Banknot ya da kâğıt para; taşıyana üzerinde yazan miktarın ödenmesi basan kurum tarafından garanti edilen, faiz taşımayan, yasal bir ödeme aracı. İngilizcedeki bank ve note yani banka ve not kavramlarının birleşiminden gelir. Banknotun, altın, gümüş, döviz gibi menkul kıymetlerden teşekkül eden bir karşılığı bulunmayabilir. Eskiyen para tedavülden çekilerek imha edilir.

Banknot, 17. yüzyıldan başlamak üzere bilhassa tarihte I. Dünya Savaşına kadar geniş bir tatbik sahası bulmuştur. Emtia (mal), arazi gibi servet unsurlarının karşılık olarak kullanıldığı görülmüşse de, altın ve gümüş gibi kıymetli madenler, en ziyade kullanım sahası bulan karşılıklar olmuştur. Banknotlar, bankalar tarafından ihraç edilebildiği gibi devlet tarafından da çıkartıldığı görülmüştür. Banknotlar, yüzde yüz bir karşılık gösterilerek ihraç edilirse, bu kâğıttan paraya temsili kâğıttan para adı verilmektedir (altın ve gümüş sertifikaları). Kısmi bir karşılığı olan kâğıttan paraya ise itimada dayanan kâğıttan para veya banknot denilmektedir. Banknotlar itibar görmeleri için döviz ve/veya kıymetli madenlere dayalı çıkartılarak hayatlarına başlamış olsalar da gönümüzde bunlar için tutulması gereken bir zorunluluk bulunmamakta ve dolayısıyla büyük kısmı itibari olarak basılmaktadır.

Banknot, para birimi yasasından sonra yetkili bankalar tarafından tedavüle çıkarılmış, tutarı para değeri birimlerinin ortalaması üzerinden belirlenen kâğıt paradır. Banknot bir ödeme aracıdır. Para birimi yasasından sonra tedavüle çıkan banknotların bedelini ödeme yükümlülüğü olmadığı için, bu para birimi mal ya da hizmet takasına ilişkin herhangi bir kanuna bağlı değildir. Banknotlar bu yüzden talep hakkı sağlamaz. Aksine tedavüle çıkaran merkez bankasına karşı bir güvene dayanan yasal bir değer ortaya koyar. Ayrıca karşılık olarak borç durumdaki şahıs veya kuruluşlar, talepleri banknotlarla karşılama (ödeme) hakkına sahiptirler. Buna karşın hisse senediyle (değerli kâğıt) borç silme (kapama/ödeme) hakkı bulunmamaktadır.

Banknotlar kâğıt olma özelliklerinden dolayı halk dilinde kâğıt para olarak da tanımlanırlar. Banknotlar ve sikkeler (metal para) nakit para kabul edilir.

Paranın Tarihi

Para icat edilmeden önce, deniz kabuğundan kıymetli metallere kadar çeşitli mallar değişim aracı olarak kullanılmıştır. Tarihi kayıtlara göre, M.Ö. 118 yılında Çinliler deri para kullanmışlardır.

Tahıl, meyve, sebze, tavuk, midye, gümüş, inek ve altın gibi geçerli mallar, takas aracı olarak kullanılarak para işlevi kazanmışlardır.

Para sınırlı; fakat yeterli miktarda mevcut olan ve genel takas ve ödeme aracı olarak kullanıma giren dayanıklı doğal gereçler olarak ortaya çıkmıştır (mal şeklindeki para). Bunlar bazen doğal araç gereçler, bazen de takılardan (ziynet para) oluşmaktaydı ya da çiftlik hayvanları gibi genel olarak kullanılan yararlı mallardı.

Ortaçağda özellikle metal, gümüş çubuğu, takılar ve değerli sikkelerin ödeme aracı olarak kullanıldığı Slav ve İskandinav doğu denizi bölgelerinde ağırlık ve tartma üzerine kurulu ekonomi anlayışı söz konusuydu. Burada metal, özellikle de gümüş çubuklar, takı malzemeleri ve yabancı sikkeler ödeme aracı olarak belirleyici nitelikteydi. Ayrıca sikkelerde ağırlık tek başına, çift yönlü tartma yöntemiyle alıcıyı satıcıyı belirlemekteydi (Görmer 2006, 165).

