Yoğun ve stresli iş hayatımız arasında bir miktar da olsa tebessüm etmek için yazımızın esasına girmeden önce yolculuk ile ilgili bir fıkraya yer vermek istiyorum. Temel ve Dursun, bayram tatili için İstanbul’dan Trabzon’a gitmek için uçak bileti ararlar ancak uçakta yer kalmamıştır. Otobüs bileti bakarlar fakat bayram tatili sebebiyle yalnızca iki katlı bir otobüste birinci ve ikinci katlarında iki ayrı koltukta yer bulabilirler. Dursun otobüsün birinci katına, Temel de otobüsün ikinci katına biner ve yolculuklarına başlarlar. Aradan geçen bir süre sonra Temel, alt katında yolculuk yapan Dursun’u arar ve “Dursun uşağım, yolculuk nasıl gidiyor?” der. Dursun da “Hiç sorma Temel, bizde bir şoför var çok dikkatsiz sürüyor, kaza yapacağız diye korkuyorum.” der. Temel de “Sen kendi hâline şükret Dursun, bizde şoför bile yok Allah’a emanet gidiyoruz.” der. Biraz tebessüm ettiysek yazımızın esasına geçebiliriz.

Bu yazıyı ele almaktaki amacımız, günümüzde çok sık karşılaştığımız fakat hukuk fakültelerinde pek bahsedilmeyen hatta bazı fakültelerde hiç bahsedilmeyen ve bu nedenle hukukî sonuçları pek bilinmeyen hatır için taşıma konusunun bilinirliğini arttırmaktır. Bu bağlamda hatır için taşımayı yüzeysel olarak açıklayıp, ardından başlıkta geçen Yargıtay kararına değineceğiz.

Hatır için taşıma, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 87/I’de düzenlenmiştir. KTK m. 87/I “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.” şeklinde hükme bağlanmıştır. KTK m. 87’yi açıklamaya geçmeden önce motorlu araç işletenin, motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluğunun düzenlendiği KTK m. 85/I’deki sorumluluğun tehlike sorumluluğu[1] olduğunu belirtmekte fayda vardır. Diğer bir ifadeyle motorlu araç işletenin, motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluğu tehlike sorumluluğu esasına dayanmakta iken hatır için taşıma genel hükümlere tâbi kılınmıştır.

Çeliktaş, hatır için taşıma terimini “Hatır için taşıma veya hatır için aracı kullandırma,  işletenin bir kimseyi nezaket icabı veya onu memnun etmek için ücretsiz olarak aracında taşıması veya aracını ona kullandırmasıdır.”[2] şeklinde tanımlamıştır. Hatır için taşımanın en önemli unsuru taşımanın ücretsiz olmasıdır[3]. Hatır için taşımada taşıyan işletenin herhangi bir menfaati olmadığı, taşınan kişinin menfaati olduğu için hakkaniyet gereği işleten, meydana gelen zararın tamamından sorumlu tutulamaz[4]. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin E. 2016/15651, K. 2019/7625 sayılı kararında da bu husus “Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 Sayılı BK'nin 43.(6098 Sayılı TBK'nin .) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.”[5] şeklinde ifade edilmiştir. Hatır için taşıma, bir def’i niteliğinde olup, ispatı işletene aittir[6].

Uygulamada özellikle şehir dışından dava alan avukatlar bakımından müvekkilinin aracına binerek birlikte duruşmaya gitmeleri söz konusu olabiliyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin T. 29.01.1985, E. 1984/9695, K. 1985/504 sayılı kararında “…A’nın Konya İcra Dairesinde bir işi vardır. Vekili bulunan avukatın bu işin kovuşturulması için oraya gitmesi gerekmektedir. Ancak avukatın gitmesi için bir taksi kiralanmamış ise iş sahibi kendi aracı ile avukatı oraya götürmüştür. Şu duruma göre ölen kişi davalı tarafından hatıra binaen taşınmış değildir…”[7] şeklinde ifade edilmiştir. Bu bağlamda avukat, dosyasını aldığı müvekkilinin işlerini çözümleyebilmek amacıyla müvekkilinin aracına binerse; hatır için taşıma durumu söz konusu olmayacaktır. Zira avukatı aracında taşıyan müvekkilin, avukatı aracında taşımasında menfaati mevcuttur.

--------------------------------

[1] Bolatoğlu Bolat: Karayolları Trafik Kanununa Göre Motorlu Araç İşletenin Hukuki Sorumluluğu(İşleten Kavramı ve Sorumluluğun Şartları), Kazancı Hukuk Yayınları No.64, Ankara, 1988, s. 18.

[2] Çeliktaş Demet: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda İşletenin Hukuki Sorumluluğu, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları, İzmir, 1987, s. 104.

[3] Ayrıntılı bilgi için bkz. Durak Yasemin/Şahin Turan: “Hatır İçin Taşıma”, İÜHFM, C. LXXIII, S.1, s. 342 vd.

[4] Zeybek Ramazan: Hatır Taşımacılığı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2018, s. 89.

[5] Kazancı İçtihat Bilgi Bankası, E. T. 12.12.2019.

[6] Çeliktaş, s. 104; Zeybek, s. 233; Ateş Hüseyin: “Motorlu Araç İşletenin Sorumluluğunun Azaltılması”, TBB Dergisi, S. 97, 2011, s. 314.

[7] Ateş, s. 309.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.