Bilindiği gibi idarî yargı alanında 6545 sayılı yasa ile bir dizi düzenlemeler yapılmıştır. 28.06.2014 günlü Resmî Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren yasada vergi davaları ile ilgili olarak da bazı düzenlemeler yapılmıştır. [1]

Yeni düzenleme ile ilk derece yargılama mercii konumunda olan idare ve vergi mahkemelerinin vermiş olduğu kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulmadan önce mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine “İstinaf” başvurusunda bulunulması zorunludur.

Bu çerçevede, itiraz yolu kaldırılmış olup, bölge idare mahkemeleri istinaf makamı olarak yeniden yapılandırılmış ve temyiz yolu öncesinde mecburi bir kanun yolu daha ihdas edilmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla, yeni düzenleme ile ilk derece mahkemesi kararlarına karşı doğrudan doğruya Danıştay ‘da temyiz davasının açılması yolu kapatılmıştır.

Yeni oluşturulan bünyedeki bölge idare mahkemeleri Kanun’unun yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden itibaren (3) ay içerisinde, yani Eylül ayının sonu; Ekim ayının başında itibaren bütün yurtta istinaf mahkemeleri göreve başlamış olacaklardır.

6545 sayılı yasa ile Danıştay ‘ın temyiz incelemesi üzerine vereceği kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarından birisi olan “Tashihi Karar” yolu kapatılmış bulunmaktadır. Diğer yandan, 6545 sayılı yasa idarî yargılama usulleri arasında da “İvedi Yargılama Usulü” ihdas edilmiş bulunmaktadır.

6545 sayılı yasa ile getirilen yeni düzenlemeler ile ilk derece yargılama mercii durumunda bulunan idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz yoluna başvurmadan evvel mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulması zorunludur. Bu çerçevede, itiraz yolu kaldırılarak bölge idare mahkemeleri “istinaf mercii” olarak düzenlenmekte ve temyiz yolu öncesinde mecburi bir kanun yolu daha ihdas edilmiş bulunmaktadır. Özetle, yeni düzenleme sonucunda ilk kademeli mahkeme kararlarına karşı doğrudan doğruya temyiz yoluna gitme imkanı ortadan kaldırılmıştır.

6545 sayılı yasa ile istinaf müracaatında bulunulabilecek ilk derece mahkemesi kararları ve istinaf incelemesi sonucunda temyize konu edilebilecek kararlar daha sınırlı bir şekilde tespit edilmiş olup, bir kısım kararlara karşı ise istinaf ve temyiz yolları kapatılmış bulunmaktadır.

Buna göre;

1- Konusu para ile belirlenebilen vergi uyuşmazlıklarında sınırlama şöyledir:

1.a) 5.000,00-TL ve altı: İlk derece mahkemesine müracaat mümkün. İstinaf ve temyiz kapalıdır. 

1.b) 5.000,00-TL ila 100.000,00-TL arası : İlk derece mahkemesi yolu açık. İstinaf mahkemesi yolu açık. Temyiz incelemesi kapalıdır. Yani, temyize müracaat yoktur.

1.c) 100.000,00-TL ve üstü : İlk derece mahkemesi yolu açıktır. İstinaf yolu açıktır ve temyiz incelemesi açıktır. Burada, üçlü bir yapı korunmuştur. 1982 yılı öncesi vergi itiraz komisyonları, temyiz komisyonları ve Danıştay gibi üçlü yapı adeta 100.000,00-TL üzerindeki vergi uyuşmazlıklarında yapı korunmuştur. Böyle bir üçlü kademeli yapı vergi uyuşmazlıklarının zaten uzun sürdüğü bir süreçte şimdi getirilen 6545 sayılı yasa ile yapılan düzenlemeler sonucunda yargılama süreçleri çok uzun yıllara yayılarak devam edecektir. Böyle bir uzun süreç ise; “Geç gelen adalet, adalet değildir” noktasında vergi mükelleflerini yıllarca süren uyuşmazlıklar bezdirecektir. 

2- Getirilen yeni sistem ile, istinaf incelemesi temyizin şekil ve yöntemlerine tabi olup, söz konusu inceleme neticesinde bölge idare mahkemesi tarafından:

a) İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda, istinaf başvurusunun reddine karar verilebilir. Kararda ki maddî hataların düzeltilmesi mümkün ise gerekli tashihler yapılarak aynı karar tesis edilir.

b) İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmaması durumunda, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilir. Bu durumda, işin esasına inilerek esas hakkında yeniden karar verilir.

c) İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf müracaatının haklı bulunduğu davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması durumunda istinaf müracaatının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilir ve dosya mahkemesine yollanır. 

3- 6545 sayılı yasa ile getirilen düzenlemeler arasında ivedi yargılama usulü 2577 sayılı İYUK yasamıza ihdas edilmiştir. İvedi yargılama usulünde bilhassa süreler bakımından idarî yargı usulünden farklı düzenlemelere yer verilmiş olup, yasada bazı davaların çok hızlı bir şekilde çözümlenmesi hedeflenmiştir. Bununla beraber 6545 sayılı kanunda yasada ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı (15) gün içerisinde doğrudan temyiz yoluna müracaat edilebilecektir. 

4- Danıştay’ın temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlara karşı başvuru yollarından olan karar düzeltme yolu (tashihi karar) kapatılmıştır. 

5- 6545 sayılı yasa ile 2576 sayılı yasada yapılan değişiklikler ve bölge idare mahkemelerinin Adalet Bakanlığı ‘nca  6545 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden itibaren (3) ay içerisinde kurulacağı ve faaliyete geçeceği ön görülmüştür. Bölge idare mahkemelerinin kuruluşları, Yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacağı tarih Resmi Gazete ilan edilecek olup, ihtilafların halilinde getirilen düzenlemeler yeni yapıdaki bölge idare mahkemelerinin bütün yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilecek kararlar hakkında tatbik edilecektir. 

6- 6545 sayılı yasa öncesi müracaatlar, kararlar üzerine müracaat mercii ve yolları ve bütün hususlar eski hükümlere göre devam edecektir. İçinde bulunduğumuz Temmuz ayının 20 ‘sinde adlî tatil başlayacaktır. Adlî tatilin bitimi 30 Ağustos günü olup, 20 Temmuz ila 30 Ağustos arası adlî tatil devam edecektir. 



---------------------------
[1] Bkz. 28.06.2014 gün ve 29044 sayılı Resmi Gazete
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.