Banknot (Kâğıt Paranın) Tarihi

Ticaretin ve mali işlemlerin öneminin artmasıyla sikkelere duyulan ihtiyaç gitgide artmıştır. Sahtecilikten duyulan endişe sebebiyle sikkeler istenilen kadar yüksek bir nominal değere sahip olamamıştır. Büyük miktardaki paralarda çok sayıda ihtiyaç duyulan sikkeler oldukça kullanışsızdı. Bu yüzden kullanışlı bir ödeme aracının ne kadar gerekli olduğu meydana çıkmıştır.

Sikkelerin, istenilen kadar yüksek bir nominal değere sahip olmayışı ve büyük miktardaki paralarda çok sayıda ihtiyaç duyulan sikkeler oldukça kullanışsız olması hem de yönetimin finansal problemleri nedeniyle, günümüzde yerini elektronik cari hesap, bankamatik ve kredi kartlarının aldığı, yeni ödeme şekli olan kâğıt paralar hazırlanmıştır.

İlk kâğıt para, M.S. 806 yılında yine Çin'de ortaya çıkmıştır. Batıda kâğıt paraların basılması ve kullanılması 17. yüzyılın sonlarına rastlamaktadır. İlk kâğıt paranın 1690'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde Massachusetts Hükümeti, İngiltere'de ise kuyumcular tarafından basıldığı ve dolaşıma çıkarıldığı, 1694 yılında İngiliz Merkez Bankası ve daha sonra diğer ülke merkez bankalarının kurulması ile de yaygınlaştığı görülmektedir.

Genel

Her ulusun, ülkenin merkez bankası tarafından tedavüle çıkarılan kendi banknotları vardır. Avro banknotlarının yanı sıra güney Karibik bölgesinin banknotları, batı ve orta Afrika ülkelerinin banknotları gibi birden fazla devlet tarafından basılan ve kullanılan banknotlar da istisnai olarak bulunmaktadır. Günümüzde banknotlar sadece İskoçya, Kuzey İrlanda, Hongkong ve Macao’da özel bankalar tarafından basılmaktadır. Bir devlet bankasının özel ya da resmi olup olmadığının kesin ayrımı birçok ülkede ne eski dönemlerde ne de günümüzde yapılmıştır. Çünkü birçok devlet bankası, şahısların sahip olabileceği hisse paketleri/bonolar çıkartmıştır. Örn. 1923 yılından önceki İmparatorluk Bankası.

Materyal

Banknotlar genellikle kâğıttan yapılır -bazen ham maddeden- ve birçok ülkede hala kâğıt şeklinde basılır; fakat farklı maddeler de kullanılabilir (Örn; Sentetik madde, polimer). Avro banknotların kâğıtları saf pamuktan yapılmaktadır. Polimer banknotlar Avrupa’da Romanya’da tedavüle çıkmıştır. Ayrıca Kuzey İrlanda’da Northern Bankası’nda da çıkarılmaktadır. Polimer banknotlara Avrupa dışında tropik ve subtropik ülkelerde rastlanabilir: Avustralya, Bangladeş, Brezilya, Brunei, Şili, Birleşik Çin Cumhuriyeti, Endonezya, Kuveyt, Malezya, Meksika, Nepal, Yeni Zelanda, Papua Yeni Gine, Sambia, Samoa, Singapur, Salomonen, Sri Lanka, Tayvan, Tayland ve Vietnam.

Polimerden yapılan banknotların avantajı dayanıklı olmasıdır. Üretiminde kâğıt banknotlara göre daha masraflıdır ve bazı durumlarda hâlihazırdaki banknotlar tarafından işlenememektedir. Sıcaklık bu banknotlara zarar verebilir ve kuru bir hal aldıkları için bu banknotlar kolayca yırtılabilir ve çabuk eskiyebilir.

