Sanat Tarihi Araştırmacısı ve Fotoğraf Sanatçısı Dr. Haluk Uygur, başta çiçeklerin fiziki yapısı olmak üzere, tarihten günümüze kadar gelen sanat yapılarının ve insanların mükemmelliklerinin altın orana dayandığını söyledi.

Uygur, açtığı Temel Sanat Atölyesi’nde sanatın en büyük keşfinin doğa olduğunu belirterek, antik dönemden günümüze kadar gelen sanatı anlattı. Uygur, “Bizim kır papatyası olarak bildiğimiz çiçeğin organ ve yapraklarının bir matematiksel düzen içinde dizildiğini fark ediyorsunuz. Yukarıdaki yaprakların uzunluğu ile aşağıya kat kat inen yaprakların uzunluk oranı öyle oluşmuş ki, yağan yağmurdan tüm organ ve yapraklar aynı oranda nasibini alıyor. Tabi bu gerçek güneş ışınları için de geçerli” dedi.

Mısır’ın başkenti Kahire’deki 7 piramidin günümüze kadar sağlam kalmasının altında yatan sır ile birçok bitki ve canlının yok olup giderken, bulduğu her toprak parçasında yaşamını güvenle devam ettiren kır papatyasının sırrının aynı şey olduğunu ifade eden Uygur, “Sanat tarihinde temel konularımızdan biri olan güzellik ve sağlamlığın matematiksel ifadesi olan bir orandır. Biz buna altın oran veya kutsal bölünme diyoruz” dedi.

Dr. Haluk Uygur, dünyanın en gelişmiş varlığı olan insanın da hem estetik hem de sağlam olmasının nedeninin, en küçük hücresinden makro düzeyde vücut yapısına kadar altın orana yakın bir matematiksel düzenlemeye sahip olmasından geldiğini sözlerine ekledi.