ASTROLOJİ

Göksel cisimlerin ve astronomik fenomenlerin, insan karakteri ve kaderi üzerine etkilerinin olduğu önermesini konu alan, bilimsel gerçekliğe sahip olmayan sözde bilim. Yunanca yıldız anlamına gelen 'astro' ve bilgi anlamına gelen 'logos' kelimelerinden türemiştir.

Sözdebilim Nedir?

Sözdebilim veya sahte bilim, bilimsel argümanlar kullanılarak ileri sürülen, ancak bilimsel çalışmaların gerektirdiği materyal, metot, test edilebilirlik gibi standartları taşımayan veya yeterli bilimsel araştırma ile desteklenmeyen iddia, inanç, bilgi ve uygulamalar bütününe verilen addır. 

Sözde bilim genellikle belirsiz, çelişkili, eleştirilere yönelik aşırı tepki ve kişiselleştirmeler, destekleyici verilerin abartılması, sonuçlara yönelik doğrulanması imkânsız abartılı iddialar ile karakterize, kullanıcıları açısından da sosyal, maddi-manevi kazançlar sağladığı düşünülebilecek konular üzerinden yürütülür. 

Bir alan, uygulama veya bilgi;

1- Kendisini bilimsel olarak sunduğu ve

2- Bilimsel araştırmanın kabul edilen normlarını karşılamakta ve daha önemlisi bilimsel metodun kullanılmasında başarısızlık gösterdiğinde sözdebilim olarak adlandırılır.

Sözdebilimi tanımlayan diğer niteliklerden bazıları:

- İddianın, yanlış veya ilgisiz olma durumu metodolojik araştırmalarla kanıtlansa bile bilimsel diye öne sürülmeye devam edilmesi,

- Teorinin öngördüğü sonuçların gösterilemeyişi,

- Kullanılan veri veya metodolojinin araştırılması isteklerine, bilginin gizli veya özel olduğu gerekçeleri ile karşı çıkılması,

- Bilim insanlarının bu konuyu bildikleri, ancak sonuçları halka açıklamadığı şeklinde komplo teorileri öne sürülmesi,

- Yanlış olduğu ispatlanmayan iddiaların zorunlu olarak doğru olduğu iddiası,

- Uygulanan işlemin tanımını yapmakta başarısızlık,

- İddia edilen sonuçları diğer araştırmacıların da yeniden üretebilmesi için gereken enformasyonun sağlanmasında başarısızlık,

- Deneysel sonuçların seçmeci kullanımı ve iddiayı desteklemeyen veya onunla çatışan verilerin göz ardı edilmesi, reddedilmesi, kenara konulması.

Astroloji size gelecekte ne gibi etkiler içerisinde kendinizi hissedebileceğinizden sizi haberdar edebileceğini iddia eder. Eskiden astrologlar gök günlüğü adı verilen ve gökyüzü konumunun gün, ay ve yıl olarak gösteren bir kitap ve ev tabloları kullanarak Yıldız Haritası grafiğini çıkartırlardı.

Tarihçe

Gök olaylarına bakarak kehanetlerde bulunmak, özellikle de felaketleri kestirmek, tarihte pek çok toplumda gözlenmiştir. Bunun ilk yazılı örneği Mezopotamya'daki Asur ve Babil uygarlıklarındadır.

Günümüzde Batı'da varolan astroloji sisteminin kökeni Eski Yunan'dan gelmektedir. Büyük İskender dönemine kadar, Eski Yunan'daki gökyüzü incelemeleri yeryüzünde olan olayların açıklamasını ve kehanetleri içermezdi. Gelecekle ilgili tahminler, gökyüzü cisimlerinin hava durumunu etkiliyor olduğu görüşünden ibaretti. Bu dönemden sonra Mezopotamya uygarlıklarının etkisi ile Eski Yunan'da astronominin yanı sıra astroloji de boy göstermeye başladı.

