ÇÖZÜMÜN ANAHTARI 'DAHA İYİ YARGI’DIR

Av. Mehmet Gün, Hukukihaber.net’e özel çarpıcı açıklamalar yaptı. Türkiye’de yıllardır çözülemeyen Kürt sorununun bir hukuk meselesi olduğuna dikkat çeken Gün,  “Türkiye’nin en büyük iki sorunundan ilki Kürt sorunu… Kürt kardeşlerimizin haklarını verme konusu Türkiye’de bir hukuk meselesidir. Bu sorun çözüldüğü zaman Türkiye’nin önemli bir enerji kaybı ortadan kalkacak” dedi. 

İşte Av. Mehmet Gün ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi;
TÜRKİYE’NİN İKİ BÜYÜK SORUNU

Türkiye’nin en büyük iki sorunundan ilki Kürt sorunu… Kürtlerin şikâyetlerinin hepsine bakın: dertleri haklarının onlara verilmemesi meselesi yani hak meselesi. Kürt kardeşlerimizin haklarının verilmesi meselesi Türkiye’de bir hukuk meselesi, bu da bir yargı meselesidir. O mesele çözüldüğü zaman Türkiye’nin önemli bir enerji kaybı ortadan kalkacaktır. 

İSLAM DÜNYASINDAKİ AYRILIK…

İkinci mesele daha evrensel boyutu olanı Alevi-Sünni meselesidir. İslam dünyasında Alevilerle Sünniler arasındaki suni farklılığı giderilebilmek için gerekli olan kültür birikimi, toplumsal olgunluk ve tartışma serbestliği Türkiye’de var. Türkiye bu meseleyi çözebilir; çözdüğü zaman İslam dünyasındaki gereksiz bir ayrılığı ortadan kaldırabilir. Bunun gerçekleştirilmesi Türkiye’yi çok farklı ve ileri bir noktaya taşır. O ileri noktaya varabilmek de demokratik hakları vermeye bağlıdır. Nihayetinde bu da bir hukuk meselesidir. Hukukumuz, kanunlarımız, kurallarımız Kürt kardeşlerimiz için de Alevi kardeşlerimiz için de farklı şeyler öngörmüyor; tersine “herkes kanun önünde eşittir” diyor. 
Peki kanun böyle diyorsa uygulama neden öyle olmuyor? 

Burada da mesele gelip yargıya ve Yargı’daki sorunlara dayanıyor. Yargının sorunları Yargı kurumunun ve yargıçların kabahati midir? Hayır! Sebep yargının elini kolunu bağlayan çeşitli durumlardır. Kural oluşturmada ve koymada sorunumuz yok, kendi kurallarımızı oluşturabiliyoruz. Ancak kuralları işletmek için kurduğumuz mekanizmanın iyi işlemesini engelleyen bir sürü engeller de koyuyoruz. Diğer bur husus da mekanizmanın ihtiyacı olan yatırımları yapmıyor, ihmal ediyoruz olmamızdır. Güzel kanunlar oluşturmakla birlikte; iyi işletecek kurumlar ve mekanizma kuramadığımız için sonuçları bölük pörçük oluyor ve bazen kurallar işe yaramaz hale gelebeliyor. Yargı mekanizması düzelir ve işlevini serbestçe gösterebilirse o zaman o kanunlar da kurallar da hayata etkin olarak geçer. 

'BİR KÖPRÜYE BİLE SEVİNİYORUZ'

Sadece Kürt meselesinin çözülmesi Türkiye’ye milyarlarca dolar tasarruf ettirir. Görüyorsunuz özelleştirme yoluyla bir köprü yaptığımıza bile seviniyoruz. Bu tür yatırımları devletimizin kendi parası ile yapabildiğimiz zaman durum ne kadar çok farklı olur! Alevi - Sünni meselesine çözüm bularak ayrımı ortadan kaldırmak İslam coğrafyasındaki bölünmüşlüğü ortadan kalkar. O zaman ise kilitlenen bir çok sorun hızla çözülerek Atlantik’ten Pasifik’e kadar uzanan coğrafyada barış hakim olur, zenginlik gelir. 
HUKUK HERKESE AYNI İŞLEMİYOR

