30 Ağustos 2020

Düğünde erkeğe takılan 'kadına özgü olmayan' takı erkeğin

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan’ın değerlendirmesi ışığında, cumhuriyet altını, yarım, çeyrek, gram altın gibi takılar “kadına özgü” sayılamayacağı için damada verilebilecek. Emsal kararda düğünde damada takılan beş bileziğin kime ait olduğu tartışıldı. Beş bilezik düğünde damada “hediye” olarak takılmasına rağmen “kadına özgü” olduğu için davacı kadına verildi.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ BAŞKANI: TAM, YARIM, ÇEYREK, GRAM KAPSAM DIŞI

 HaberTürk'ten Yasemin Güneri'nin haberine göre; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Gençcan, takı içtihadını ve son verilen “emsal” kararın ne anlama geldiğini sosyal medya hesabından şöyle anlattı:

“İçtihat: Eşler arasında aksine bir anlaşma veya bu konuda yerel bir adet bulunmadıkça ‘kadına özgü ziynet eşyası’ evlilik sırasında ‘kim tarafından, hangi eşe takılmış olursa olsun’ ‘kadın eşe bağışlanmış’ sayılır ve artık onun ‘kişisel malı’ niteliğini kazanır. (YHGK, 04.03.2020, E. 2017/3-1040, K. 2020/240)

Yorum: Cumhuriyet altını, yarım altın, çeyrek altın, gram altın vb ‘kadına özgü’ sayılmayacağından içtihadın kapsamı dışında kalmaktadır.

BİLEZİK KADINA ÖZGÜ O SEBEPLE KADININDIR

HGK kararıyla ilgili gelen mesajlar: Başkanım düğünde erkeğe bilezik takılır mı hiç?

İçtihadı okuyun. 5 bilezik düğünde erkeğe takılmış. İçtihadı çok basit bir daha yorumlayalım.

Vakıa: 5 bilezik düğünde damada takılmış.

Mahkeme direnmiş: Damada takılan 5 bilezik kadının sayılmaz. Çünkü erkeğe takıldı.

HGK: Erkeğe takılan bilezik kadına özgüdür. Bu sebeple o da kadınındır.

Neden kadına aitmiş? ‘Kadına özgü’ olduğu için. HGK kararı emsal nitelikte çok önemli bir karar.”

MAHKEME: ERKEĞE TAKILAN ERKEĞİN

YHGK kararına göre Eskişehir’de bir çift beş yıl önce boşandı. Düğünde takılan 18 adet bilezik, 1 adet küpe, 2 adet yüzük, 11 adet küçük altın erkek tarafından alındı. Kadın davacı oldu. Altınların aynen iadesini mümkün olmazsa o dönemdeki takdiri bedelleri olan 20 bin liranın faizi ile tahsilini istedi.

Eskişehir 1. Aile Mahkemesi’ndeki davada, davalı erkek düğünde 5 adeti kendisine olmak üzere 12 bilezik takıldığını, ziynet eşyalarının düğün ve ev eşyasının alımına ilişkin borçlar, çocuk edinmek için yapılan tedavi masrafları ortak giderler için davacı kadının onayı ile kullanıldığını savundu. Davanın reddini istedi. Mahkeme, davayı kısmen kabul etti. Erkeğe takılan beş bilezik dışında kalan 7 bileziğin veya değerinin kadının iadesine hükmetti.

DAİRE BOZDU

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 12 Mayıs 2015’te, davalı erkeğin, davacı kadına takılan bileziklerin adedinin 12 olduğu ikrarı nedeniyle mahkeme kararını bozdu. Bozma kararında, özetle şöyle denildi:

KURAL OLARAK KADININ

“Kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, para kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun ‘kişisel malı’ niteliğini kazanır. Bu eşyaların iade edilmemek üzere kocaya verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup müşterek ihtiyaçlar için harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, koca bu eşyaları iadeden kurtulur. Somut olayda, davalı koca, davacı kadının talep ettiği ziynetlerin, evliliğin devamı sırasında, düğün borçları ve çocuk edinmek için yapılan tedavi masrafları için harcandığını savunmuş, ancak davacı kadının bunları iade edilmemek üzere rıza ile verdiğini kanıtlayamamıştır.