Bundan çok uzun zaman önce, erkeklerle kadınlar geceleyin yıldızlı gökyüzüne baktılar ve bu yıldızların ne olduğunu, yaşamları üstünde ne etkiler yaptığını merak ettiler. Başlangıçtaki bu ilk sorulardan astroloji doğdu. Hiç kimse, astrolojinin yazı öncesi geleneğinin ne kadar eski olduğunu tam olarak bilmiyor. Yazılı tarihte ilk ortaya çıkışı ise MÖ 2500 yılında, gezegenlerin insanın kaderini etkileyen güçlü tanrılar olduğuna inanılan Mezopotamya'da olmuştur. Bu ilk astrologlar gökyüzünü dikkatle izlemeye ve onun geceleri parıltılı, muhteşem sessizliğinde gördüklerinin düzenli kayıtlarını tutmaya başladılar. Astroloji danışmanları Kraliyet ailesine devlet yönetimi konusunda akıl verirlerdi ve Mezopotamya tarihinin erken dönemlerinde astroloji "kraliyet sanatı" olarak düşünülürdü.

Mezopotamya gökbilimcileri göklerin işleyişini açıklamak için yeni geometri bilimini kullanmaya başladıkları sıralarda, eski Yunanlar, zaten tanrılarının geniş panteonuyla övünmekteydiler. Yunanlar, Mezopotamya'nın astrolojik kehanet biçimini kendi mitolojileri ve yeni geometri bilimiyle birleştirip zodyaka dayananan kişisel bir astroloji geliştirdiler. Yunanca "zodiakos kyklos" ya da "hayvanlar dairesi" anlamına gelen bu kuşak, güneşin bir yıl boyunca gökyüzünde izlediği eliptik yörüngesinin her iki yanında dokuz derece uzanır. Zodyak -Koç, Boğa, Yengeç- gibi her biri bir hayvan tarafından simgelenen ve yılın belirleyen on iki parçaya bölündü. Böylece Yunanlar astrolojiyi göklerinin yaşamlarındaki etkilerini merak eden bireylere danışmanlıkta kullanarak yıldız falını ortaya çıkardılar.

Ancak, astroloji bir yolunu bulup genel olarak Hıristiyan öğretisinin içine sızdı ve gelişmeye devam etti.

Batı Astrolojisi

Yıldız Haritası

Yıldız Haritası günümüzde yaygın olarak kabul edilen Batı astrolojisinde İlkbahar Ekinoksu (Nevruz) esas alınarak çıkartılır. Çıkartılan bu haritanın takımyıldızlarıyla bir alakası bulunmamaktadır. 0 Derece Koç burcu ilkbahar ekinoksunun başladığı noktadır. İlkbahar ve sonbahar ekinokslarında günler eşitlenir (12 saat gündüz, 12 saat gece). Bu nokta esas alındıktan sonra 360 Derece 12 eşit parçaya bölünerek burçlar kuşağı ortaya çıkartılır.

Batı Astrolojisi'nde burçlar

Batı astrolojisinin takımyıldızlarıyla bir alakası yoktur. Fakat, Hint Astrolojisi'nin vardır. Hint Astrolojisi takımyıldızlarını esas alır. Lakin Karakter Analizi yapılırken görülen tutarsızlık nedeniyle Batı'da (Hıristiyan dünyasında) bu astroloji kabul görmemiştir. Hint astrolojisiyle Batı Astrolojisi arasında yaklaşık 23,5 derecelik bir kayma vardır. Mesela 31 Mart ta doğan birisinin Güneşi (kişinin burcu olarak bildiği şey aslında Güneş burcudur) yaklaşık 10 derece Koç burcunda çıkarken, Hint astrolojisinde bu yaklaşık 23,5 derece geri kaydırıldığında Koç burcu olan kişi Balık burcu olmuş olur ki, bu Batı astrologları tarafından tutarlı görülmemiştir.

Esasında Batı (Hıristiyan) Astrolojisi temelini Arap Astrolojisi’nden alır. Göksel konumun matematiğini ilk geliştirenler müslüman Araplar olmuştur. Trigonometri batı dünyasına Arap âlimlerinden geçmiştir. Günümüzde kullanılan Uzay matematiğinin en önemli temel taşları Müslüman âlimler tarafından keşfedilmiş, daha sonra bu bilgileri Hıristiyan'lar alıp geliştirmişlerdir.