Banknotların ve güvenlik kâğıtlarının daha önceki imalatçılarından biri, Gmund am Tegernsee’de ve Königstein (Saksonya İsviçresi)’da üretim yerleri olan, Giesecke & Devrien’in şubesi olan Louisenthal kâğıt fabrikasıdır.

Yıpranma

Kâğıt paraların eskime süreleri;

Türkiye'de 3,

ABD'de 18,

Almanya'da 55,

İngiltere'de ise 10 yıldır.

Güvenlik

Banknotları imal edenler, paraları kopyalamaya ve sahteciliğe karşı mümkün olduğunca güvenli yapmaya çalışmışlardır. Sahtekârlar her seferinde banknotları kopyalamayı ve piyasaya çıkarmayı denemişlerdir. Modern banknotların, taklidi zorlaştıran ve gerçek banknotların kontrol edilebilmesini sağlayan kademeli olarak düzenlenmiş güvenlik işaretleri bulunmaktadır.

İlk güvenlik kademesi, banknotun herhangi bir alet kullanmaksızın bakıldığında ya da dokunulduğunda tanınabilmesini sağlayan özelliktedir. Ayrıca bir alt katman, su işareti, damga-baskısı, şeffaf tabaka, gömülü güvenlik katmanları, gözle görülebilen baskı rengi (gözle görülür değişken mürekkep) ve renkli fotokopi materyalleri ile üretilemeyen hologram da vardır. 1988/1989 yıllarında 5000 Avusturya şilin banknotu ile banknot, basım tarihinde ilk kez, bir kâğıt para üzerinde ince kâğıt (Kinegramm) kullanılmıştır. Bu durum gözle görülebilen işaretlerin kullanımı yönünde ayar değişimine sebep olmuştur, çünkü dünya çapında bu yöntem kullanılmaya başlanmıştır (örn. Euro).

İkinci güvenlik katmanı, kopyalanması zor olan, ama bazı basit materyallerle saptanabilen bir yöntemden oluşmaktadır. Bunun yanında mikro yazı (bir büyüteçle saptanabilen) ve ışıltılı veya fosforlu bir desen de bulunmaktadır.

Para ayırma makinesiyle yapılan makineli incelemeler için ya da para yatırma aracı için (örn. para havale otomatları) ayrıca görünmeyen güvenlik katmanları vardır. Bunlar alt katmanın (Kâğıt ya da Polimer) ya da baskı renklerinin bir parçası olarak temin edilebilirler. Bunlara, güvenlik katmanının ya da baskı renklerinin fiziksel olarak ölçülebilen özellikleri de dâhildir. En yüksek güvenlik katmanı, bileşimi ve saptama ölçütleri sadece üreticiler ve merkez bankaları tarafından bilinen materyallerin kullanıldığı banknotlardadır. İsviçre Frankı dünyada güvenlik seviyesi en yüksek olan banknottur.

Türkiye’deki Durum

Merkez Bankası; Türkiye’de para basma ve ihraç yetkisine sahip tek banka olmakla birlikte, bu imtiyazı Türkiye Büyük Millet Meclisinden (TBMM) almıştır. Bu yetkinin tamamen ve süresiz olarak Bankaya devredilme süreci şu şekilde gerçekleşmiştir:

- Merkez Bankasının kuruluşuna esas teşkil eden 11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanunda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 87’nci maddesine göre TBMM’ye ait olduğu belirtilen para basma yetkisi, Merkez Bankasına devredildi.

- 1715 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ile banknot ihracı imtiyazı, 30 yıl boyunca yalnızca Merkez Bankasına verildi ve bitimine 5 yıl kala bu sürenin uzatılabileceği de hükme bağlandı.

- 27 Nisan 1955 tarih ve 6544 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ile banka ihracı imtiyaz süresi, 1999 yılına kadar uzatıldı.

- 14 Ocak 1970 tarih ve 1211 sayılı yeni Merkez Bankası Kanununda, banknot ihracı imtiyaz süresi ile ilgili ifade aynı şekilde korundu.

- 21 Nisan 1994 tarih ve 3985 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle banknot ihracı yetkisine ilişkin süre sınırlaması tamamen kaldırıldı.

