banner590

Vesayet kurumu Aile Hukukunu yakından ilgilendirmesi sebebiyle Türk Hukukunda Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku başlıklı ikinci kitabının üçüncü bölümünde düzenlenmiştir. Velayet altında bulunmayan küçükler ile kısıtlanan ergin kişiler Devlet’in koruması altında bulunurlar. Bu yazıda vesayete ilişkin olarak sorulan 10 soru ile konu hakkında temel bilgileri sizlere aktaracağız.

1-Kısıtlama ve Kısıtlama Sebepleri Nedir?

Kısıtlama; kanunda yer alan sebepler ile ergin kişiler hakkında mahkeme kararı ile fiil ehliyetinin sınırlandırılmasıdır. Kısıtlama kararı ile birlikte kısıtlanan kişi medeni haklarını kullanma yetkisinden kısmen ya da tamamen mahrum kalacaktır. Kısıtlanan kişi fiil ehliyetini vasisi aracılığı ile kullanabilecektir.

Kısıtlama sebepleri ise;

- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (TMK m. 405),

- Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim (TMK m. 406)

- Özgürlüğü bağlayıcı ceza (TMK m. 407),

- İstek üzerine (TMK m. 408) olarak düzenlenmiştir.

Kısıtlama sebepleri dışında bir sebeple kişi hakkında kısıtlama kararı verilemez, kısıtlama sebepleri genişletilemez.

2-Vasi Atanmasına İlişkin Taleplerde Yetkili ve Görevli Mahkeme Hangisidir?

Vesayete ilişkin hükümler kamu düzenindendir. TMK m. 411 ile vesayet işlerinde yetkinin küçüğün veya kısıtlı adayının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine ait olduğu düzenlenmektedir. TMK m. 397 ile vesayet organının Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Buna göre kısıtlama kararı verilmesinde küçüğün veya kısıtlı adayının yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkili makam olarak karşımıza çıkacaktır.

3-Kısıtlama Kararına Karşı Başvurulabilecek Kanun Yolu Var Mıdır?

Kısıtlama kararına karşı ilgililer kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yoluna başvurabilirler.

4-Vasi Olarak Görevlendirilen Kişi Hakkında Başvurulabilecek Kanun Yolu Var Mıdır?

TMK m. 422’ye göre “Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.” İtirazın yapılacağı ve inceleneceği merci, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesidir.

5-Vasi Olmak İçin Öncelikli Kişiler Kimlerdir?

TMK m. 414, “Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.” şeklinde bir düzenlemeye sahiptir. Bu madde uyarınca kısıtlı adayının eşi ya da yakın hısımları vasi olarak atanmada önceliklidirler. Yakın hısımları tek tek sayılmamış olup burada hâkimin takdir yetkisi bulunmaktadır. Kişiler arasındaki ilişki ve kısıtlı adayının yerleşim yerine olan yakınlık atamada dikkate alınacaktır.

TMK m. 415’te ise vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kişinin vasi olarak görevlendirileceği düzenlemesi bulunmaktadır. Eğer kısıtlı adayı görüşlerini açıklayabilecek düzeyde ayırt etme gücüne sahip ise onun vasi olarak görevlendirilmesini istediği kişinin atanması mümkündür.

6-Kimler Vasilikten Kaçınabilir?

TMK m. 417 uyarınca aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilirler:

- Altmış yaşını doldurmuş olanlar,

- Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar,

- Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,

- Üzerinde vasilik görevi olanlar,

- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları.

Aşağıdaki kişiler ise TMK m. 418 gereği vasi olamazlar:

- Kısıtlılar,

- Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,

- Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,

- İlgili vesayet daireleri hâkimleri.

7-Vasinin Görev Süresi Ne Kadardır?

Vesayete ilişkin dosyalar derdest dosyalardandır. Kişinin kısıtlılık hali devam ettiği müddetçe derdestlik sürecektir. TMK m. 456 ile vasinin görev süresi düzenlenmiştir. Maddeye göre; “Vasi, kural olarak iki yıl için atanır. Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir. Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.”

8-Vasi Ücret Talep Edebilir Mi?

Velayet ile vesayetin bir farkı da vasinin yaptığı işin ve harcadığı emeğin karşılığı olarak ücret almaya hak kazanabilmesidir. Uygulamada pek bilinmeyen bu husus TMK m. 457 ile düzenlenmiştir. Buna göre; “Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir.”

9-Kısıtlının Yapamayacağı/Yasak İşlemler Nelerdir?

TMK m. 449 ile yasak işlemler başlığı altında vesayet altındaki kişi adına kefil olmanın, vakıf kurmanın ve önemli bağışlarda bulunmanın yasak olduğu düzenlenmiştir.

TMK m. 451’e göre ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasisinin vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.

10-Kısıtlama Kararının Kaldırılması Talep Edilebilir Mi?

Küçüklerde küçüğün ergin olması ile hükümlülerde mahkûm olunan cezanın infaz edilmesi ile kısıtlılık hali sona erer. Diğer kısıtlama hallerinde TMK m. 472 uyarınca yetkili vesayet makamının kararıyla kısıtlılık sona erer. Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.

TMK m. 474 uyarınca “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.”

TMK m. 475 uyarınca “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu Madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.”

TMK m. 476 uyarınca “Kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.”

Av. Ayşe ACAR UMUT & Av. Ünal Can ACAR


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.