banner628
Giriş ;
 
            Yeni Türk Medeni Kanunu’ nun 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte aile hukuku alanında bir çok yeni kavram hayatımıza girmiş oldu. Yeni Medeni Kanunun aile hukuku alanında meydana getirdiği en önemli yeniliklerden biriside yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejiminin artık seçimlik bir rejim olması ve sonrasında yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi olarak benimsenmesidir.
 
            Peki nedir edinilmiş mallara katılma rejimi;
 
            Edinilmiş mallara katılma rejimi kural olarak mal ayrılığı esasına dayanmaktadır. Edinilmiş mallara katılma rejimi süresince eşler, kanuni sınırlamalar saklı kalmak şartıyla, mal ayrılığı rejiminde olduğu gibi, sahip oldukları malları yönetme, kullanma ve onlar üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma hakkına sahiptirler. Ancak bu rejiminin sona ermesinde, mal ayrılığından farklı olarak, her eş diğer eşin edinilmiş mallarının değeri üzerinden kural olarak bir şahsi hak, yani alacak hakkına sahip olacaktır.
 
            Edinilmiş mallara katılma rejiminde her bir eş diğer eşin;
-       karşılığını ödeyerek,
-       edinilmiş mallara katılma rejimi devam ederken edindiği mallar üzerinde alacak hakkına sahiptir.
 
            Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin temel dayanağı olan mal gurupları MK 218.maddesinde düzenlenmiştir. MK 218.maddesinde “edinilmiş mallara katılma rejimi edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar” denilmiştir. Buna göre yasal mal rejimindeki bütün mal varlığı değerleri ya kişisel maldır ya da edinilmiş maldır. Üçüncü bir mal varlığı grubundan bahsetmek mümkün değildir.
 
Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin temeli öyleyse bu iki grup mal varlığı değerinin ayrımında yatmaktadır.
 
1-EDİNİLMİŞ MALLAR
 
         Edinilmiş mal- kişisel mal ayrımı yasal mal rejiminin sona ermesi halinde önem kazanmaktadır. Yasal mal rejiminin sona ermesi halinde, her bir eş diğerinin bu rejimin devamı süresinde karşılığını vererek elde ettiği mallarda, birliğin gerektirdiği yardımlaşma ve paylaşım, dolayısıyla katılma alacağı hakkına sahip olur. Katılma alacağı hakkı bu rejimin devamı süresince edinilmiş olan mallarda tasfiye sırasında ortaya çıkan bir artık değer olursa bunun yarısı üzerinde eşlerin sahip oldukları alacak hakkıdır.
 
            Edinilmiş mallar MK 219’da düzenlenmiştir. Maddenin 1. Fıkrasında edinilmiş mal tanımı yapılmıştır. Buna göre “Edinilmiş mal, bir eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı değeridir”
 
            Burada şundan söz etmek gerekir. Edilmiş mal öncelikle bir mal varlığı değeri olmak zorundadır. Yani eşlerden her birinin aktifinde yer alan ekonomik değer taşıyan ve paraya dönüştürülebilen bir hak olmak zorundadır.  
 
           Bundan sonra bir mal varlığı değerinin edinilmiş mal olarak kabul edilebilmesi için yasa iki koşul getirmiştir. Bunlar;
·         Bu mal rejiminin davamı süresince kazanılma,
·         Karşılığı verilerek kazanılma
 
a)   MAL REJİMİNİN DEVAMI SÜRESİNCE KAZANILMA ŞARTI
 
            Öncelikli olarak edinilmiş malların neler olduğunu tespit etmemiz yasal mal rejiminin tasfiyesi halinde eşlerin haklarının belirlenmesinde önem arz etmektedir.
 
            Burada tespit etmemiz gereken önemli husus mal rejiminin başlangıç ve sona erme tarihinin belirlenmesidir. Zira yasal mal rejiminin başlangıç tarihinin bilinmesi hangi malların kişisel mal hangi malların edinilmiş mal olduğunun saptanmasında önem taşır. Yasal mal rejiminin başlangıç tarihinden önce edinilmiş olan mallar kişisel mallardır ki bunlar mal rejiminin tasfiyesinde hesaba katılmayacak tasfiye dışı tutulacaktırlar.
 
            Yeni medeni kanun 22 Kasım 2001 tarihinde kabul edilmiş, 8 Aralık 2001 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmış ve yürürlük kanunu gereğince 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
 
·         Buradan hareketle yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi aksine bir sözleşme yoksa 1 Ocak 2002 tarihinden önceki evliliklerde 1 Ocak 2002 tarihinde başlamıştır.
·         Bu tarihten sonraki evliliklerde yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi yine aksine bir sözleşme olmadığı takdirde evlilik tarihinde başlamış olur.
·         Eşler mal rejimi sözleşmesi ile kanunda belirlenen diğer rejimlerden herhangi birini de seçebilirler. Eşler bu seçimden evlilik birliği devam ederken vazgeçip yeniden bir mal rejimi seçmezler ise bu durumda devreye yeniden yasal mal rejimi girer ve yasal mal rejiminin başlangıç tarihi seçimlik mal rejiminden vazgeçme tarihi kabul edilir.
 