Osmanlı İmparatorluğu’nda Kâğıt Para

1. Kaime

Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk banknotlar idari, sosyal ve yasal reformların gündeme geldiği Tanzimat Döneminde tedavüle çıkarılmıştır. Banknotlar bu dönemde esas olarak reformların finanse edilmesi amacıyla basılmıştır. İlk Osmanlı banknotları Abdülmecit tarafından 1840 yılında " Kaime-ı Nakdiye-ı Mutebere " adıyla, bugünkü dille "Para Yerine Geçen Kâğıt", bir anlamda para olmaktan çok faiz getirili borç senedi veya hazine bonosu niteliğinde olmak üzere çıkarılmıştır. Bu paralar matbaa baskısı olmayıp, elle yapılmış ve her birine de resmi mühür basılmıştır. Kaimelerin zaman içerisinde taklidinin kolayca yapılması ve kâğıt paraya olan güvenin azalması nedeniyle 1842 yılından itibaren matbaada bastırılmasına başlanarak, el yapımı olanlarla değişimi sağlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda 1862 yılına kadar çeşitli şekil ve miktarlarda kaime ihraç edilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nda, 1856 yılında İngiliz sermayesi ile kurulan Osmanlı Bankası "Bank-ı Osmani", 1863 yılında Fransız ve İngiliz ortaklığında "Bank-ı Osmanii Şahane" adıyla bir devlet bankası niteliğini kazanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun sık sık Avrupa piyasalarından borçlanmak zorunda kaldığı dönemlerde İngiltere ve Fransa, devletten ziyade, kendi idaresi altındaki bu bankaya güven duymuş ve mali ilişkilerini bu banka kanalıyla yürütmeyi tercih etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu, Osmanlı Bankasına hükümetin hiç bir biçimde kâğıt para basmayacağı ve başka bir kuruma da bastırmayacağı taahhüdünde bulunarak, 30 yıl süre ile kâğıt para ihracı imtiyazını vermiştir. Osmanlı Bankası ilk olarak 1863 yılında, istendiğinde altına çevrilmek üzere, Maliye Nezareti ve kendi mühürlerini taşıyan banknotları tedavüle çıkarmış, 1863-1914 yılları arasında da çeşitli şekil ve miktarlarda banknot ihraç etmiştir. Yukarıda belirtilen taahhüt verilmekle birlikte, Osmanlı yönetimi Osmanlı Bankası ile anlaşarak, halk arasında "93 Harbi" olarak bilinen 1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, savaş masraflarını karşılayabilmek amacıyla kaime ihraç etmiştir.

2. Evrak-ı Nakdiye

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Bankası hükümetin avans ve banknot ihraç isteğini geri çevirmiştir. Bu anlaşmazlık, Banka'nın savaş döneminde banknot ihraç ayrıcalığını kullanmayacağını açıklaması üzerine giderilmiş ve Osmanlı yönetimi, 1915 yılından itibaren altın ve Alman hazine bonolarını karşılık göstererek dört yıl boyunca, yedi tertipte toplam 160 milyon liranın üzerinde banknot çıkarmıştır. Bu banknotlar "evrak-ı nakdiye" adı altında Türkiye Cumhuriyeti'ne intikal etmiştir. 

Cumhuriyet Dönemi Banknotları

Osmanlı İmparatorluğu'ndan intikal eden evrak-ı nakdiyeler, Cumhuriyetin ilk yıllarında para bastırılamadığından, 1927 yılı sonuna kadar tedavülde kalmıştır. Bir devletin egemenlik ve bağımsızlık sembolü olması nedeniyle, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, 30 Aralık 1925 tarih ve 701 Sayılı "Mevcut Evrak-ı Nakdiyenin Yenileriyle İstibdaline Dair Kanun" kabul edilerek ilk Türk banknotlarının bastırılmasına karar verilmiştir. Bu kanun ile mevcut evrak-ı nakdiyenin aynı nitelik ve miktarda kâğıt para ile değiştirilmesi esas alınıp paranın şekli ve basılıp değiştirilmesi gibi konuları düzenlemek üzere, Maliye Vekâletinden bir temsilcinin başkanlığında Ziraat, Osmanlı, İtibar-ı Milli, İş, Akhisar, Tütüncüler ve Akşehir bankaları ile Türkiye'de faaliyet gösteren diğer başlıca bankaların birer temsilcisinden oluşan bir komisyonun görevlendirilmesi hükme bağlanmıştır.

