Bilindiği gibi, 213 Sayılı VUK’ un 138. Maddesi hükmüne göre vergi incelemesi tarh zamanaşımı yani 5 yıl içerisinde her zaman yapılabilir. Vergi incelemesinin ne vakit yapılacağının önceden mükelleflere haber verilmesi zorunlu değildir.

Mükerrer vergi incelemesi yapılması olanaksızdır. İnceleme, sonucu alınmamış takvim yılı da dahil olmak üzere tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılması olasıdır.

Daha önce vergi incelemesine maruz kalmış mükellefin veya matrahın kendiliğinden takdir edilmiş olması tekrar inceleme yapılmasına ve gerekiyorsa tarhiyatın ikmaline engel değildir.

Diğer taraftan son zamanlarda aynı konuda, aynı yıl ve aynı vergi türü ve dönemiyle ilgili hem Vergi Denetim Kurulu müfettişleri tarafından ve hem de Vergi Daireleri tarafından inceleme veya takdir işlemleri yapılagelmektedir. Örneğin; 2011 yılı 1 ila 12. Ayları için KDV yönünden vergi dairesi sahte fatura kullanılması iddiasıyla yazı tebliğ edip, 15 gün süre tanıyıp mükelleften düzeltici mahiyette beyanname verilmesi istenilebilmektedir. (  Bazı vergi Daireleri KDV’ nin yanı sıra düzeltici mahiyette gelir, duruma göre kurumlar ve geçici vergi beyannamelerinin de düzeltilmesinin talep etmektedir. ) Eş zamanlı örneğimizde olduğu gibi VDK-Vergi müfettişleri tarafından da aynı dönem yani 2011/1-12 KDV örneğinde olduğu gibi defter ve belgeleri inceleme için mükelleften talep edilebilmektedir. Ortada ya bir irtibatsızlık söz konusu olup veya örnekte aynı problemli faturalar için iki farklı birim tarafından eş zamanlı mükerrer inceleme talebi söz konusu olmaktadır. İlginç olan şu dur ki; aynı yıl ve dönem ve aynı vergi türü için eş zamanlı vergi dairesi olayı takdir komisyonuna sevk etmektedir.

Öte yandan, aynı yıl ve dönem ve aynı vergi türü vergi incelemesi VDK- müfettişleri tarafından sürdürülebilmektedir.
 
SON SÖZ VE DEĞERLENDİRMELER:

1- Ortada bir sahte fatura kullanımı söz konusu ise mükellefler tarafından idare incelemeye başlamadan önce ( veya sonra) düzeltici mahiyette düzeltme beyannamesi verilebilir.

2- Eş zamanlı hem düzeltme beyannamesi ve hem de ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi verilerek, ortaya çıkan tahakkuk fişi kapsamı ve ceza ihbarnamesine karşı 30 gün içerisinde vergi yargısının hakemliğine müracaat olunabilir. Unutulmamalıdır ki, açılacak vergi davasında mutlak surette “ Yürütmenin Durdurulması “ talebi yapılmalıdır.
 
3- 213 sayılı VUK mad. 116 ila 124 hükümlerine göre ortada vergi hatası mevcut ise her zaman ( tarh zamanaşımı içerisinde ) düzeltme talep olunabilir. Aynı yıl ve aynı konu ve vergi türüyle ilgili eş zamanlı ( Aynı problemli fatura kullanımı söz konusu ise) hem takdir komisyonuna sevk ve hem de vergi incelemesi mükerrer olarak sürdürülemez.
 
4- Tarh zamanaşımı içerisinde, gerek görülürse aynı yıl, birden çok vergi incelemesi yapılabilir. Tarh zamanaşımı geçtikten sonra vergi incelemesi yapılamaz.  Tarh zamanaşımı bittikten sonra geçmişe yönelik matrah takdiri için vergi inceleme raporu veya takdire veri raporları ile tarh zamanaşımı sonrası sevkler söz konusu olabilir. Bu gibi durumlarda tarh zamanaşımı geçtikten sonra takdir komisyonu kararı baz alınarak, 6,7. Yılda muhtemel tarhiyatlar için tarhiyatın dayanakları veri ve ceza ihbarnamesine eklenmelidir. Takdir komisyonu kararının ekini oluşturan vergi tekniği raporları da tarhiyatla birlikte mükellefe tebliğ edilmelidir. (VUK mad. 35/11, VUK mad. 366/1 ) (AİHS mad. 6/9)

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Usame ÜNLÜ 6 ay önce

İhtirazî kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan tahakkuklar ve kesilen cezaların dava konusu yapılması ve bunların iptali sonrasında; aynı dönem için vergi incelemesi yapılıp vergi ceza ihbanamelerinin düzenlenmesi halinde ve bunun da dava konusu olması halinde mahkemenin kararı hangi yönde olmalıdır? Mükerrerlik sayılıp doğrudan iptal mi edilmelidir yoksa klasik yargılama sonrası ret veya kabul kararı mı verilmelidir? Buna ilişkin bir değerlendirme göremedim yazınızda. Selamlar.