banner640

Son günlerde Barolar Birliği’ne ve özellikle Metin Feyzioğlu’na yönelik sağnağa çeviren bir eleştiri yağmuru var. Öyle ki, olağanüstü genel kurula gitme çağrısına kadar varan bir alçak basınç dalgası. Peki neydi bu tartışmaların müsebbibi? Ne Yaptı Metin Feyzioğlu da bu tepkilere maruz kaldı ama hala duruşundan ve kararlılığından ödün vermiyor?

Hatırlayalım..

Tarih; 30 Mayıs 2019 .. Yargı Reformu Strateji Belgesi açıklanıyor. Metin Feyzioğlu, avukatlara yeşil pasaport verileceğinin açıklandığı sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasına alkışla karşılık veriyor. Bu durum taraflar arasındaki buzların eridiği şeklinde yorumlanırken, bir kesim tarafından da iktidara gereksiz yakınlık ve aynı zamanda bağımsızlığın kaybı olarak yorumlanıyor. Peki neydi bu yargı reformu stratejisi? Neden üstünde bu kadar duruyor Feyzioğlu?

Temcit pilavı misali

Yargı reformu; “adı olan ama pek işlev kazanamayan yenilikler bütünü” olmuştur şimdiye dek. İfade özgürlüğü, hakim ve savcılara coğrafi teminat, avukatlara yeşil pasaport, tutukluluğa sınırlama gibi konularda dönem dönem bu vaatlerde bulunulur ama hayata nedense geçemez. Seçim yatırımı mı dersiniz yoksa isteyip de yapamamak mı bilemem ama hayata geçemediğini söyleyebilirim. Son yargı reformu stratejisinde umutlar diğerlerine göre daha fazla yeşerdi nedense. Hayata geçeceğine en çok inananların başında da Barolar Birliği Başkanı geliyor. Bir bildiği vardı elbet. Yargı reformunun hayata geçip geçmeyeceğini, eski reform teşebbüslerinin tekerrüründen ibaret mi olacağı yoksa şeytanın bacağını mı kıracağını hep birlikte göreceğiz. Ama 7 Ağustos’ta Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “meclisin ilk işinin yargı reformunu hayata geçirmek olacağını” söyledi. Muhtemelen de böyle olacak. Bu da mı gol değil demeyeceğiz gibi duruyor bu sefer…

Adli yıl açılışı kargaşası ve genel kurul çağrısı

Adli yıl açılışının Beştepe’de yapılacağı açıklandıktan sonra, içlerinde İstanbul ve Ankara’nın da bulunduğu kırkın üzerinde Baro törene katılmama kararı aldıklarını ve törene katılacağını açıklayan Barolar Birliği’ni kınadıklarını deklare ettiler. Sadece törene katılmakla kalmayıp Barolar Birliği’ni olağanüstü genel kurula da çağırdılar. Baroların tutumunun gerekçesinin özü şuydu:

“Bağımsız yargının yürütmenin evinde adli yıl açılışı yapması kabullenilemez. Kuvvetler ayrılığı, bu misafirperverliğe samimiyet penceresinden bakamaz.”

Haklı mıydı barolar yoksa abartılıyor muydu konu? Merak ettim ve instagram hesabımdan bir anket yaptım. Barolar mı haklı TBB mi diye.. Katılım genele teşmil edilemez belki ama inanın 56/44 çıktı sonuç Barolar lehine.. Salt çoğunluğu aramıyordum çoğunluk ne diyor onu merak ediyordum ama (ezici)çoğunluğun hemfikir olamadığını gördüm.