1. Birinci Emisyon (E1) Grubu Banknotlar

Dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda başkanlığındaki komisyon 9 aylık bir çalışma sonunda 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 liralık kupürlerden oluşan Birinci Emisyon Grubu banknotların basılması kararını almış ve basım işi, bir İngiliz firması olan Thomas De La Rue'ya verilmiştir. Bu banknotlar, filigranlı kâğıtlara kabartma olarak basılmıştır. Bu emisyon grubundaki banknotlar 1 Kasım 1928 Harf Devrimi'nden önce bastırıldığı için ana metinleri eski yazı Türkçe, kupür değerleri ise Fransızca olarak yazılmıştır. İlk Türkiye Cumhuriyeti banknotları olan Birinci Emisyon Grubu banknotlar 5 Aralık 1927 tarihinde dolaşıma çıkarılmıştır. Tedavülde bulunan mevcut evrak-ı nakdiyeler ise, 4 Aralık 1927 tarihinden itibaren dolaşımdan çekilerek 4 Eylül 1928 tarihinde değerlerini yitirmişlerdir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Kuruluşu Cumhuriyet Yönetiminin, banknot ihracı imtiyazının, kurulacak bir milli bankaya verilmesi konusundaki kararlılığı çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisince 11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kurulması kabul edilmiştir. Banka, gerekli hazırlıklar tamamlanarak 3 Ekim 1931 tarihinde faaliyete geçirilmiş ve banknot ihracı imtiyazı münhasıran Merkez Bankasına verilmiştir.

2. İkinci Emisyon (E2) Grubu Banknotlar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kurulduktan sonra, harf devriminden önce basılan eski yazılı banknotlar, latin alfabesi ile basılmış yeni banknotlarla değiştirilmiştir. Latin alfabesi ile hazırlanmış yeni banknotlar, 50 Kuruş, 1, 2 1/2, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk liralık olmak üzere 9 farklı değerde ve 11 tertipten oluşmaktadır. Söz konusu banknotlardan 50 Kuruşluk Almanya'da, diğerleri ise İngiltere'de bastırılmıştır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından dolaşıma ilk çıkarılan banknot olan 5 Türk liralık banknotu da içeren İkinci Emisyon Grubu banknotlar, 1937-1944 yılları arasında tedavüle çıkarılmıştır. İkinci Emisyon Grubu içinde hem Atatürk, hem de İnönü portreli banknotlar yer almaktadır. İkinci Dünya Savaşı Sırasında Tedavüle Verilmeyen Banknotlar Bu emisyon grubu içinde İngiltere'de bastırılan ancak, İkinci Dünya Savaşı sırasında banknotları Türkiye getiren geminin Pire Limanında hücuma uğrayıp batması sonucunda denize dökülen İnönü resimli 50 Kuruşluk ve 100 Türk liralık banknotlar ile yine İngiltere'de bastırılan ancak, Londra'daki Kâğıt Paranın Tarihçesi 4 bir hava hücumu sırasında basıldığı matbaa zarar gören 50 Türk liralık banknotlar dolaşıma verilmemiştir.

3. Üçüncü Emisyon (E3) Grubu Banknotlar

Tamamı İnönü portreli olarak bastırılan Üçüncü Emisyon Grubu banknotlar, 1942-1947 yılları arasında dolaşıma çıkarılmış olup, 2,50, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk liralık kupürlerden oluşan 6 farklı değerde, 7 tertip olarak İngiltere, Almanya ve Amerika'da bastırılmıştır.