KOCA İSPATLAYAMADI İADEYLE MÜKELLEF

Hâl böyle olunca mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı kocanın, müşterek ihtiyaçlar için harcanan ziynetlerin, rızayla ve iade şartı olmaksızın kendisine verildiğini ispatlayamadığı, bu nedenle dava konusu ziynetleri iadeyle mükellef olduğu hususu tartışmasızdır.

ERKEĞE TAKILAN BEŞ BİLEZİK DE VERİLMELİ

Toplam 12 adet bilezik üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davalının düğün sırasında takıldığını kabul ettiği 5 adet bilezik dikkate alınmadan, sadece 7 bilezik üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

MAHKEME DİRENDİ: BEŞ BİLEZİK ERKEĞE HEDİYE

Mahkeme, beş bileziğin davalı erkeğe “düğünde hediye takıldığı” ve sonrasında davacı kadına bağışlandığının ortaya konulamadığını savunarak, sadece 7 bileziğin iadesi konusundaki ilk kararında direndi.

HGK BOZDU

YHGK, erkeğin ikrarı karşısında 12 bilezik yönünden davanın kabul edilip edilmeyeceğini tartıştı. YHGK, 4 Mart’ta ikinci görüşmede, direnme kararını bozdu. Kesin olarak verilen ve takıların iadesi konusundaki ilkeleri ortaya koyan emsal karar olma niteliği taşıyan YHGK kararı özetle şöyle:

ZİYNET EŞYASI NE?

“Ziynet; altın, gümüş gibi kıymetli madenlerden yapılmış olup; insanlar tarafından takılan süs eşyası olarak tanımlanmaktadır. Ziynet eşyasını evlilik münasebetiyle gelin ve damada verilen hediyeler olarak tanımlamak mümkündür. Bu bağlamda, bilezik, altın kelepçe, kolye, gerdanlık, takı seti, bileklik, saat, küpe ve yüzük gibi takılar, ziynet eşyası olarak kabul edilmektedir.

KRİTER: “KADINA ÖZGÜ” ZİYNET EŞYASI

Kadına özgü ziynet eşyaları; eşler arasında aksine bir anlaşma veya bu konuda yerel bir âdet bulunmadıkça evlilik sırasında kim tarafından hangi eşe takılmış olursa olsun kadın eşe bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Hukuk Genel Kurulunun 05.05.2004 tarihli ve 2004/4-249 E. ve 2004/247 K. sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir.

ERKEĞİN İKRARI VAR: 12 BİLEZİK KADININ

Somut olay değerlendirildiğinde, ‘kadına özgü’ ziynet eşyası niteliğindeki bilezik eşler arasında aksine bir anlaşma veya bu konuda yerel bir âdet bulunmadıkça evlilik sırasında kim tarafından hangi eşe takılmış olursa olsun kadın eşe bağışlanmış sayılır ve artık onun ‘kişisel malı’ niteliğini kazanır. Bu ilkeden hareketle, davalı erkeğin düğünde toplam 12 adet bilezik takıldığını beyan etmiş olması karşısında, bu beyanın 6100 sayılı HMK’nın 188. maddesi gereğince mahkeme önünde ikrar kabul edilmesi gerekir. Bu durumda, düğünde davacı kadına 12 adet bilezik takıldığı hususu çekişmeli olmaktan çıkacaktır. O hâlde mahkemece bu bilezikler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.”

>> İlgili karara ulaşmak için TIKLAYINIZ


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kn 3 ay önce

Yıl 2020, evet tekrar ediyorum 2020 yılındayız. Bazı kültürel farklılıklar hariç olmak üzere Türkiye nin her coğrafyasında düğünde takılan altınlar eşlerin ikisine maddi destek olmak için takılıyor. Kültürel gerçeklik bu. Düğünde takılan altın şayet yüzük, günlük takılacak özellikte bir takı değilse, bu tür takı, altın veya parada eşlerin eşit hakkı olmak zorundadır. Toplumda bazı dengeleri sağlamak adı altında çıkan sonuçlar hakkaniyete ve gerçek hukuka aykırıdır. Bu da insanların hukuka okan güvenini, hukuka olan saygısını azalttığı gibi, başkaca hukuksuzluklara insanları yönlendiriyor. Mahkemelerin bu hatasından artık dönmesi gerekiyor. Tekrar ediyorum 70 li, 80 lı, 90 lı yıllarda değiliz, YIL 2020