Son günlerde yaşadığımız depremler nedeniyle muhalefet soruyor “Deprem vergilerini ne yaptınız?

AKP Gurup Başkanı Naci Bostancı cevap veriyor “Deprem vergisi diye bir vergi yoktur.

KOCAELİ-GÖLCÜK DEPREMİ

İşler iyice karıştı. Muhalefet deprem vergisi diye bir vergi olmadığını bilmiyor mu, bu soruyu cahilliğinden mi soruyor. Yoksa cevap veren iktidar temsilcisi olayı mı saptırıyor.

Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük felaketlerinden bir olan, Kocaeli-Gölcük merkezli deprem 17 Ağustos 1999 yılında yaşanmıştı. Richter ölçeğine göre 7.5 Mv büyüklüğünde olan depremde, binlerce kişi hayatını kaybetmiş, kaybolmuş ve yaralanmıştı.

GEÇİCİ DEPREM VERGİSİ

Deprem felaketinin ardından yaraların sarılması için, 1 hafta gibi kısa bir süre içinde bir vergi düzenlemesi yapıldı. Verginin resmi adı “Marmara Bölgesi ve civarında meydana gelen depremin yol açtığı kayıpları gidermek amacıyla getirilen 4481 sayılı Kanun “ idi.

Kamu oyunda “Deprem Vergisi” olarak adlandırılan bu vergi için dönemin Bayındırlık Bakanı Koray Aydın, bir yıl sonra bu verginin kaldırılacağını, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ise; bir kereye mahsusu olmak üzere geçici olarak getirilen bu verginin, yalnızca deprem mağdurlarının insani ihtiyaçları için kullanılacağını ifade etmişti.

GEÇİCİ VERGİ KALICI OLUYOR

Bir kereye özgü olarak çıkarılan ve depremi takiben 31 Aralık 2000 de sona ermesi planlanan vergi düzenlemesi, önce 31 Aralık 2002’ye, sonra 31 Aralık 2003’e kadar uzatıldı. Son uzatma tarihi bitmeden, AKP döneminde 25 Aralık 2003 tarihinde 5035 sayılı yasa ile kalıcı bir vergi haline getirildi. Böylece 1 yıl için getirilen deprem vergisi 21.yaşına girmiş oldu.

Vergi başlangıçta, Kocaeli-Gölcük deprem mağdurları için getirilmesi nedeniyle; Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bolu illerinde kalan ve depremde zarar gören vergi mükellefleri bu vergiyi ödemekten ayrı tutulmuşlardı. Sonra bu ayrıcalık da kaldırıldı.

Verginin mükellefleri; yıllık beyannameye tabi gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, ticari ve mesleki kazanç sahipleri, emlak ve motorlu taşıt mükellefleri, cep telefonu, sabit telefon, dijital ve kablolu TV ve internet kullanıcıları idi.

VERGİ ORANLARI ARTIYOR

Kanunda öngörülen Vergi oranları da tartışma konusu olmuştu. Dönemin AKP Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, İletişim Vergisi (ÖİV) olarak adlandırılan bu vergi ile internet üzerinden alınan % 5 verginin yüksek olduğunu ve kaldırılacağını ifade etmesine rağmen bir süre sonra vergi oranı % 7.5’e çıkarılmıştı.

TOPLANAN VERGİ

26 Kasım 1999’da depremin yaralarını sarmak için gündeme getirilen ve sadece 1 yıl için yürürlükte kalacak olan bu vergi düzenlemesi ile, Maliye ve Hazine Bakanlığının verilerine göre 2004 yılı ile 2018 yılları arasında 60.6 milyar lira tahsil edildi. 2019 yılında toplanan miktarın ise yaklaşık olarak 5 milyar olduğu tahmin ediliyor.

SORULAR   

Şimdi sorun; bu verginin bir deprem vergisi mi olduğu, deprem yaralarını sarmak için mi yoksa başka amaçlarla mı kullanıldığı, ne kadar para toplanıp, nerelere harcandığı noktasında toplanıyor. Elbette bu verginin ve her verginin nereye, nasıl harcandığı sorulacaktır. Bu soruların geniş ve detaylı olarak cevaplanması gerekir.

Muhalefet bunun hesabını soruyor, iktidar böyle bir verginin olmadığını söylüyor. Vatandaş yani siz ne diyorsunuz? 

Av.A.Erdem AKYÜZ


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İdris Güler 11 ay önce

Tamamen katılıyorum, tebrik eder, teşekkür ederim.

Avatar
Salo 11 ay önce

Agam bizimle eğleniii!!

Avatar
a.erdem akyüz 11 ay önce

Bir idare, deprem vergilerinin, deprem gören yerlere fazlası ile harcandığını açıkladı. Ancak önemli olan, harcamanın nerelere yapıldığıdır. Yani asfalt mı yapıldı, ev mi, okul mu, cami mi yapıldı, bazı dernek ve yerleri mi verildi. Önemli olan harcamanın hangi işlere, hangi miktarda yapıldığının net olarak açıklanmasıdır. Yani gerekli yerlere mi ve gerekli oranda mı harcandı ve ne sonuç alındı. Bunların bilinmesi gerekir. Yoksa reklam filmi gibi dokümanter filim yapmak ve bunun için para harcamak iş değildir, bu da gereksiz bir masraftır.