Çocukların nafaka sistemine Türkiye desteği
La Haye Konvansiyonu (www.hcch.net) Genel Sekreter Yardımcısı Christophe Bernasconi’nin verdiği bilgilere göre; iSupport, La Hey Konvansiyonu tarafından geliştirilmesi planlanan ve 23 Kasım 2007 tarihli Çocukların Nafaka Alacaklarının Yabancı Ülkelerde Tahsiline ilişkin Lahey Konvansiyonu’nun uygulanmasını temin edecek uluslararası bir dava yönetimi ve iletişim sistemidir. 

Avrupa Birliği ile altı Avrupa Birliği üyesi olmayan devlet (Amerika dahil, Türkiye hariçtir) tarafından imzalanmış olan bu önemli Konvansiyon, dünya çapında nafaka ve diğer yükümlülüklerin zamanında ve etkin bir şekilde ödeniyor olmasına bel bağlamış olan milyonlarca çocuk ve yetişkin için faydalı olacaktır.

Bu tür yükümlülüklerin sınırlar ötesinde tesisi, farklılıkları, tanınması ve uygulanması uzun süreler alabilmekte ve zor olabilmektedir. 2007 Konvansiyonu’nun amacı ise, nafaka ve diğer benzeri yükümlülüklerin hızlı, etkin, basit, masrafsız ve sonuç odaklı bir şekilde uluslararası düzeyde tahsil edilebilmesini temin etmektir. Yüksek sayıdaki uluslararası nafaka davaları ve uygulamada karşılaşılan zorluklar düşünüldüğünde, Konvansiyon’un ancak bilgi teknolojilerinin etkin kullanımı sayesinde amaçlarına ulaşabileceği görülecektir. Bu çerçevede iSupport, nafaka ve diğer benzeri yükümlülüklerin ödenmesine yardımcı olacak bir bilgi teknolojisi çözümü olarak tasarlanacaktır.

Lahey Konvansiyonu, iSupport projesi üzerinden elektronik bir dava yönetim ve iletişim sistemi oluşturulması konusunda desteğini alabileceği devletlere, şirketlere ve bireylere ulaşmaktadır. Amaç, Taraf Devletler’in çoğunluğu, hatta tamamı, tarafından kullanılacak tek bir mecra oluşturulmasını temin etmektir.

Bernasconi görüşlerini şöyle devam ettirmektedir: “Türkiye’nin e-Devlet girişimleri ve bunların uygulanması ile ilgili etkileyici performansı göz önüne alındığında, Lahey Konvansiyonu Daimi Bürosu doğal olarak Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, İnternet Geliştirme Kurulu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü gibi Türkiye’deki ilgili kurumlarla iletişime geçmekte ve bu kurumların bu önemli projeye katkılarını rica etmektedir. Kurumların konu ile ilgili geri dönüşünün olumlu olacağını ummakta ve Türkiye ile önemli bir başka projede daha işbirliği yapabilmeyi arzu etmekteyiz. Tabi ki Türkiye’nin iSupport’a verdiği destek ancak Konvansiyon’u imzalaması ve onaylaması halinde anlamlı bir hal alacaktır. Bu kapsamda, Türkiye’nin yakın zamanda 50’li yılların sonunda ve 70’li yılların başında akdedilen ve Türkiye’nin de taraf olduğu dört adet eski Lahey Konvansiyonu’nun yerini almak üzere hazırlanan 2007 Konvansiyonu’nun akdi için gerekli adımları atacağını da umuyoruz”.



BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN FAYDALARI

Christophe Bernasconi’ye göre; La Haye Konvansiyonu uygulamaları anlamında Bilgi teknolojilerinin özellikle uluslararası konularda kullanılmasının en önemli faydası, iletişimin her zamankinden daha süratli ve kolay bir şekilde gerçekleşebiliyor olmasıdır. Bu sayede ise dünyanın farklı yerlerindeki kişiler sanki karşı karşıya konuşuyorlarmış gibi internet üzerinden iletişim sağlayabilmektedirler. Bilgi teknolojilerinin dolandırıcılığı azaltmak, iletişimi hızlandırmak ve insanlardan kaynaklanan hataları minimize etmek gibi özellikleri vardır. Bu da, diğer bazı etkenlerle birlikte, Lahey Konvansiyonları’nın daha etkin ve etkili bir şekilde uygulanabilmesine imkan tanımaktadır.

“…İtiraf etmek gerekir ki, bu kadar kullanışlı olan bilgi teknolojilerinin dahi bazı olumsuz yanları var. Özellikle farklı ülkelerdeki kuruluşlar arasında platformlar arası uyumsuzluklar söz konusu olabilmektedir. Ayrıca, bilgi teknolojilerinin dolandırıcılık üzerindeki azaltıcı etkisine rağmen, en güvenli sistemlerin dahi hack’lenebilir veya kırılabilir olduğu bir gerçektir. Ancak genel anlamında bilgi teknolojileri oldukça kullanışlı ve faydalı bir araç olarak kullanılabilmektedir. Bilgi teknolojileri sayesinde uluslararası bilgi transferleri geleneksel yöntemlerden daha güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir”.