İslam dini oluşumuna da çok önemli katkılar verdiği evrensel değerlere sahiptir. Bölünmüşlük bu değerlerin tam egemen olmasını engelliyor. Temel sebebi ise Alevi – Sünni bölünmüşlüğüdür. Bu bölünmüşlüğü ortadan kaldıracak bir ülke var; o da Türkiye’dir. Türkiye’nin önündeki tek engel hukuk ve yargı meselesidir. Hukuk kurallarının herkese ve kesime aynı şekilde işletilebilmesi ise etkin ve verimli çalışan bağımsız yargı meselesini gündeme getiriyor. Yargı işlevini iyi ve doğru olarak gösterebilirse Türkiye evrensel çözümün anahtarını çevirmeye başlamış olur. Benzer büyüklükteki Mısır’dan 60-70 yıl ileride olan Türkiye yargıyı geliştirerek tüm dünya için önemi olan çok büyük işlere imza atabilir. 

Torba yasa tekniği hakkında neler düşünüyorsunuz? 

Ülkenin ihtiyacı olan konularda kanun yapılması meselesinin bir toplumsal iletişim meselesi olduğunu düşüyorum.  Toplumsal olarak bir iletişim sorunumuz var. İletişimin  temelinde karşısındakinin varlığına saygı yatar. Saygının üzerine bir de sevgi eklenebilirse ne ala. Ben ülkemiz insanlarının birbirini sevdiğini düşünüyorum. Sevgi her şeyin üzerine konulacak bir örtü gibidir; ama saygı mutlaka olması gereken bir temeldir.  İletişim sorunumuzun en temelinde birbirimize saygımızın olmamasıdır. Saygı eksikliğinin temelinde de yargının işlevini iyi gösteremiyor olmasıdır. Yargının toplumda karşılıklı saygıyı mutlaka sağlaması gerekir; sevgi kendiliğinden oluşacaktır. Özellikle şunu belirtmek istiyorum; yargının her bakımdan önemli olan işlevlerinden toplumda karşılıklı saygıyı oluşturamamasının nedeni yargıçlar değildir; yargı’nın işlevini baskılayan bin türlü sebep vardır.
TOPLUMUN GENLERİNİ DEĞİŞTİRMEK GEREKİYOR

Kabul etmemiz ve iğneyi önce kendimize batırmamız lazım ki yargımız kendimize benzemektedir. İnsanların yargıya başvururken nasıl davrandıkları yargının nasıl işlevini göstereceğini belirliyor. Yargıya gidenler doğruyu söylemiyor, yargılamaya yardımcı olmuyor. Yargılamaları suistimal etmek ve kendi lehine etkilemek için her türlü çaba hoş görülebiliyor. Toplumun yargıyı iyileştirmek ve çözüm bulmak için harekete geçmesi gerekir. Çözüm için başlanılacak nokta Yargı ve toplumun yargı ile ilişkileridir. Başka bir deyişle toplumsal çözüm yargı vasıtası sağlanabilir. 
YARGI’DAKİ SORUN GÖRÜLEMİYOR

Yargının işlevini gösteremediği halde işlermiş gibi görünmesi ülkenin ve yargının sorununun kaynağının görülmesine engel oluyor. Bir örnek vermek gerekirse Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013 yılında 23 bin tane kararı sonuca bağlamış. İki heyet var orada. Heyet başına her gün çalışsalar; her bir karar için düşen süre 8 dakikadır. Yargıtay’daki sorun şudur;  gelen iş sayısı kadar çıkan iş sayısı gözüküyor. Yargıtay’daki gelen işleri elde bulunan kaynakların yettiği süreye bölüştürme tavrı temyizde işyükü çokluğu ve sıkıntı olduğunu yani sorunu gizliyor. Yargıda adaletin sağlanması önemlidir; bundan hız ve sayı güşüncesi ile ödün verilemez. Herkes görevini layık olduğu şekilde yaparsa hem iş yükü sorunu hem de kaynak yetersizliği sorunu veboyutları görünür hale gelecektir. O zaman yüce Türk Milleti her sorununu oludğu gibi bu sorunu da en iyi şekilde çözecektir. 
(Hukukihaber.net)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.