Kehanet sanatı ve astroloji

Günümüzde astrologlar, Güneş'in, Ay'ın ve gezegenlerin insanın yaşamı üzerinde etkileri olduğunu ve buradan hareketle bir kişinin geleceğinin kestirilebileceğini öne sürerler. Bazı dergi ve gazetelerde, aynı burçta doğan herkes için ortak kehanetlerde bulunan yıldız falları yayımlanır.

Babilliler İÖ 6. yüzyılda gezegenlerin gökyüzündeki hareketini gösteren haritalar yaptılar. Böylece Güneş ve Ay tutulmasının ne zaman olacağını önceden kestirebiliyorlardı. Astroloji Babil'den Eski Yunanistan'a, oradan da Mısır'a ve Hindistan'a geçti. Daha sonra bütün Asya ve Avrupa'ya yayıldı. İS 1066'da gökyüzünde parlak bir kuyrukluyıldız görünmüş ve bu alışılmadık olay insanları çok korkutmuştu. Bunu yorumlayan astrologlar yakın gelecekte bir kralın öleceğini ve çok önemli olayların yaşanacağını söylediler. Gerçekten de birkaç ay sonra, Hastings Savaşı'nda İngiltere Kralı Harold öldürülünce pek çok kişi bu kehanetin doğru olduğuna inandı. Oysa bugün Halley olarak adlandırılan bu kuyrukluyıldızın her 76 yılda bir Dünya çevresindeki yörüngesinden geçtiğini biliyoruz. Fakat, bu anlamlı rastlantıya Carl Gustav Jung senkronizasyon teorisine göre anlamlı rastlantılar adını vermektedir.

Osmanlı Dönemi'nde astroloji

Osmanlı dönemi klasik eserlerinden 1427'de yazılmış Murad-name, 51 maddede dönemin kültürel ve sosyal yapısını aktarırken 31. madde astrolojiye ayrılmıştır. Maddede müneccim olmanın niteliklerinden, takvim hesaplamaya, yıldız ve gezegenlerin adlarına ve niteliklerine kadar genel olarak astroloji anlatılmaktadır.

Müneccimbaşılık kurumuna erken Osmanlı döneminde rastlanmazken Fatih ve II. Bayezid bu dönemi açan kişiler olarak anılabilir. 17. asrın ikinci yarısından sonra bizzat hekimbaşılık kurumuna bağlanır. Saraydaki nüfuzları, Evliya Çelebi'nin IV. Murad devrindeki bir geçit töreninde müneccimbaşının Anadolu ve Rumeli kazaskerleriyle yan yana gitmesiyle örneklendirilebilir.[2]

ZODYAK, ekliptiğin iki yanında, aşağı yukarı 10 derece genişliğinde, içinde Güneş'in ve gezegenlerin döndüğü bir gökkubbe kuşağıdır. Ekliptik, dünyadan bakan birinin gözüktüğü şekliyle Yeryüzünün Güneş çevresinde bir yılda çizdiği görünür yörüngesinden başka bir şey değildir; diğer bir deyişle yer-merkezli sistemin bir verisidir.

Ekliptik

Ekliptik düzlemi, günümüzde, gök ekvatoruna göre yaklaşık 23 derece eğilimli durumdadır ve onu, adları Ekinoks olan iki noktada keser; İlkbahar Ekinoksu ya da "Koç'un ilk noktası" (ilkbahar ekinoksu) ve Sonbahar Ekinoksu.

Ekliptik üzerindeki yıllık dolanımı sırasında Güneş, günde yaklaşık bir derece ilerleyerek (yılda 360 derece) zodyağın 12 burcundan geçer. Oysa çok iyi bilinmektedir ki Güneş'in zodyağın 12 burcu çevresindeki görünür hareketini yaratan, gerçekte Dünya'nın Güneş çevresindeki dönüşüdür.

Burçların oluşumu

Astrolojide burçlar boylamları, Koç'un ilk noktasından(=0 derece Koç'tan 360 derece Balık'a) yola çıkarak geleneksel olarak belirlenmiştir. Bunlar sırasıyla;

1. Koç (0°)
2. Boğa (30°)
3. İkizler (60°)
4. Yengeç (90°)
5. Aslan (120°)
6. Başak (150°)
7. Terazi (180°)
8. Akrep (210°)
9. Yay (240°)
10. Oğlak (270°)
11. Kova (300°)
12. Balık (330°)

Astrolojide Element

Burçlar 4 elemente ayrılırlar: Ateş, Hava, Su ve Toprak.