           Mal rejiminin bitiş tarihinin tespiti ise iki açıdan önem taşımaktadır. Bunlardan birincisi daha öncede bahsettiğimiz gibi edinilmiş malların hangi mallar olduğunun tespiti açısından önemlidir. İkinci önemli nokta ise tasfiyede malların hangi tarihteki değerlerinin esas alınacağı hususudur.
 
            Rejimin sona erme tarihi ise;
·         Katılma rejimi eşlerden birinin ölümü halinde sona erer. Burada tasfiye tarihi ölüm tarihidir.
·         Katılma rejimi ölüm dışında ölüme benzer sonuçlar doğuran gaiplik gibi hallerde de sona erer. Ancak MK 131. madde hükmüne göre gaiplik kararı tek başına evlilik birliğini sona erdirmez. Gaipliğine karar verilen kişinin eşi ayrıca mahkemeden evliliğin feshine karar verdirmek zorundadır. Bu durumda tasfiye tarihi, uzun süreden beri haber alınmama esasına dayanan gaiplikte son haber alma tarihi, ölüm tehlikesi içinde kaybolmaya dayanan gaiplikte ise olayın cereyan ettiği tarihtir. 
·         Başka bir mal rejimine geçiş de yasal mal rejini sona erdiren sebeplerden biridir. Burada eşler evlilik birliği devam ederken örneğin ikinci yılda seçimlik bir mal rejimine geçme sözleşmesi yapabilirler. Bu takdirde tasfiye tarihi yani yasal mal rejiminin sona erme tarihi mal rejimi sözleşmesinin yapıldığı tarihtir.
·         Evlilik birliğinin boşanma veya evliliğin iptali ile sona ermesinde karar tarihi veya kesinleşme tarihi değil dava tarihi yasal mal rejiminin sona erme tarihidir.
·         Kanunda sayılı hallerde eşlerden biri yasal mal rejiminin mal ayrılığı rejimine dönüşmesini isteyebilir (MK 206). Bu halde de mahkemenin mal ayrılığına geçilmesine karar vermesi halinden yasal mal rejimi dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sona erer(MK 225).    
b) KARŞILIĞI VERİLEREK ( EMEK KARŞILIĞI ) EDİNİLEN KAZANIMLAR
 
Edinilmiş mallara katılma rejiminde kanun koyucu “edinilmiş mal her eşin bu rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı değerleridir” diyerek katılma rejiminin temelini eşlerin evlilik birliğinin devamı süresince bir mal edinmeleri söz konu ise diğer eşinde bunda katkısı olduğu gerekçesine dayandırmaktadır.  
           
             Edinilmiş mallara katılma rejimi emeği değerlendiren bir rejimdir. Bu rejim, emek karşılığı kazanımlarda diğer eşin katkısının karşılanması gerektiği esasına dayanmaktadır.
 
            Edinilmiş mal ancak karşılıklı kazandırmalarla aktife dahil edilmiş olan mal varlığı değerleridir. Bu rejimde emeksiz elde edilen mallarda diğer eşin hak sahibi olması söz konusu değildir.
 
c) YASADA ÖZELLİKLE BELİRTİLMİŞ VE EDİNİLMİŞ MAL OLARAK SAYILMIŞ MAL VARLIĞI DEĞERLERİ
 
            MK.219. maddesi edinilmiş malı tanımladıktan sonra ikinci fıkrada belirli malları örnekleme olarak edilmiş mal olarak saymış ve bu mallar açısından tartışmayı ortadan kaldırmıştır. Kanunda “bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır” denilerek burada sayılanlar dışında bunlara benzer malların da edinilmiş mal kabul edileceği ifade edilmiştir.  
           
           MK 219/2 maddesinde;
 
·         ÇALIŞMASININ KARŞILIĞI OLAN EDİNİMLER: Bir eşin çalışmasının karşılığı olarak elde ettiği mal varlığı değerleridir. Birinci fıkrada yapılan tanıma uygun olarak emek karşılığı kazanımların edinilmiş mal sayılacağı belirtilmiştir. Örneğin bir eşin çalışma karşılığında aldığı ücret veya maaş veya serbest meslek kazancını biriktirerek almış olduğu araba edinilmiş maldır.
 
·         SOSYAL GÜVENLİK VEYA SOSYAL YARDIM KURUM VE KURULUŞLARININ VEYA PERSONELE YARDIM AMACI İLE KURULAN SANDIK VE BENZERLERİNİN YAPTIĞI ÖDEMELER: Bu hüküm maddenin birinci fıkrasında yapılan edinilmiş mallar tanıma uymamakla birlikte bu fıkranın istisnası olarak da sayılabilir. Bu maddede sayılan kurum ve kuruluşlara Sosyal Güvenlik Kurumu, bankaların yardım sandıkları gibi kurumlar örnek olarak sayılabilir. Bu kurumlar tarafından eşlerden birine ödenen ikramiye, tazminat da edinilmiş mallardır.
 