Diğer Ülkelerin ve Türkiye’nin Yaklaşımlarını Değerlendirebilir misiniz?

“…Bilgi teknolojisi çözümlerinin uygulanmasında birtakım ülkeler açık bir şekilde diğerlerine göre daha gelişmiş durumda. Türkiye, devlet hizmetlerinin daha etkin ve etkili bir şekilde sunulabilmesi için bazı gelişmiş elektronik platformlar geliştirmiş olduğundan aslen bu alanda çok iyi bir durumda.

Tabi ülkelerin tamamı Türkiye kadar iyi bir konumda değil ve devletlerin e-çözümlerle ilgili farkındalığını arttırmak için her zaman yapılacak bir şeyler var”.

Çok yakın tarihte önemli Konvansiyonlarınızdan biri ile ilgili olarak İzmir’de 7. Uluslar arası e-APP Forumunu Gerçekleştrdiniz. Buna İlişkin Düşünceleriniz Nelerdir?

“…İzmir’deki e-APP Forumu’nun sonuçlarından ve gördüğü ilgiden çok memnunuz. Forum’un en önemli olayı kuşkusuz Bakan Yıldırım’ın Türkiye’nin Apostil Programı’nın (e-APP) her iki bileşenini de uygulamaya alacağını ilan ettiği konuşmasıydı. Bizler, Türkiye’nin de artmakta olan e-apostil kullanan ve e-sicil işleten ülkeler listesine girmesini heyecanla bekliyoruz.e-APP, Apostil Konvansiyonu’nun güvenli ve etkili bir şekilde uygulanmasına büyük bir katkıda bulunmaktadır. Yurtdışında iş yapmakta olan Türk vatandaşlarının ve Türkiye’ye yerleşmek veya yatırım yapmak isteyen yabancı ülke vatandaşlarının da e-APP’ten ciddi şekilde faydalanacağını düşünüyoruz.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, İnternet Geliştirme Kurulu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Yaşar Üniversitesi bu etkinlikte bizim için çok keyifli işbirliği tarafları oldular. Ayrıca, İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü’nde Sayın Leyla Keser Berber ve ekibine de fevkalade çalışmaları ve Forum’un başarıya ulaşmasındaki destekleri için buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. İzmir Forumu, 30’u aşkın ülkeden yaklaşık 120 uzmanı bir araya getirerek, beklentilerimizin çok üzerinde bir sonuca ulaşmıştır. Bu nedenle Forum, her zaman e-APP’in geliştirilmesinde bir dönüm noktası olarak hatırlanacaktır”.

Türkiye’nin La haye’in Diğer Enstrümanlarına Taraf Olması Konusunda Neler Söylemek İstersiniz?

“Türkiye’nin Lahey Konvansiyonları’nın hazırlanması ve tartışılması süreçlerinde daha aktif bir rol aldığını görmek istiyorum. Stratejik politik önemi, çok kültürlü nüfusu ve çok yönlü kökeni göz önüne alındığında, Türkiye’nin Lahey Konvansiyonu tarafından geliştirilen enstrümanların karşılıklı anlaşmaya dayalı, dengeli ve temsili gelişim ve uygulamasına büyük bir katkısı olacaktır.

Türkiye ayrıca birtakım Lahey enstrümanlarına taraf olarak da çok şey kazanabilecektir. Örneğin, Türkiye 2004 yılında Konvansiyon’a taraf bir ülkenin vatandaşları ya da bu ülkede yaşayan yabancı vatandaşların diğer bir ülkede adalete erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan Uluslararası Adalete Erişim Sözleşmesi’ni imzalamış, ancak henüz yürürlüğe sokmamıştır.

Buna ek olarak, Türkiye’nin elektronik holding ve kefaletlerin transferine ilişkin büyük bir önemi olan uygulanacak hukuk konularına yasal kesinlik ve öngörülebilirlik getiren 2006 Lahey Kefalet Sözleşmesi’ne taraf olması çok faydalı olacaktır. Zira Türkiye’nin finansal sektörü bu Konvansiyon’un büyük faydasını görecektir. Son olarak, Türk yetkililerine 2005 tarihli Yetkili Mahkeme Seçimine Dair Sözleşme’yi imzalamalarını önermek isterim. Keza bu Sözleşme de Türkiye’nin yurtiçinde ve yurt dışında iş yapan kuruluşlara yasal kesinlik sağlamasına imkan tanıyacaktır”.


Leyla Keser

ntvmsnbc
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.