Şimdi önce aklımıza, ardından vicdanımıza en sonunda da gönlümüze kulak verme zamanındayız. ÖYLE GÜNLER VARDIR Kİ O GÜNLERDE TARİH YAPILIR VEYA TARİH BİR KISIM İNSANLARI TASFİYE EDER VE O İNSANLAR SİLİNİR GİDER.
                    
VERDİĞİNİZ KARARLA BELKİ DE MEMLEKETİMİZ VE MİLLETİMİZ İÇİN TARİH YAPACAKSINIZ VEYA AKSİNE TARİHİN TOZLU SAYFALARINDA KAYBOLUP GİDECEKSİNİZ.
                      
Şimdi; Biraz sukunet, biraz sabır, biraz suhulet, biraz nezaket vakti, esasen bunlara her zamankinden çok ihtiyacımız var...
                      
Seçim sonuçlarına bakıp kimse hiç kimseye tepeden bakmamalı, birbirine hakaret etmemeli…
                       
Oysa ne diyor sandık; birbirimizi sevmesek de saygı duyacağız, bazı durumlardan rahatsız olsak da birlikte yaşayacağız ve sorunlara birlikte çözüm arayacağız…
                       
Önümüzdeki günlerde muhtemelen en çok konuşulacak kelimeler; KOALİSYON, BAKANLIKLARIN PAYLAŞIMI, YÜCE DİVAN, SORUŞTURMALAR, CEZA DOSYALARI, YARGILAMA, AF, ERKEN SEÇİM, YENİ OLUŞUM ve diğerleri olacak. 
                    
Esasen uzun uzun konuşulup tartışılacak konuları bazen yanlış anlaşılmalar olabileceği için kısa cümlelerle anlatmak zordur. Ancak özetle söylenmesi gereken her zamankinden daha fazla demokrasiye, fikir ve vicdan özgürlüğüne, hukuk ve adalete, önyargılardan uzak kalmaya, bir birimizi dinlemeye ve anlamaya, masadan yani görevden kaçmaya değil taşın altına herkesin elini koymasına ihtiyacımız var... HADEN GARİ HEPİMİZE KOLAY GELSİN…



(Bu köşe yazısı, sayın Av. Halil Sarı tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Seçkin. 2 yıl önce

çok güzel bir yazı herkes özellikle siyasiler okumalı.

Avatar
İlknur KOCAMAN 2 yıl önce

:)

Avatar
İlknur Çoktan 2 yıl önce

Bence de taşın altına elini koymayanları siyasetten tasfiye etmeliyiz.

Avatar
Ali Özdeğer 2 yıl önce

Üstad Halil bey bu ve diğer yazılarınızdaki gündemden yola çıkan ancak gündeme takılı kalmadan dünü, bugünü ve yarını anlatan hem sorunları hem de çözüm yollarını anlatan üslubunuzdaki başarınızdan dolayı sizi kutluyor daha sık yazmanın istiyorum.