İş kazalarındaki tahribat savaş bilançosu gibi
İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneği (İSAG) Başkanı Levent Kavlak, iş kazaları nedeniyle 10 yılda 12 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, 20 binin üzerinde insanın sakat kaldığını, milyarlarca dolarlık kayıp oluştuğunu söyledi.
Kavlak, Türkiye'de iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğunun 1 Ocak itibarıyla zorunlu hale getirildiğini, işverenlerin 630 bin iş yerinde iş güvenliği uzmanı istihdam etmek zorunda olduklarını anlattı.

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün açıklamasına göre 630 bin iş yerinden yüzde 25'i, yani 130 bin iş yerinin bu zorunluluğu yerine getirdiğine dikkati çeken Kavlak, yıl sonuna kadar sayının artacağını ifade etti.

Türkiye'de 20 bini A ve B sınıfı olmak üzere 100 bin iş güvenliği uzmanı bulunduğunu, bunların tamamının istihdam edilmediğini belirten Kavlak, "Bizim aktif olarak, 'çok tehlikeli' ve 'tehlikeli' dediğimiz iş yerlerinde 20 bin iş güvenliği uzmanından 7-8 bini görev yapıyor çünkü işverenler henüz olayın ciddiyetinin farkında değil" diye konuştu.

Kavlak, işverenlerin henüz olayın ciddiyetinin farkında olmadıklarını kaydederek, geçiş dönemi nedeniyle "gevşek" davrandıklarını öne sürdü.

"İş kazaları savaş bilançosu gibi"

"İş kazaları nedeniyle son 10 yılda 12 binin üzerinde insan yaşamını kaybetti, 20 binin üzerinde insan sakat kaldı, milyarlarca dolar maddi kayıp oldu" diyen Kavlak, bilançonun çok ağır olduğunu söyledi.

Kavlak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İş kazalarındaki tahribat adeta savaş bilançosu gibi. Son iş kazalarıyla bunun önemi daha da ortaya çıktı. Sadece idari cezalarla değil, yargı boyutuyla da gündeme geldi çünkü yargı boyutu işin daha da önemini ortaya çıkardı. Bugün, her gün iş kazası haberi geliyordu. Yaşamını kaybeden çalışanlar, yargıyla karşı karşıya kalan işverenler, iş güvenliği uzmanları, sakat kalan işsizler, öksüz kalan çocuklar... Bunlar birer yara. İşveren, bunu mali yük gibi görüyor. Oysa iş güvenliği uzmanlarının istihdam edildiği iş yerinde, iş gücü kaybını ve iş kazalarını önlediği gibi ayrıca orada çalışma barışı ve huzurunu getirecek. Bu da verimliliği arttıracak. Bir çalışanın yaşamını kaybetmesi minimum şu an 1-2 milyon lira maliyet getiriyor işverene.

Bugün oysa çok daha düşük maliyetle, orada yüzlerce işçi çalıştırıyor. İnsanların hayatı çok değerli. Parasal kaybın yanında manevi kayıp daha önemli."

"Türkiye olarak, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü bir an önce yerleştirmeliyiz" ifadesini kullanan Kavlak, iş kazaları ve meslek hastalıklarının işverene önemli külfet getirdiğini, önlem alındığında her yıl 4-5 milyar dolarlık kaybın önüne geçilmiş olacağını vurguladı.

"Soma olayı ders olsun"

Soma olayının herkese acı tecrübe olduğunu, gerçeğin işverenler tarafından ciddiyetinin fark edilmesini isteyen Kavlak, iş güvenliği kültürünün Avrupa'da 50 yıl önce başladığını ancak Türkiye'de henüz yeni geliştiğini, oturması için zamana ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Kavlak, konuşmasını şöyle tamamladı:

"İşverenin ikna edilmesi, çalışanların çok iyi eğitilmesi ve devletin çok iyi denetim yapması gerekiyor. Bunlar sağlanırsa iş güvenliği uzmanlarının önü açılmış olacak. Hem işverene hem de çalışanlara maddi-manevi çok büyük katkı sağlayacak. İSAG olarak iş güvenliği uzmanlarını bir araya getirerek, mesleki güce dönüştürerek, çözümlerimizin hızlıca sonuca ulaşmasını, güçlü yapıya ulaşmak istiyoruz. İlgili bakanlıkla istişarelerimiz var. Birçok konuda yardım istiyoruz.

Türkiye'deki bütün şehirleri dolaştık. İş güvenliği uzmanlarının itibarını kazandırana, ciddiye alınana kadar bu işin peşini bırakmayacağız."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.