Analık izni, Analık İzni Veya Ücretsiz İzin Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmeliği’nin[1] (yönetmelik olarak anılacaktır) 4. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre analık izni, kadın işçinin doğum nedeniyle çalıştırılmadığı süre için verilen izni ifade eder. Ücretsiz izin ise analık izninin bitiminden itibaren işçiye isteği halinde verilen izni ifade eder.

Gerek 4857 Sayılı İş Kanunu m. 74 gerekse yönetmelik m. 5 gereği evlat edinen işçiye analık izni kullandırılacağı düzenlenmiştir. Bu husus 4857 sayılı Kanun’da “Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinene çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hâli izni kullandırılır.” hükmüyle ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanun koyucu her yaştaki çocuğu evlat edinen işçileri madde kapsamına almayıp, yalnızca üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen işçileri kapsam altına almıştır.

Kanun koyucu üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen işçilere analık izninin bitiminden itibaren istekleri hâlinde ücretsiz izin kullanabileceğini de düzenlemiştir. Buna ilişkin 4857 Sayılı İş Kanunu m. 74/2 “Birinci fıkra uyarınca kullanılan doğum sonrası analık hâli izninin bitiminden itibaren çocuğunun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla ve çocuğun hayatta olması kaydıyla kadın işçi ile üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere istekleri hâlinde birinci doğumda altmış gün, ikinci doğumda yüz yirmi gün, sonraki doğumlarda ise yüz seksen gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin verilir.” şeklinde hükme bağlanmıştır. Bu fıkrada düzenlenen ücretsiz izin hakkı, haftalık çalışma süresinin yarısı kadardır. Bununla birlikte yine aynı maddenin 6. fıkrasında altı aya kadar olan bir ücretsiz izin hakkı daha düzenlenmiştir. “İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. (Ek cümle: 29/1/2016-6663/22 md.) Bu izin, üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinme hâlinde eşlerden birine veya evlat edinene verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.”

Son olarak belirtmek gerekir ki 74. madde hükümleri iş sözleşmesi ile çalışan ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında olan veya olmayan her türlü işçi için uygulanır.

-----------------

[1] İlgili yönetmelik, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13. maddesine dayanılarak hazırlanmış olup, 08.11.2016 tarihli ve 29882 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Afgan 4 ay önce

Haklısınız ama bunlar ince hesaplar. Mağdura pek bir faydası olmuyor. Eğer iş veren bu hakkı tanımaz ise, ne olur? Kanun ve uygulama arasında büyük farklar olunca, bu inceliklerin değeri kayboluyor.

İşveren bu izini vermiyor. Dava açıyorsunuz. Dava, temyiz 3 sene sürüyor. Karar çıkıyor ama, çocuk 3 yaş daha büyümüş oluyor, o gerek kayboluyor. İzin parası verilse dahi, yüzde 10 dan enflasyondan, alacağınız para yüzde 30 düşüyor. Esas sorun kanun değil, iş-işveren mahkemelerinin niye bu kadar uzun sürdüğüdür. Bunu yazmanız gerekir. Yurt dışından gelen, mağduru koruyan bu kanunlar, Türk mahkeme sisteminde dejenere edilip değerini kaybediyor. Adalete güvenimiz de böyle kayboluyor.