4. Dördüncü Emisyon (E4) Grubu Banknotlar

Dokuz emisyon grubu içinde en az farklı değerde banknotu ve tertibi bulunan Dördüncü Emisyon Grubu banknotlar 10 ve 100 Türk liralık kupürlerden oluşan 2 farklı değerde, 3 tertip olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde bastırılmıştır. 1947 ve 1948 yıllarında dolaşıma çıkarılan bu emisyon grubu banknotların tamamı İnönü portreli olarak bastırılmıştır.

5. Beşinci Emisyon (E5) Grubu Banknotlar

Beşinci Emisyon Grubu banknotlar, 2,50, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk liralık kupürlerden oluşan 7 farklı değerde, 32 tertip olarak basılmış ve 1951-1971 yılları arasında dolaşıma çıkarılmıştır. Ülkemizde bir Banknot Matbaası kurulması çalışmalarına 1930'lu yılların sonlarına doğru başlanmış, ancak İkinci Dünya Savaşı'nın başlaması ile bu çalışmalara devam edilememiştir. 1951 yılında yeniden başlatılan Banknot Matbaası kurma işi 1958 yılında tamamlanmış ve aynı yıl banknot basımına başlanmıştır. Beşinci Emisyon Grubu banknotların bir kısmı İngiltere'de, bir kısmı da ülkemizde basılmıştır. Halk arasında "Mor Binlik" olarak adlandırılan 1.000 Türk liralık banknot da bu emisyon grubu içinde yer almaktadır. Dolaşıma verilen banknotlar 1958 yılında Banknot Matbaası kuruluncaya kadar Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere veya Almanya'da bastırılmış olup Türkiye'de basılan ilk banknot Beşinci Emisyon Grubu III. Tertip 100 Türk liralık banknottur.

6. Altıncı Emisyon (E6) Grubu Banknotlar

Altıncı Emisyon Grubu banknotlar 5, 10, 20, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk liralık olmak üzere 7 farklı değerde, 18 tertipten oluşmaktadır. 1966-1983 yılları arasında dolaşıma çıkarılan bu banknotlardan I. Tertip 20 Türk lirası İngiltere'de, diğerleri ise Türkiye'de basılmıştır.

7. Yedinci Emisyon (E7) Grubu Banknotlar

1979 yılından itibaren dolaşıma verilmeye başlanan Yedinci Emisyon Grubu banknotlar 2002 yılı itibariyle; 10, 100, 500, 1.000, 5.000, 10.000, 20.000, 50.000, 100.000, 250.000, 500.000, 1.000.000, 5.000.000, 10.000.000 ve 20.000.000 Türk liralık olmak üzere 15 farklı değerde, 36 tertipten oluşmaktadır. Banknotların tamamı Türkiye'de basılmıştır. E7 Emisyon Grubu banknotlar 01.01.2006 tarihinde tedavülden kaldırılmış olup 10 yıllık zaman aşımı süreleri sonunda da değerlerini yitirecektir.

8. Sekizinci Emisyon (E8) Grubu Banknotlar

28 Ocak 2004 tarih ve 5083 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun" gereğince, ülkemizde ilk kez gerçekleştirilen paramızdan 6 sıfır atılması operasyonu kapsamında 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren dolaşıma verilen Sekizinci Emisyon Grubu banknotlar 1, 5, 10, 20, 50 ve 100 Yeni Türk lirası olmak üzere 6 farklı değerden oluşmaktadır. Bu banknotların tamamı Türkiye'de basılmıştır. Kâğıt Paranın Tarihçesi 5 E8 Emisyon Grubu banknotlar 01.01.2010 tarihinde tedavülden kaldırılacak ve 10 yıllık zaman aşımı süreleri sonunda da değerlerini yitireceklerdir.

