Özel okul teşvikleri ne zaman bitiyor?

HaberTürk'ten Demet Demirkıran'ın haberine göre; Çocuğunu özel okulda okutmak isteyen velilere devlet tarafından verilen maddi yardım 'Özel Okul Teşvik' olarak tanımlanıyor. Dört yıl önce verilmeye başlanan ve veliler üzerindeki yükü hafifletmeye yarayan teşvik kademeli olarak kaldırılıyor. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin faydalandığı teşvik artık verilmeyecek. 

Peki, özel okul teşvik sisteminin kaldırılmasıyla velileri neler bekliyor? Özel okul teşviğin kademeli olarak kaldırılması ne demek? Özel okullar bu durumdan nasıl etkilenecek? Özel okul teşviğin devlete ne gibi faydaları oluyordu? İlerleyen süreçte özel okul teşvik tekrar gündeme gelecek mi? Enflasyonun artması okul ücretlerine nasıl yansıyacak, bu durum velileri zorlayacak mı? Merak edilen bu soruların yanıtlarını Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Dal, Habertürk'e anlattı. 

Özel okul teşvik kaldırıldı. Bu durum velilere nasıl yansıdı, şu an ödemeler konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanıyor mu?

Özel okul teşvikte kademeli bir bitiş gerçekleşecek. Şu an bir kriz yok. Yani velinin ‘Eyvah! Ben teşvik almıştım, 15 bin liranın 5 bin lirasını devlet ödüyordu. Şimdi devlet benim paramı vermezse bunu tamamlayamam’ gibi bir durum söz konusu değil. Çünkü devlet, teşvik kazanan çocuğa bunu taahhüt etmiştir. Kademeli olarak azalması demek; teşvik alan mezunların yerine yenisinin gelmeyecek olmasıdır. Kademeli teşviğin kaldırılması bu şekilde devam ederse dört yıl içerisinde teşvikli öğrenci kalmayacak.

750-800 BİN ÖĞRENCİ ÖZEL OKUL TEŞVİKTEN FAYDALANDI

Özel okul teşvik politikası nedir? Kaç öğrenci bundan faydalandı ve faydalanmaya devam ediyor?

350 bine yakın bir öğrenci aynı anda teşvikten yararlandı ama bu uygulama dört yıl önce başladı. Dört yılı tek tek hesap ettiğinizde 750-800 bine yakın öğrenci teşvikten faydalandı. Ancak fiili olarak bakıldığında sistem aynı anda maksimum 350 bin öğrenciye ulaştı.

Bu planlanan sistemin ana gayesi; veliye destek vermek. Kimi okulda 10 kişi, kimi okulda 20 kişi, çok büyük okullarda da maksimum 40-50 öğrenci teşvikten yararlanıyor. Bu, okulu ihya edecek bir sistem değil. Anadolu’daki şehirlerde yer alan özel okullarda bu sayı biraz daha artıyor. Okulun mevcudu 300-400 ise 80-100 tane öğrenci teşvikten faydalanarak gelmiştir. Bu da okullara ister büyük şehirde ister Anadolu’da olsun şunu sağlıyordu; dört sene önce özel okullarda toplam 650 bin öğrenci vardı. Dört sene sonunda bu sayı 1 milyon 350 bine erişti.

350 bin öğrencinin teşvikle geldiğini varsayarsak; bunun yanında 300 binden fazla öğrencinin de teşviksiz sisteme katıldığını gösteriyor. Öğrenci sayımız oransal olarak iki katın üstüne çıktı. Burada teşvik, sistemin büyüme ivmesini artırmış oluyor. Okullar bu teşvikle beraber fiyat politikalarındaki artış oranlarını düşük tutabilme imkânını elde etti. Bu da daha çok kişiye ulaşabilme imkanı sağladı. Çünkü fiyatı 40 bin lira olacak bir okul, bugün 28-30 bin liradan fiyat ilan ediyorsa oraya gelen öğrenci sayısı otomatik olarak artıyor. Bunun getirdiği bir ivmeyle sektör 650 bin öğrenciden 1 milyon 350 bin öğrenciye yükseldi. Sektörün büyümesi açısından teşvik çok önemli.

"ÖZEL OKULLARA KAŞI KAMUOYUNUN BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ"

Özel okul teşviğinin önemi nedir? Gelişmiş ülkelerde de özel okul teşviği veriliyor mu?