Her element de 3 gruba ayrılırlar. Bunlar, ÖncüSabit ve Değişken'dir. Batı astrolojisinin takımyıldızlarıyla bir alakası yoktur. Yukarıda anlatıldığı gibi ilkbahar ekinoksunun başlangıcı olan 0 derece Koç esas alınarak "Burçlar kuşağı" oluşturulur. 0 derece Koç esas alındığında 360 derecelik dairenin matematiksel olarak 30 dereceye bölünmesinden 12 burç elde edilir.

Tropikal Astroloji

Mevsimleri esas alan bu astrolojiye göre Koç burcunun öncü kabul edilmesinin nedeni, ilkbahar mevsiminin bu burçla başlıyor olmasıdır. Daha sonra Boğa burcu gelir ki, bu o mevsimin sabit yaşandığı dönemdir, bundan dolayı Boğa burçları sabit gruba girerler. Boğa burcunu takipen İkizler burcu gelir ki, bu mevsimin değişmeye başladığı dönemdir. Bundan dolayı İkizler burcu değişken gruba denk gelir. Dolayısıyla mevsim başlarında yer alan burçlar öncü gruba, sabit olduğu dönem sabit gruba ve mevsimin değişmeye başladığı dönemlerde değişken burçlara denk gelir.

Astrolojide gruplar

- Ateş grubuna giren burçlar sırasıyla; Koç (Öncü), Aslan (Sabit) ve Yay (Değişken)

- Toprak grubuna giren burçlar sırasıyla; Oğlak (Öncü), Boğa (Sabit) ve Başak (Değişken)

- Su grubuna giren burçlar sırasıyla; Yengeç (Öncü), Akrep (Sabit) ve Balık (Değişken)

- Hava grubuna giren burçlar sırasıyla; Terazi (Öncü) , Kova (Sabit) ve İkizler (Değişken)

Yıldız haritası

Bir bebeğin doğup ilk nefesini soluduğu anda Yıldız haritası oluşur. Yukarıda anlattığımız Burçlar 360 derecelik bir dairede 30 dereceye bölünerek 12 burç oluşturur. Bu yıldız haritasında sıralanır. Yıldız haritası doğum anındaki gökyüzünü resimleyen bir şemadır. Bu şemada burçlar, evler, gezegenler ve gezegenlerin birbirleriyle yapmış oldukları açılar vardır. Bu haritaya Yıldız haritası ismi verilir. Bu haritayı yorumlayan insanlara da "astrolog" adı verilir.

Hukuki Değerlendirme

5846 sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’nda “Eser” şu şekilde tanımlanmıştır;

Tanımlar

Madde 1/B – (Ek: 21/2/2001 -4630/2 md.)

a) Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini,

B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri:

I – İlim ve edebiyat eserleri:

Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır:

1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,

2. (Değişik: 1/11/1983 - 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri

3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 - 4110/1 md.)

Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar.

II – Musiki eserleri:

Madde 3 – Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir.

III – Güzel sanat eserleri:

Madde 4 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/2 md.) Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip olan;

1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi, serigrafi,

2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar,

3. Mimarlık eserleri,

4. El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları,

5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar,

6. Grafik eserler,

7. Karikatür eserleri,

8. Her türlü tiplemelerdir. Krokiler, resimler, maketler, tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması, düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez.

IV – Sinema eserleri:

Madde 5 – (Değişik: 21/2/2001 - 4630/3 md.) Sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir.

İşlenmeler ve Derlemeler (1)(2)

Madde 6 – Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilipte bu esere nispetle müstakil olmıyan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir:

1. Tercümeler;

2. Roman, hikaye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi;

3. Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin filim haline sokulması veya filime alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle sokulması;

4. Musiki aranjman ve tertipleri;

5. Güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere sokulması;

6. Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyat haline konulması;

7. Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde seçme ve toplama eserler tertibi;

8. Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmi bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler bundan müstesnadır.);

9. Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut kısaltılması.

