De facto, "gerçekte","uygulamada","fiilen","fiilî" ya da "pratikte" anlamında kullanılan Latince deyiş.

"Kanuna göre" veya "hukukî olarak" anlamına gelen "de jure" ile karşıt olarak sıkça kullanılır.

Yasal bir durum tartışılırken, "de jure" kavramı, konu hakkında kanunların ne söylediğini, "de facto" kavramı ise gerçek hayatta uygulamanın nasıl olduğunu belirtir.

Bu uygulama, yasal olabilir ya da olmayabilir.

“De Facto Evlilik” Nedir?

Kanunen evli olmayan ancak beraber yaşayan kimselerin bir kısmının durumu bazı ülkelerde "de facto evlilik" olarak tanımlanır.

Ancak bir ilişkinin "de facto evlilik" olabilmesi için belirli şartları yerine getirmesi gerekir. Bu şartlar ülkeden ülkeye değişmekle beraber genelde, tarafların aileye maddi katkısı, çocuk durumu, ilişkinin süresi gibi durumlar göz önünde bulundurulur.

De facto terimi, birçok gelişmiş ülkenin evlilik hukukunda kendine yer bulmuştur.

De facto evli çiftler kanun önünde evli çiftlerin sahip olduğu tüm haklara sahip değildir (mal paylaşımı vs.) ancak günümüzde yapılan yasal düzenlemelerle bu durum düzeltilmeye çalışılmaktadır.

İmam Nikâhlı Eşin Hakları

Birçok gelişmiş ülkenin evlilik hukukunda kendine yer alan “de facto evlilikten” farklı olarak, “imam nikâhlı evliliklerde”, nikâh akdi vardır ancak resmi değildir, resmi nikâhlı olmayan eş ayrılma ya da terk etme durumunda boşanma ve boşanmanın feri taleplerinden yararlanamayacaktır.

İmam Nikâhlı Eşe Tanınan Sınırlı Haklar

-Babalık Davası açabilme hakkı (ya da söz konusu baba, evlilik dışı çocuğu tanıyabilir)

- Tazminat Hakkı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2006/2-558 e. 2006/568 k. sayılı kararına göre, imam nikâhı ile evlenen kadının manevi talebi haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden, görüleceği mahkeme aile mahkemesi değil, BK. Md. 49’ a göre görevli mahkemedir. Somut olayda karar, görev bakımından bozulmuştur. Ancak önemli olan husus yıllarca kandırıldığı, küçük düştüğü ve sosyal çöküntüye uğradığı ve çocuk olduğu için evlenme şansının azaldığı davacının manevi tazminat taleplerinin haksız fiile dayalı olarak kabul edilmesidir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2001/4849 e. 2001/8843 k. sayılı kararında davalının, evlenmek vaadi ile davacıyla imam nikâhı kıyıp neden olmaksızın resmi nikâhtan kaçınması nedeniyle, davacının kişilik haklarına saldırının varlığı kabul edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1997/4-690 e. 1997/893 k. sayılı kararında resmi nikâh olmaksızın birlikte yaşadığı kadını evden uzaklaştıran erkeğin, anılan kadına bir miktar manevi tazminat ödemesine karar vermiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2004/5370 e. 2004/14142 k. sayılı bir kararında gayri resmi evliliğin gerçekleştiği yılda reşit ve mümeyyiz olan ve kendi rızasıyla bu birlikteliği kabul eden eşe daha sonradan manevi tazminat talep etme hakkı tanımamıştır. Dava, kadının bu yüzden uğradığı zarara ilişkin görülmüştür.

KAYNAKÇA

https://tr.wikipedia.org/wiki/De_facto

http://tr.m.wikipedia.org/wiki/de_facto
https://tr.wikipedia.org/wiki/De_facto#:~:text=4%20Ayr%C4%B1ca%20bak%C4%B1n%C4%B1z-,De%20facto%20evlilik,de%20facto%20evlilik%22%20olarak%20tan%C4%B1mlan%C4%B1r.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mantıken 2 ay önce

imam nikahıda dinen geçersiz bence neden çünkü üçüncü kişi devlet yani şeriatı uygulayacak kimse yok sen iki tane şahit tutsan neye yarar.bir kere kağıda yaz alacak verecek hakları sevgili sözleşmesi hazırla git notere bari orada imzalasalar devlet bu ilişkinin üçüncü tarafı olabilsin değilse çok sıkıntılı bir durum boşanmaları takdirde ortada kalmaları normal.