Soruşturma işlemlerine müşteki ve sanığın aktif olarak katılması hak arama hürriyetinin bir yansımasıdır. Bir suçtan zarar gören kişinin faillerin cezalandırılması maksadıyla delil bildirmesi, delillerin toplanmasını izlemesi, bu çerçevede soruşturma işlemlerine itiraz etmesi ve soruşturma evraklarından birer kopya alması C.M.K. ile güvence altına alınmıştır. Aynı husus hakkında soruşturma yürütülen şüpheli için de geçerlidir. Şüphelinin de hakkındaki ithamları öğrenebilmesi için soruşturma işlemlerinden haberdar olması gerekir. En azından soruşturma evraklarından birer kopyanın şüpheliye verilmesi ithamların anlaşılması ve savunmaların yapılabilmesi için zaruridir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “İfade ve Sorgunun Tarzı” başlıklı 147. maddesinde şüpheliye kendisine isnat edilen suçun anlatılacağı belirtilmektedir. Bu çerçevede şüphelinin aleyhine olan delillerin ifadeden önce şüpheliye gösterilip gösterilemeyeceği, bir başka ifadeyle hangi suç nedeniyle ifadesine başvurulduğunun söylenmesinin yeterli olup olamayacağı sorunu doğmaktadır. 

Örneğin deliller kendisine gösterilmeden kolluk tarafından yanıltılan, manevi baskı altına alınan, bir başkasını suçlamaya zorlanan bir kişinin verdiği ifade hukuka uygun kabul edilebilecek midir? Kolluk insani zaaflardan arınmış kusursuz bir mekanizma mıdır? Şüphesiz hayır.

Kişi hakkındaki ithamların bildirilmesi yalnızca hangi suçtan dolayı ifadeye çağrıldığı veya hangi suçtan dolayı hakkında soruşturma yürütüldüğünü söylemekle gerçekleşmekte midir? Suçun bildirilmesi zorunluluğu geniş anlaşılmalı ve bu hususa etki eden somut olguların bildirilmesini de kapsayacak şekilde anlaşılmalıdır.C.M.K.m.147/f maddesinde şüphelinin lehine delillerin toplanmasını isteyebileceğine dair hakkın hatırlatılması şüphelinin tam olarak aydınlatılmasını sağlamayacaktır. Bu ancak ceza muhakemesi sürecinde bir anlam ifade edecektir.

Müdafinin soruşturma evresinde soruşturma evraklarını inceleme hakkı bu sakıncayı ortadan kaldıracak bir husus olarak değerlendirilmelidir. (C.M.K.m.153)
Şüphelinin lehe ve aleyhe olabilecek delilleri inceleme ve değerlendirme hakkına sahip olan müdafinin yardımından faydalanması engellenemez. ( C.M.K., m.149, m. 153 ve m.154 )

Şüphesiz müdafi ancak soruşturma evraklarını inceleyip değerlendirme yaptıktan sonra bu hukuki yardımda bulunabilir. Müdafi bulmaca çözme veya tahminde bulunma uzmanı değildir. Şüphelinin seçtiği müdafiye dosya inceleme hakkı tanınmadan ifadeden kaçınma hakkı vardır ve bu hak şüpheli aleyhine yorumlanamaz. 

Bu sebeple soruşturmanın selametini etkilememek için ifade zamanının doğru şekilde seçilmesi büyük önem taşımaktadır. Doğru dürüst delil toplanmadan, gayri ciddi bir şekilde kişinin ifadesinin alınması soruşturmanın ciddiyetini zedeleyeceği gibi soruşturmadan beklenen amacın da gerçekleşmemesine neden olacaktır. Soruşturmanın gizliliği ilkesi soruşturma merciine yeterince zaman vermektedir. Delilden şüpheliye ulaşmak ve tüm delillerin sağlıklı bir şekilde tartışılmasını sağlamak ancak bu şekilde mümkündür.

Şüpheliyi manevi baskı altına alacak şekilde “her şeyi biliyoruz”, “dosyada birçok delil var”, “konuşacak mısın”, “biz senin iyiliğin için söylüyoruz” şeklinde ikrara zorlayıcı ve özünde hak ihlaline dayanan yönlendirmeler hukuka kesin olarak aykırıdır. Bu sakıncaların giderilmesinin yolu ifadeden önce müdafinin soruşturma evraklarını inceleme hakkıdır. Bu adeta hukuka aykırı ifadenin ve iyi yürütülmemiş soruşturmaların önüne geçmek için düşünülmüş bir hukuki sigortadır. 



(Bu köşe yazısı, sayın Av. Feyzullah CİHANGİR tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
burak 11 ay önce

Mükemmel bir yazı yazmışınız.

saygılarımı sunarım....