Denge ve denetim mekanizmasının özellikle de yargının bağımsız işlevini engelleyen bağışıklık ve dokunulmazlıklar, hesap verirliği hukuken veya fiilen ortadan kaldırıp kısıtlayarak bir yandan devlet yönetiminde sorumsuzluğa ve keyfiliğe giden yolu açarken diğer yandan devlet ve devleti temsil eden kamu görevlileri ile vatandaşlar arasında adaletsizliğe, giderek kopuşa ve kutuplaşmaya neden olarak devlet olmanın getireceği faydaları anlamsızlaştırırlar.

Gerçekten de sıradan vatandaşı tutuklattırarak hemen hapishaneye gönderen kanunların, aynı suçu işlemiş olan yöneticiler ve kamu görevlileri hakkında - bağışıklık ve dokunulmazlık nedeniyle - işlemediğini gören vatandaş, devlet yöneticilerinden ve kamu görevlilerinden soğur, hatta giderek nefret eder hale bile gelebilir.

Sadece kamu görevlilerinin yararlandığı kanuni ve fiili bağışıklık ve dokunulmazlıklara ve yargının bağımsız işlevi üzerindeki etkilerine bakarak anayasaların ne kadar "sivil" olduğu ve sivil olduğu kadar iyi anayasa olduğu anlaşılabilir.

Dokunulmazlıkları, niteliklerine ve devlet yönetiminde üstlenilen görevlerin gereklerine uygun ve sınırlı olarak düzenleyen "iyi, sivil" anayasalar, devletin organizasyonunun etkin ve verimlili işlemesi, güçler ayrılığından güç çıkarılması, hukukun üstünlüğü sağlanarak adalet inancının güçlendirilmesi ve toplumsal uzlaşma tesisi için uygun zemini ve temeli sağlarlar.

Yaşadığımız irili ufaklı birçok olayın da gösterdiği gibi mevcut Anayasa'mız bu bakımdan oldukça yetersiz ve sorunludur.

Sayın Sami Selçuk'un özünü ortaya koyduğu milletvekillerinin yasama dokunulmazlığı buzdağının sadece görünen ve belkide tartışılması en az gerekli olan kısmına ilişkindir ve o sebeple de toplumun dikkatini sorunun özünden ve büyüğünden uzaklaştırıcı niteliktedir.

Oysa, milletvekillerinden önce devle yönetimindekilerin kanuni ve fiili dokunulmazlıklarına bakmak gerekir. Zira, devlet yöneticilerinin, kendi hesap verirliklerini - özünde - kendilerine bırakan düzenlemeler devlet üst yönetiminde ömür boyu dokunulmazlık yoluyla bir nevi fiili bağışıklık getirmekte; vatandaş, yöneticilerinden, verilen yetkileri amacına uygun olarak kullanılması dahil, görev ihmallerini bir yana bırakıyorum görevi ihlal ve hatta kişisel suçlarında bile hesap soramamaktadır. Yargıda Hesap verirlik serisi yazılarımda bunların adalet inancını zayıflatan olumsuz etkilerine dikkati çekmiştim.

Yeni anayasada milletvekilleri dışında hiçbir zümre veya kimsenin hukuki veya fiili bağışıklık ve dokunulmazlıkları olmamalı, milletvekillerinin yasama bağışıklığı ve dokunulmazlığı ise işlevlerinin gerekleri ile sınırlı olmalıdır. Hiçbir kişi veya kurumun hesap verirliği ,kendisinin kararına bırakılmamalı, yargı bağımsızca işlev gösterebilmeli, işlevini bağımlılaştıracak, engelleyecek veya zorlaştıracak düzenlemeler en baştan yasaklanmalıdır.


>> Prof. Dr. Sami SELÇUK yazdı; Yasama dokunulmazlığı 

"Yazarın izni ile Facebook/Mehmet Gün sayfasından aynen alınmıştır."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.