10. (Ek: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması;

11. (Ek: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için genişletilemez) (2) İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve İşliyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser sayılır. (2)

Ç) Alenileşmiş ve yayımlanmış eserler:

 Madde 7 – Hak sahibinin rızasiyle umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır. Bir eserin aslından çoğaltma ile elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasiyle satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış sayılır. 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmü mahfuzdur.

Burç Yorumları “Eser” Niteliğinde Midir?

Burç yorumları; ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri arasında yer almadığından, 5846 sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında “Eser Değildir”.

İntihal (Aşırma) Burç Yorumlarında Hukuki Durum Nedir?

Burç yorumları; 5846 sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında “Eser” olarak değerlendirildiğinde ise aşağıdaki cezai müeyyideler uygulanacaktır;

5846 Sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu

B) Ceza davaları:

I – Suçlar:

1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz (1)

Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek:

1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz.

3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.

4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Burç Yorumları; 5846 Sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında“Eser” olarak değerlendirildiğinde ise görevli mahkeme;

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesidir.

SONUÇ

Bizce, burç yorumları;

5846 Sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında; ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri arasında yer almadığından, Eser Değildir”.

Dolayısıyla, ilgili uyuşmazlıklarda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uygulanamaz bu nedenle de Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri görevli değildir.

Bu suç yönünden görevli mahkemeler; TCK kapsamında, Asliye Ceza Mahkemeleridir.

Avukat Ersen UYAR

KAYNAKÇA

a b Pannekoek, Anton (1989) [1961]. A History of Astronomy [Gökbilim Tarihi] (İngilizce). New York, ABD: Dover Publications. ISBN 0-486-65994-1

UÇMAN ALTINIŞIK, I. (2012). OSMANLI'DA ZAMAN-MEKÂN KAVRAYIŞININ DEĞİŞİMİ; EDEBİ METİNLER ÜZERİNDEN BİR İRDELEME. Electronic Turkish Studies, 7(4). Tam metin PDF:

"https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Astroloji&oldid=20129165" adresinden alındı.

https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:IXrb-MEHTQUJ:https://tr.wikipedia.org/wiki/Astroloji+&cd=3&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:jgFqJixXkggJ:https://tr.wikipedia.org/wiki/Zodyak_(astroloji)+&cd=4&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.5846.pdf

https://www.posta.com.tr/astrolog-nuray-sayari-ile-senay-yangel-arasindaki-calinti-burc-davasinda-yeni-gelisme-2126247

https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:GGeZhN2nvBgJ:https://tr.wikipedia.org/wiki/S%25C3%25B6zdebilim+&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ord.Prof.Dr. 3 ay önce

Bir araştırma yapınca gördüm ki, astrolog Nuray Sayarı ile Astrolog Şenay Yangel arasındaki burç yorumu intihal (aşırma) davasında, Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, görevsizlik kararı vermemiş, tazminata hükmetmiş ve Yargıtay da kararı onamış. Yargıtay karar başlığında Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi yazıyor, demek ki bilirkişi burç yorumların eser” kabul etmiş, bence yanlış bir karar çünkü astroloji sözdebilim olduğu için burç yorumu eser” değildir. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi bilirkişisinin, burç yorumlarının eser” olmadığı yönünde görüş belirtmesi isabetli olmuş. Aslında, Asliye Ceza Mahkemesi dosyaya bakıp, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığını tespit etmeli, ona göre bir karar vermeliydi.

Avatar
Ord.Prof.Dr. 3 ay önce

Wauw! Very Very Fantastik

Avatar
Cansu 3 ay önce

Hımmm, makalenin içine kanun maddesini direkt yazmayıp, onu paragraf şeklinde anlatabilseydiniz, eserin şartlarını (objejtif ve sübjektif) tek tek sayıp eleyerek gitseydiniz acaba eser mi değil mi diye ve sonucu da bu analizle bağlasaydınız, sonuç kısmına "bence" ile başlamasaydınız güzel bir hukuki köşe yazısı olabilirmiş. Keza konu ilginç. Fakat bu haliyle daha çok astrolojinin tarihçesini anlatan yazı gibi olmuş...

Avatar
Av. Ersen Uyar 3 ay önce @Cansu

Yapıcı eleştirileriniz için teşekkürler Cansu Hanım. Bu arada sizin burcunuz neydi? yıldız haritanıza bakmak isterim :)

Beğenmedim! (1)