Benim canım yanıyor, herkes sakin olsun
Acılı baba, "Akşam evde yemeğe geldim. Oğlum da işten geldi. Yemek yedik. Ben 'Çıkıyorum' dedim. Benden sonra annesine 'Dışarı çıkıyorum' demiş. Annesi de dışarıda olaylar var çıkma demiş. Benim evim ana caddeye yakın. Bizim olduğumuz muhitte olay olmaz. 200 metre yukarıda. Olayların kaynağının olduğu yerde vatandaşlar toplu halde yürüyerek geliyorlar. Işıklarda sönük. Saat 6'da ışıkları söndürdüler. Bunlar da üç arkadaş kol - kola giriyorlar. Caddenin kenarında bunları gözlüyorlar. Onlar, onların üzerine geliyor. Hepsi beş dakikada biten iş. Çocuğun eve gelip, dışarıya çıkıp hadisenin olması hepsi on dakika. 10 dakikanın içerisinde kör kurşun geliyor. İsabet ediyor. Kurşun eylemcilerden gelmiş" dedi.

'Bu olayları biz tasvip etmiyoruz'

"Herhangi bir kavga yaşanmış mı" sorusuna baba Karamanoğlu, "Hayır bizimkilerde bir şey yok. Bizimkiler sadece onlara bakıyor, merak işte genç çocuklar. 22 yaşında genç çocuk. Merak edip bakıyorlar. Gidiyorlar üç arkadaşıyla beraber. Karanlık tabi. Zifiri karanlık. Mermi nereden geliyor. Olduğu yere yıkılıyor. Yanındaki arkadaşı dürtüyor. Ne oluyor diyor. Ses yok. Düşüyor olduğu yere. Yüzünü vuruyor. Dudağı yarılıyor. Kurşun buradan girmiş, buradan çıkmış. Bedava ölüm. Bir mağazada çalışıyordu. Üç ay oldu askerden geleli. Benim sağla, solla herhangi bir şeyle ilgim yok. Biz hep Türk milletiyiz. Türk'üz. Vatanımız tek. Bu olayları biz tasvip etmiyoruz. Nedir yani. Okmeydanı'nda kırmadıkları dükkan, yer kalmadı. Yaktılar, yıktılar her tarafı. Böyle şey yok. Polis yok. Bir tane polis önlerine çıkıp nereye gidiyorsun arkadaş diyen yoktu. Herkesin evladı var. Benim canım yanıyor. Yarın başkasının canı yanar. Yazık, günah bu millete. Bu gençlere yazık. Birlik beraberlik olacağız." diye cevap verdi.

'Lütfen herkes sakin olsun'

Burak Can Karamanoğlu'nun akrabası Dursun Eker ise "Karşıt gruplar arasında bir çatışma falan yok. Karşıt gruplar arasında bir çatışma oldu çocuk orada öldü gibi bir şeyler var. Öyle bir şey yok. Tamamen Berkin'in cenazesine katılan grupların dağılıp, Okmeydanı'nda taşkınlık yapması ve o sırada tesadüfen bu gençlerle karşılaşması neticesinde hadise. Yani karşıt grup yok, çatışma yok. Bir tarafta değnek var, bir tarafta sopa var, diğer tarafta sopa var, öyle bir şey yok. Tamamen kalabalığın içerisinden tanımadığımız şahısların ateş açması sonucu bizim bir gencimiz vefat etti. Başka vefatlar olmasın, başka canlar yanmasın. Biz taşkınlık çıkmaması için cenazeyi burada değil memleketimizde toprağa vereceğiz. Biz millete sağduyu çağrısında bulunuyoruz. Lütfen herkes sakin olsun" dedi.



ŞEHİT POLİS, SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Tunceli'de dün gece çıkan olaylar sırasında kalp krizi geçirirek şehit olan 30 yaşındaki polis memuru Ahmet Küçüktağ, memleketi Elazığ'da düzenlenen törenle gözyaşaları arasında son toprağa verildi.  Tunceli Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, "Şehidimizin muhterem annesi, babası kederli eşi sevgili Gülşah kızım, hakkınızı helal ediniz. Şiddete karşı emanetinizi koruyamadım. Rahat uyu kardeşim. Rahat uyu kısa ömür, rahat uyu kısa saadet" dedi.

Tunceli'de dün gece Berkin Elvan'ın ölümünü protesto eden göstericiler, polisle çatıştı. Polis göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullanırken, göstericiler de polise molotof ve taşlı saldırılarda bulundu. Polis memuru Ahmet Küçüktağ'ın içinde bulunduğu Shortland tipi araç, göstericilerin yoğun taşlı saldırısı altında kaldı. Bu sırada araç içinde fenalaşan Küçüktağ, meslektaşları tarafından Tunceli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada kalp krizi geçirdiği belirlenen Küçüktağ için Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi'nden askeri helikopterle kalp pili getirildi. Ancak, kalbi duran ve doktorların tüm çabası ve pilin takılmasına rağmen Küçüktağ, şehit oldu.