Özel okullardaki teşvik olayı farklılıklar göstermekle beraber ekonomik açıdan en varlıklı ülkelerde bile, devlet okullarının bütün imkanları olmasına rağmen özel okul teşviği vardır. Özel okul teşviği genelde üç metotla yapılır; Bir tanesi direkt öğrenciyi, veliyi teşvik etmek anlamındadır. İkincisi; okulu teşvik etmektir. Okulun maliyetinin ya da öğretmen maliyetinin bir kısmını devlet karşılar ve özel okulculuğu cazip hale getirip maliyetini düşürerek kendi kamuoyunun oradan da faydalanmasını sağlar. Üçüncü sistemde ise bunları karma kullanırlar. Yani sistemin içinde hem veliğe teşvik hem de okula teşvik vardır. Tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde özel okulculuğa bir teşvik söz konusudur.

Bizim ülkemize gelince, biz bunu senelerce arzu ettik. Bu, rakamdan öte özel okulculuğun kabullenilmesi ve devlet tarafından ‘Özel okullar da doğru düzgün eğitim yapan kurumlardır’ demesi açısından çok önemlidir. Dört yıl önce bu teşvik başladığında biz çok mutlu olduk. Mantığın fiili bir hale dönüşmesi bizi çok mutlu etti. Çünkü özel okullara karşı kamuoyunun bakış açısı değişti. Bazı kitleler tarafından özel okullar ulaşılması zor, elitist bir yapının, belli kişilerin gittiği kurumlarmış gibi gözükürken; devlet ‘Ben bu okullara giden kişilere teşvik vereceğim’ dediği zaman özel kurumların da vatana ve millete insan yetiştiren kurumlar olduğu anlaşıldı. Özel okullara gelen öğrenci sayısındaki artışla bunu gözlemledik.

Teşviğin kaldırılmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Bu sene teşviğin kalkacak olması tamamen özel bir durum. Çünkü hükümet aynı hükümet ve bakış açısı değişmiş değil. Yapılan açıklamalara göre de bu durumu tamamen ekonomik darboğazdan kaynaklanan geçici bir durum olarak gözlemliyoruz. Çünkü bu teşviği Milli Eğitim Bakanlığı idare etti, Maliye Bakanlığı fonladı. Ancak ekonomik kriz, bütçe daralmasının buradan yapılması mevzusu gündeme getirdi. Bunun dışında bakış açısı değişmemiştir. Bakanlık özel okulculuğa karşı hep olumlu.

"YENİ ÖĞRENCİ KATILIMINDA ÇEKİNCELER OLACAKTIR"

Peki, özel okul teşviğinin kaldırılması ne gibi sonuçlar doğuracak?

Teşvik, sisteme yeni öğrenci katılımında ivme sağlıyordu ve öğrenci katılımları yüzde 20’lerle artıyordu. Bu artış oranı yavaşlayacaktır ve belki yüzde 10’lara 5’lere gerileyecektir. Krizin getirdiği bir şey bu. Biz bütün masrafımızı, bütçemizi doğal olarak velilerden alıyoruz. Velilerimizin de krizden bir şekilde etkilendiği göz önünde bulundurulursa onlar da biraz zorlanacak. Yeni öğrenci katılımında çekinceler olacaktır ama kesinlikle sayının düşmeyeceği kanaatindeyim. Sayımız yine artacaktır ama artış oranımız düşecektir.

"BİR YIL İÇİNDE TEŞVİK TEKRAR GÜNDEME GELECEKTİR"

Bunun geçici bir durum olduğunu yorumluyorsunuz. Peki, özel okul teşviğinin tekrar gündeme geleceğini düşünüyor musunuz?

Tabii ki. Bu tamamen göstergelerle alakalı bir konu. Göstergeler düzelmeye başladığında tahminime göre bir yıl içinde teşvik tekrar gündeme gelecektir çünkü çok pozitif bakılıyor bu konuya. Hem hükümetteki hem bakanlıktaki yetkililer teşviğin olması gerektiğini belirtiyor. Teşviğin şekli değişebilir ama geri gelecektir. En geç bir yıl sonunda teşvik tekrar konuşulmaya başlanacaktır.

Özel okul teşviğinden kimler faydalanıyor? Özel okul teşviğinin devlete katkısı nedir?

Özel okul teşviğiyle ilgili bazı eleştiriler gündeme geldi. Bu sistemden ekonomik gücü yeterli olmayanların faydalanamadığı, zenginlere hitap ettiği belirtildi ama bu yanlış bir bakış açısı. Örneğin okul ücreti 18 bin lira ise sistem bir öğrenci için 4 bin 250 lira veriyor ve o öğrenciyi özel okula teşvik ediyor. Bir insanın 14 bin lirasının olması gerekiyor ki devlet geri kalanını ödeyebilsin. Sistem buna göre kurgulanmıştır. Amacın ne olduğunu çok iyi anlamak lazım. Siz bu teşviği hiç parası olmayan birisine verseniz de kullanamıyor.