9. Dokuzuncu Emisyon (E9) Grubu Banknotlar

5083 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun"un 1'inci maddesi uyarınca, Bakanlar Kurulu Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş'ta yer alan "Yeni" ibarelerini kaldırmaya yetkili kılınmış olup "Yeni" ibarelerinin 1 Ocak 2009 tarihinde kaldırılmasına ilişkin söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı 5 Mayıs 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. E9 emisyon grubu I. tertip Türk lirası banknotlar 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren, yenilenen tasarımları, değişen boyutları ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle 5, 10, 20, 50, 100 ve 200 Türk lirası olarak dolaşıma çıkarılmıştır. E9 Emisyon Grubu II. tertip 10, 20 ve 100 Türk lirası banknotlar 24 Aralık 2012; 5, 50 ve 200 Türk lirası banknotlar ise 8 Nisan 2013 tarihinde tedavüle çıkarılmıştır. E9 Emisyon Grubu III. tertip 5,10 ve 200 Türk lirası banknotlar 27 Mart 2017 tarihinde tedavüle çıkarılmıştır. E9 Emisyon Grubu I., II. ve III. tertip banknotlar 6 farklı kupürden ve 3 tertipten oluşmaktadır. E9 Emisyon Grubu II. tertip ve III. tertip banknotlar, 1 Ocak 2009 tarihinde tedavüle çıkarılan I. tertip banknotlarla birlikte tedavül edecektir. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar 9 emisyon grubunda, 135 tertip banknot dolaşıma çıkarılmıştır. İlk altı emisyon grubundaki banknotların tamamı ile Yedinci Emisyon Grubundaki banknotların bir kısmı değişik tarihlerde dolaşımdan kaldırılmış ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin sonunda değerlerini yitirmiştir. Faaliyete geçtiği 1958 yılından beri banknotlarımızın basımını sürdüren Banknot Matbaası Genel Müdürlüğü, uzun bir deneyim süreci gerektiren banknot üretiminin orijinal kompozisyon ve kalıplarını da çağdaş standartlarda hazırlayarak dünya standartlarındaki E9 Emisyon Grubundaki 5, 10, 20, 50, 100 ve 200 Türk liralık banknotlarımızın her türlü tasarım, kalıp ve baskı işlemlerini tamamen kendi kadro ve donanım olanakları içinde başarıyla gerçekleştirmiştir.

KAYNAKÇA

https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:Q-gOl6lPs1UJ:https://tr.wikipedia.org/wiki/Banknot+&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Banknotlar/Banknotlarla+ilgili+Genel+Bilgiler/

https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/d189b219-fe71-40bf-9754-6a5f7d0a65eb/KagitParaTarihce.pdf?MOD=AJPERES&CVID=

Akyıldız, A. (1996): Osmanlı Finans Sisteminde Dönüm Noktası, Kağıt Para ve Sosyo-Ekonomik Etkileri - Eren Yayıncılık Köklü, A. (1947): Türkiye'de Para Meseleleri - Milli Eğitim Basımevi Tekeli, İ. - İlkin, S.(1997): Para ve Kredi Sisteminin Oluşumunda Bir Aşama Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası - Banknot Matbaası Genel Müdürlüğü

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ord.Prof.Dr. 2 hafta önce

Wauw! Very Very Fantastik

Avatar
benim algıladığım 2 hafta önce

düzeltelim ilk paragrafta faiz taşımıyor diyor faiz taşımıyorsa niye değer kaybediyor zamanla bu kağıtları basarken tahvil ihraç ediyor hayrına mı para veriyorlar tabiki faizini alarak borç veriyor.ikincisi bu yazı bağımsızlığımızın bittiği tarihleri belirtiryor tarih savaşlardan ibaret değil.yavaş yavaş nasıl sömürgeleştiğimiz mandalaştığımızın vesikası yazı. bağımsızlık için gereken en önemli madde kendi adına para basabilme gücü.kasada paran yoksa başkalarından borç alarak basıyorsan artıkın sen bağımsız değilsin.e bir çöküş başlamış biride bunu çıkıp düzeltmiş mi hayır.yıl olmuş 2000 teknoloji bu kadar gelişmiş hatta halk katılımlı kripto para denen bir ucuz maliyetli hatta maliyetsiz para basmak varken bunun kağıt versiyonu da mümkün iken hala mandacılara kazandırıyorsak bizim hala bağımsızlık sorunumuz var hemde en önemli sorunumuz.boş yere cumhuriyet halk demeyin otorite osmanlı ailesinden merkez bankasına para veren ailelere geçmiş.şimdi sırdan bir vatandaşa faiz 3 onlara 16 20