Şehit Küçüktağ'ın Malatya Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside kalp krizinden öldüğü belirlendi. Yoğun gazdan etkilendiği gerekçesiyle kalp krizi geçirdiği ileri sürülen Küçüktağ'ın kalp krizine neden olan unsurların belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Şehit Küçüktağ için ilk cenaze töreni saat 11.00'de memleketi olan Elazığ'da Emniyet Müdürlüğü önünde düzenlendi. Törene, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Elazığ Valisi Ömer Faruk Koçak, Ak Parti Elazığ milletvekilleri, Tunceli Valisi Hakan Yusuf Güner, 8'inci Kolordu Komutanı Korgeneral Orhan Akbaş, Elazığ Emniyet Müdürü Nihat İşlek, Tunceli Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, şehit polis memurunun eşi Gülşah, annesi Miyase, babası Süleyman Küçüktağ, meslektaşları ile yakınları katıldı.

Törenden önce rahatsızlanan anne Miyase Küçüktağ'a sağlık ekipleri tarafından müdahalede bulunuldu. Törende, şehidin eşi ile anne ve babası güçlüklü ayakta durabilirken, yakınları gözyaşları döktü.

Törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, çelenk gönderdi.



RAHAT UYU KISA ÖMÜR, RAHAT UYU KISA SAADET

Törende bir konuşma yapan Tunceli Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, "Bir yiğit vatan evladını daha kalbimize gömdük. O insanımızı rahat bırakmayan öfkeye karşı mücadele vermekteydi dün akşam. Kimseye söylemedi, vasiyet etmedi belki ama, ben onun fısıltılarını duymaktayım. Bu öfkenin sebepleri ile mücadele etme ödevini de bizim omuzlarımıza bıraktı. Evet, bir kavga vereceğiz, ancak öfkelilere karşı değil. Öfkenin sebeplerine karşı olacak bu kavga. Biz geride kalanlar az biraz daha yaşayacak olanlara söz veriyoruz, öfkenin sebeplerini yok edeceğiz. Şehidimizin muhterem annesi, babası kederli eşi sevgili Gülşah kızım, hakkınızı helal ediniz. Şiddete karşı emanetinizi koruyamadım. Rahat uyu kardeşim. Rahat uyu kısa ömür, rahat uyu kısa saadet" dedi.

BAKAN GÜLLÜCE DE CENAZEYE OMUZ VERDİ

Elazığ Emniyet Müdürlüğü önünde düzenlenen törenin ardından şehit Ahmet Küçüktağ'ın cenazesi İzzetpaşa Camii'ne götürüldü. Burada Elazığ Müftüsü Peyami Güngör'ün kıldırdığı cenaze namazının ardından Küçütağ'ın tabutu cenaze arabasına götürülürken Çevre ve Şahircilik Bakanı İdris Güllüce de tabutu bir süre omuzlarında taşıdı.

BÖYLE EVLAT YETİŞTİRDİĞİNİZ İÇİN ALLAH RAZI OLSUN

8 ay önce evlendiği belirtilen şehit Ahmet Küçüktağ'ın cenazesi daha sonra toprağa verilmek üzere, Elazığ'ın Harput Mahallesi Mezarlığı'na götürüldü. Tunceli Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, baba Süleyman Küçüktağ'a Türk bayrağını vererek, "Allah'ım sabır versin, şan ve şereftir. Bir insana altın denilecekse, buna denilecek. Bu kadar kaliteli, o kadar sevilen, o kadar idealist, o kadar vatan perver, çok memnun olduğumuz bir arkadaşımızdı. Allah sizden razı olsun, sizin gibi böyle vatan evladı yetiştiren anne babalardan. Size borçlu kalacağız" dedi.

"YAPANLARA KALMASIN"

Büyük üzüntü yaşayan anne Misaye Küçüktağ ise, "Kuzumu benden aldılar, yaktılar canlı canlı. 4 kişi var içinde 3 kişi çıkıyor, bir kişi çıkamıyor. Bu dünyada da öbür dünyada da iki elim onların yakasında. Rabbim alsın intikamını, Allah'ıma güveniyorum. Allah'ım senin adaletine güveniyorum. Yapanlara kalmasın. Allah'a havale ediliyorum" diye ağıtlar yaktı. Eşi Gülşah Küçüktağ ise kadın polislin yardımıyla güçlükle ayakta durabildi.

Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.