Aksi görüşte olanlara saygı duymakla birlikte naçizane fikrim;

Birilerine rağmen hele ki iktidara rağmen bir şeyler yapmaya çalışmak havanda su dökmek gibi olur. İletişim neredeyse tüm sorunları aşar. Bir amaç uğruna, ortak menfaatler uğruna bir araya gelmiyor muyuz hiç? Çanakkale’de, Sakarya’da ya da Afrin’de Cerablus’ta sırt sırta çarpışırken herkes aynı takımı mı tutuyordu ya da herkes şucu muydu ya da bucu muydu? Mesele devletse gerisi teferruat deyip omuz omuza çarpışmadık mı? Konu dış siyaset olunca iç kavgalarımızı bırakıp tek vücut olmuyor muyuz? Peki iç meselelerde neden ortak menfaatler uğruna bir araya gelip bir şeyler yapmayalım?

Yargı reformu hayata geçtiğinde, gelecek nesil 2019 Adli Yıl açılışının Beştepe’de yapıldığını mı hatırlayacak, yoksa yeşil pasaportun Metin Feyzioğlu zamanında verildiğini mi? Kuvvetler ayrılığına inanan hakim ve savcılar, yürütmenin evinde adli yıl açılışına mı üzülecek yoksa çocuğunun okula başladığı yerde mezun olduğuna mı sevinecek?

Ve Metin Feyzioğlu..

Beştepe’de kuru pasta yiyip yürütme ağzıyla konuşan başkan olarak mı anılacak yoksa ne iktidarların, ne Baro Başkanlarının yapamadığını yapan Başkan olarak mı? Ha avukatların haklarını koruyacak ve genişletecek reformları yaparken muhalif duruşunu koruyacak ve iktidara rağmen bunları gerçekleştirecek biri varsa, yönetim kadrosuna şimdiden talibim..

Eleştirelim evet ama öldürmeyelim.. Bazı kararların doğruluğunu alındığında değil, dönüp geriye baktığımızda anlayabiliriz. Çok pişman oldu bu memleket telafisi imkansız kararlar almaktan.. İhtiyatlı olmaktan, bekleyip görmekten sanırım çok bir şey kaybetmeyiz..

Sabır acıdır; amma meyvesi tatlıdır. Jean J. Rousseau”

Av. Arb. Selçuk ENER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mark 2 yıl önce

Birilerine rağmen hele ki iktidara rağmen bir şeyler yapmaya çalışmak havanda su dökmek gibi olur.... Burda ne demek istiyorsun. İktidarın yaptığı herşeye boyun mu eğelim...karakter, tavır, duruş, mücadele kelimeleri senin lugatinda yok galiba.....bravo alkış sana.

Avatar
köstek-destek-haklara 2 yıl önce

yargı siyaset değil kendi işini yapmalı ülkede adaletsizlik varsa burada yargının payı siyasi yönetimin payından daha büyük kendi sorumluk alanı ile ilgilenmiyor sorunlar için kafa patlatmıyor işten kaçmak için cb yi bahane ediyorlar başta chp ecevitte olsa aynı hareketlere devam ederler bilmiyor değiliz.

Avatar
Nihat 2 yıl önce

Adalete guven nerdeyse sıfırsa senin gibi avukatlar yüzündendir,eger avukatsan tabii..

Avatar
Zubizaretta 2 yıl önce

Mark sen neye kizdin ben anlamadim

Avatar
Nemesis 2 yıl önce

Çok boş bir yazı. Yargı yürütmenin ayağına gitmez. Erdoğan adli açılış konuşmasında, kuvvetler ayrılığını kabul etmediğini satır satır aralarında söyledi zaten. Bunu da anlayamadıysanız pess. Anlayıpta anlamamış gibi davranıyorsanız Sizden de hukukçu olmaz...

Avatar
Mert 2 yıl önce

Dünyadaki herkesin sonsuza kadar mutlu olması için bir çocuğun öldürülmesi gerekse, ne yapılmalıdır?

Avatar
.... 2 yıl önce

Şu sitede de bir anket açın bakalım ne çıkacak. Gerçekten merak ediyorum. Yazarın dedikleri de kısmen doğru.

Avatar
Ödül 2 yıl önce

Zehirli agacin meyvesi de zehirli olur, bunu anlamadiginiz sürece bir hukukçu degil, işgüźar bir politakacı olursunuz.