Teşvik, özel okula gidebilecek olan kitlenin adedini artırmak içindir. 10 bin bandında eğitime para harcayacak bir insan var ama devlet buna dört bin lira verirse o kişi 14 bin liralık okullara da gidebilir. Bunun karşılığında da devletin okulundaki yığılma azalır. Buradaki kazanç devlet okullarındaki mevcutların düşmesidir. Genel ortalamaya göre 40-50 kişilik sınıf mevcutları 28’lere doğru inmek üzere.

Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Dal

"SEKTÖR AYAKTA DURACAK"

Veliler bu durumdan nasıl etkilenecek? Enflasyonun yükselmesi velileri zor durumda bırakır mı? Okullar velilere yardımcı olmak adına adım atacak mı?

Okullar zaten adım atıyor, fiyat ilanında bu ortaya çıktı. Okullar veliyle ve öğrenciyle vardır. Öğrencinin ve velinin talep etmediği bir durumda siz istediğiniz okulu açın, istediğiniz yatırımı yapın. Talep edilmezseniz varlığınız yokluğa dönüşür.

400-500 kişilik bir okul düşünün. Sistem gidiyor, teşvikten de 20-30 tane öğrenciniz var. Onlar hiçbir kriz yaratmayacak şekilde mezun olana kadar, kademesini bitirene kadar aynı sistemle devam edecek. Yeni öğrenci kazanamaz, var olan öğrencilerle yürüyemez, krizin getirisini dikkate almadan bir planlama yaparsanız siz yürüyemezsiniz. Enflasyon yüzde 30'lara kadar dayanmışken biz bunu bilmeden -ki o dönem enflasyon yüzde 18 civarındayken mayıs ayında fiyat ilan ettik.

Yönetmeliğe göre yüzde 18-19 artış yapma hakkımız varken bile genel ortalama yüzde 12 artış ile bu senenin fiyatını ilan ettik ve kayıtlarımızı yaptık.

Örneğin bu yıl okul harcamasının 1 milyon lira olacağını hesap ettik ve buna göre de fiyat belirledik. Dövizin yükselmesiyle enflasyon patlayınca ve fiyatlar yükselmeye başlayınca sizin hesapladığınız o maliyet 1 milyondan 1 milyon 200 bin liraya fırlar. Siz, veliden tekrar artış isteyemezsiniz. Bu sektör krizlerden her zaman geçti gitti, biz o çocukları 1 Eylül'de aldık, zararı varsa da onu karşılayarak Haziran'a kadar devam ettik.

Bu şekilde girdiğimiz bir sezonda, bir daha fiyat ilan ederken enflasyon şu an yüzde 30'larda iken ve yönetmelik bize yüzde 32'ye kadar hak tanımışken, ülkedeki liste fiyatındaki ortalama artış yüzde 16-17 bandında. Hatta erken kayıt yaptırana yüzde 16 değil yüzde 12 artış yapılıyor.

Enflasyonun yanındaki bu hareket 'Sizi enflasyona ezdirmeyeceğim. Biz sizle beraber varız. Siz bir sıkıntı çekiyorsanız biz de öğretmenimizle bu işin fedakarlığını yapacağız' anlamına gelir. Çünkü okul olarak öğretmenden onay alıp bunu yapabiliyorsunuz. Öğretmenin 'Yüzde 30'dan aşağı çalışmam' dediği noktada siz okul olarak yüzde 12 artışla bu işi yapamazsınız. Öğretmen, 'Sen yüzde 16 yapıyorsan ben de yüzde 16'ya razıyım' diyor. Bu toplu bir konsensüs, öğretmeninizle beraber bunu hazırlayıp velinize dönüp diyorsunuz ki; 'Ben seni yarı yolda bırakmayacağım.'

Var olan öğrencilerimizin yüzde 90'ına yakını kayıtlarını yeniledi. Onun dışında çok ciddi bir araştırma ve talep var. Genel olarak çok büyük bir artış olmayacak ama sektör ayakta duracak, kendini koruyarak devam edecek. Bakanlık tarafından okul ücretlerine yapılacak artış hakkında bir üst sınır getiriliyor. Nisan ayı için üst sınır yüzde 28.5-29 bandında.

Peki, bu üst sınırı geçen okullar var mı?

Kesinlikle olamaz. Böyle bir şey olursa Milli Eğitim Bakanlığı direkt müdahale eder. Bunun bilgisi bize de gelir, biz de müdahale ederiz. Bu güne kadar bunu yapan sadece bir tane okul duyduk, ikincisi olmadı.

Mayıs'ta üst sınırın düşeceği kanaatindeyim. Enflasyon birkaç puan düşerse üst sınır da bir iki puan düşer. Ocak ayında üst sınır yüzde 32 idi çünkü enflasyon çok yüksekti. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.