İnternet medyası çalışanlarına sarı basın kartı


"Özellikle haber portallarını, Basın Kanunu içerisine almak suretiyle o arkadaşlarımızın da Sarı Basın Kartı almasını, ilan ve reklamgirdilerinden istifade etmelerini sağlayacağız. 2004'te özgürlükçü bir basın kanunu olarak çıkarttık. Bu güne kadar da bir şikayet gelmedi.1994 yılından bu yana 16 yıldan bu yana değiştirilmeyi bekliyordu. Onu tamamen yeniledik. İnternet medyası ve basınçalışanlarının özellikle şikayet ettikleri TCK'nın 3 ve 4. maddesi ile ilgili yeni bir düzenleme yapacağız. Bunlar haberleşmenin gizliliğini ihlalden tutunuz, adli soruşturmanın gizliliğini ihlalinden, adli yargılamayı etkilemeyi teşebbüsten, haklarında dava açılan ve çok sayıdagazeteci arkadaşımızın şikayetlerine asgariye indirecek, özgürlükçü ve daha ileri demokrasi anlayışı içinde meclis kapanmadan çıkaramadığımız değişiklikleri bu kez Ekim ayını takiben hemen ele alıp çıkarmak istiyoruz. "

"BASIN SANSÜR EDİLEMEZ, EDİLMEMELİ"

Basının özgür olması gerektiğini söyleyen Arınç, "Halkın gözü kulağı ve dili basındır. Basını engellemek, görev yapmasına mani olmak, onları basın mesleği ile ilgili konularda gazetecilik yaparken ceza yada tutuklanmasını hiçbir zaman ön görmüyoruz. Ancak tartışmalar sürerken de bugün cezaevinde hükümlü olarak bulunan sıfatı gazeteci olarak 30 civarında insan var. Bunların çoğu Terörle Mücadele Kanunu'na göre hüküm giymişlerdir. Bunlar terör örgütünün propagandasını yapmak, eylemlerine karışmak, örgütün bir takım lojistik desteğini sağlamak gibi suçlamaları içeriyor. Bağımsız Türk Mahkemeleri karar vermiş ve bunlar gazeteci sıfatını taşımalarına rağmen Terörle Mücadele Kanunu'na ayı hareket ettiklerinden dolayı ceza almışlardır. Burada dürüst olmamız lazım. Türkiye terörle mücadele eden bir ülke. 30-40 yıldır bu acıyı içimizde hissediyoruz. En sonda bildiğiniz gibi 13 tane kardeşimiz kahpece, kalleşçe şehit edildi. Bazen sokak ortasında uzman çavuşları katlediyorlar, molotofkokteyli atıyorlar, bir başka yerde de çeşitli terör eylemi yapabiliyorlar. Bu kanun bu nedenle terör örgütünün propagandasının yapılmasını, onun desteklenmesini, ona eylemlerinde kahraman muamelesi yapılmasını yasaklıyor. Dolayısıyla gazeteci arkadaşlarımızın görevlerini yaparken bu kanun hükümlerine uygun davranması gerekir. Hepimizin kalemi var. Kalemi silah olarak kullanmayacağız. Hepimiz görevimizi yapacağız, ama terör örgütüne destek olabilecek, ne bir yazı, ne bir haber, ne bir manifesto içinde olamayacaklar. Terörü kalemimize alet etmeyeceğiz" dedi.

"ÇOCUKLARIMIZI PORNOCULUKTAN KORUMAMIZ GEREKİYOR"

İnternet yasaklarına ilişkin konuşan Bülent Arınç, "Biliyorsunuz, Türkiye'de Telekomünikasyon Kurumu, internete isteğe bağlı olarak bir filtreleme sistemi getirecek. Bu 18 Ağustos'ta sanırım yürürlüğe girecek, o zaman dedim ki bu doğruydu; çünkü çocuklarımızı şiddetten korumamız gerekiyor, pornoculuktan korumamız gerekiyor. Öyle rezil siteler var ki. Affedersiniz hayvanlarla çiftleşmeyi, öyle adi siteler var ki, çocuk pornosunu yaygınlaştırmayı istiyor. Öyle siteler var ki. Sevgilinizi nasıl öldürebilirsiniz diye size metot öğretiyor. Şimdi bu cani haftalarca google'dan arama yaparak nasıl bomba yapılacağını öğrendiğini söylüyor. Bomba imal etmek, mayın patlatmayı, köprüyü havaya uçurmayı uygulamalı olarak verilen sitelerin insanlığa bir faydası olup olamadığını Norveç'te 90 kişi öldükten sonra birileri bir daha düşünsünler" diye konuştu.

"TÜSİAD BAŞKANI BAYANLA KARŞI KARŞIYA GELDİK"

Arınç, TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner için, "Ben bu bayanı eleştirmiştim. O da beni eleştirdi. Ödeşmiştik. Tekrar eski günlere dönecek halim yok. Ama Norveç'teki cani diyor ki, 'Ben bomba yapmanın tekniklerini web sitelerinden öğrendim'. Kendi çocuklarımızın bu noktalara gelmemesi için anne ve babaların isteklerine bağlı olarak bir koruyucu sistem geliştirmenin bence hiçbir zararı olmaz. Olsa olsa faydası olur. Terörle ilgili bu alçakça ihanete karşı basına çok önemli görev düşüyor" dedi.

"GRİ PASAPORTUNUZU HEMEN ALIN"

Gazetecilere seslenen Arınç, "Ulusal medya gibi yerel medyada çalışan gazetecilerimizde gri pasaport (görev pasaportu) almaları konusunda İçİşleri Bakanlığı ile anlaştık. Görev dönüşü iade etmemek koşulu ile pasaportlarınızı iki yıl kullanabilirsiniz. Benim dediğime bakın, başka bir şeye bakmayın. O yüzden şimdi hepiniz gri renkli pasaportlarınızı alın, gideceğiniz yere gidin, vize çilesinden kurtulun beyefendi gibi karşılanın o ülkelerde. Başka neler neler yapacağız ama, bütün bombalarımızı buradan patlatmayalım" ifadelerini kullandı.



SABAH

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.