Doğan Öz, ölümünün 32. yıldönümünde anıldı.

Dün, İzmir, Eskişehir ve Bursa\'daki anma törenlerine katılan Öz\'ün yakınları ve aydınlar, bu cinayetin çözülmesi durumunda tüm karanlık olayların aydınlanacağını vurguladı. İzmir\'de \'Karanlıklar Aydınlansın\' isimli bir imza kampanyası başlatıldı ve birçok aydın, kampanyaya destek verdi. Türkiye\'deki karanlık olayların üstüne giden ilk savcı olarak bilinen Doğan Öz, 12 Eylül\'den önceki sağ-sol çatışmalarının arkasında kontrgerilla olduğunu belgeledi. Onun da, Özel Harp Dairesi\'ne bağlı çalıştığı bilgisine ulaştı. Ardından kontr-gerillanın CIA ve İsrail gizli servisleri tarafından yönlendirildiğini başbakana rapor etti. Cinayetten birkaç ay önce de endişelerini eşi Sezen Öz\'le paylaştı: \"Soruşturduğum bazı olayların izi, devlet içinde üst makamlara kadar tırmanıyor. Korkmaya başladım.\"

İzmir, Eskişehir ve Bursa\'daki anma törenlerine katılan aydınlar, Türkiye\'de darbe, tertip, linç, ırkçılık ve provokasyon yerine demokrasi, barış ve kardeşliğin kazanması gerektiğini vurguladı. İzmir\'de \'Karanlıklar Aydınlansın\' isimli bir imza kampanyası başlatıldı. Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şubesi\'ndeki dünkü anma toplantısına çok sayıda şair, yazar ve akademisyen katıldı. Toplantıda konuşan şair ve yazar Asım Gönen, 32 yıl önce öldürülen Öz\'ün dosyasının yeniden açılmasını ve karanlıkların aydınlanmasını istedi. İddia edilen Ergenekon terör örgütüne yönelik davanın da yeterli olmadığını ifade eden Gönen, bu kapsamda aydınların katılımıyla \"Karanlıklar Aydınlansın\" isimli bir imza kampanyası başlattıklarını söyledi. Ahmet Telli, Adnan Özyalçıner, Ragıp Zarakolu, Mahmut Temizyürek gibi isimlerin desteklediği kampanyanın hızla büyüdüğünü, kısa sürede bini aşkın yazar, şair ve akademisyenin, gizli yapılanmaların açığa çıkarılması için imza verdiğini belirten Gönen, aydınlar olarak bu konunun gündemde tutulması için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti.

Eskişehir\'de \'Karanlıklar aydınlatılsın\' yazan pankartın açıldığı toplantıda söz alan savcı Öz\'ün yeğeni Prof. Dr. Demet Özbabalık, Meclis dışında da karanlıkları aydınlatma komisyonu kurulması gerektiğini belirterek \"Türkiye\'deki provokasyonlar, cinayetler, bütün darbe ve planları soruşturulmalı; bunları yapan kurum ve kişiler ortaya çıkarılarak cezalandırılmalı. Kozmik odalar açılmalı. TSK\'nın siyasete müdahalesi ve parti kapatmalar son bulmalı.\" dedi. Kontrgerilla hakkındaki araştırma ve yargılamanın hiçbir siyasal yasayla sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Özbabalık, JİTEM, Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler ve polise öldürme ve işkence yapma yetkisi veren PVSK\'nın kaldırılması gerektiğini kaydetti. Bursa\'da Yazın ve Sanat Derneği\'ndeki toplantıya katılanlar da aydın ölümleri ve cinayetlerin aydınlatılmasını, çeteciler ile darbecilerin de yargılanmasını istedi.

31 yıl önce kontrgerillayı rapor etti

Eski Ankara Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz, karanlık ilişkilerin üstüne giden ilk bürokrat. 12 Eylül\'den önceki sağ-sol çatışmalarının arkasında kontrgerilla olduğunu belgeledi. Onun da Özel Harp Dairesi\'ne bağlı faaliyette bulunduğunu tespit etti. Kontrgerillanın, CIA ve İsrail gizli servisleri tarafından yönlendirildiğini başbakana rapor etti. Rapordaki son cümleler şöyleydi: \"Bazı goşist sol akımlar gerçek hedefmiş gibi gösterilerek, hedef saptırılarak sıkıyönetimi çağırma, seçimle, olmazsa darbeyle iktidar olma demokratik yaşama biçimini yok ederek halkı sömürme seçeneği tek seçenek durumuna getirilme çalışmasıdır yapılan.\" Öz, dava açmaya hazırlanırken 24 Mart 1978\'de uğradığı suikast sonucunda hayatını kaybetti. 1978\'in Ocak ayında eşine \"Soruşturduğum bazı olayların izi, devlet içinde üst makamlara kadar tırmanıyor. Korkmaya başladım. Ama üzerine gidilmesi lazım.\" demişti. ÖMER ORUÇ, MEHMET KURU, E.TUNA ALATÜRK, İZMİR, ESKİŞEHİR, BURSA Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.