·         ÇALIŞMA GÜCÜNÜN KAYBI NEDENİYLE ÖDENEN TAZMİNATLAR : Burada sözü edilen tazminatlar özellikle Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan haksız fiile dayalı olarak ödenen tazminatlardır. Bunlar da aslında edinilmiş mal tanımında geçen emek karşılığında edinilen kazanımlardandır. Zira çalışma gücü kaybı olmasaydı kişinin çalışması mümkün olacaktır ve kazancıyla edindiği mallar edinilmiş mal olacaktı. Bu sebeple çalışma gücü kaybı nedeniyle ödenen tazminatlarda edinilmiş mallar arasında sayılmıştır.  
 
·         KİŞİSEL MALLARIN GELİRLERİ: Buna göre kişisel malların doğal ürünleri ile tüm gelirleri edinilmiş mal olarak kabul edilmiştir. Örneğin eşlerden birine miras yoluyla geçen portakal bahçesinin ürünleri edinilmiş maldır. Yine kişisel malların kira, faiz ve temettüleri edinilmiş mallardır. Ancak burada hemen şunu da belirtmek gerekir ki; MK 221/2 de “eşler mal rejimi sözleşmesi ile kişisel mallarının gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler” denilmek suretiyle bu grubun edinilmiş mal olarak kabul edilip edilmeyeceğini kişilerin iradelerine bırakmıştır.
 
·         EDİNİLMİŞ MALLARIN YERİNE GEÇEN DEĞERLER: Elde edilen kazanım hangi mal grubundan karşılığı verilerek kazanılmışsa o mal grubuna dahil olmaktadır. Yerine geçme kavramı ile kastedilen edinilmiş malın elden çıkması sonucu onun yerine aynı türden olup olmadığına bakılmaksızın bir mal varlığı değerinin almasıdır. Örneğin eşlerden birinin Sosyal Güvenlik Kurumundan almış olduğu tazminat ile aldığı ev edinilmiş maldır. Edinilmiş malın ivazsız temliki ve ya tüketilmesi halinde yerine geçen değerden söz edilemeyecektir. Bu durumda hiçbir mal varlığı değeri tasfiyeye girmeyecektir.
 
2- KİŞİSEL MALLAR ,
 
         Edinilmiş mallara katılma rejiminde esas olan bir eşin bütün mallarının edinilmiş mal olmasıdır. MK medde 222/3 de “bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir” şeklinde bu durum açıkça belirtilmiştir. Ayrıca MK. Madde 220 de kişisel mallar sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre kişisel malları iki gurupta inceleyebiliriz
 
a)   KANUNDAN KAYNAKLANAN KİŞİSEL MALLAR
 
·         Kişisel kullanıma yarayan eşya: Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya o eşin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan giyim ve özel kullanım eşyalardır. Bu gruba genellikle taşınır mallar girmektedir. Madde gerekçesinde eşlerin giysileri, saati, çantası, spor aletleri ve malzemeleri ile ziynet eşyası örnek olarak verilmiştir. Ancak burada ziynet eşyasının kişisel kullanıma mı özgülendiği yoksa yatırım amacıyla mı alındığı önemlidir. Zira yatırım amacıyla alınmış olan ziynet eşyası edinilmiş mal olarak kabul edilecektir.
 
·         Katılma rejiminin başlamasından önceki mallar: Eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin başlamasından önceki mallar her eşin kişisel malıdır. Yukarıda uzunca değindiğimiz edinilmiş mallara katılma rejiminin başlama tarihi kişisel malların tespiti açısından da önem arz etmektedir.
 
·         Bir eşin sonradan miras yoluyla edindiği mal varlığı değerleri: Burada edinilmiş mallara katılma rejiminin başlamasından sonra, yani katılma rejimi devam ederken bir eşe miras yoluyla kalan mal varlığı değerlerinden söz edilmektedir. Burada mirasçılığın yasal ya da iradi olması önemli değildir.
 
·         Karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen mal varlığı değerleri: Bir mal varlığı değeri eşlerden biri tarafından herhangi bir emek verilmeksizin veya herhangi bir yükümlülük yüklenilmeksizin yada herhangi bir edim karşılığı olmaksızın kazanılmışsa bu mal varlığı değeri kişisel maldır. Buraya tüm bağışlar, piyango ve diğer tüm şans oyunlarında elde edilen kazançlar girmektedir. Eşler arasında yapılan karşılıksız kazandırma işlemleri de bu grup mallar içerisindedir.
 
 
·         Manevi tazminat alacakları: Kişilik haklarının ihlali nedeniyle ortaya çıkan manevi zararı gidermeye yönelik her türlü manevi tazminatlar bu hüküm kapsamında kişisel mal olarak değerlendirilir.
 
·         Kişisel malların yerine geçen değerler: Kişisel malın bir biçimde el yada şekil değiştirmesiyle edinilmiş olan kazanımlar kişisel mal olarak kabul edilir. Bu anlamda örneğin manevi tazminat ile alınan bilgisayar kişisel maldır.
 
·         Sosyal güvenlik ve yardım kurumlarınca yapılmış olan toplam ödemeler ya da iş gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatların hak sahibinin kalan yaşam süresini karşılayacak olan miktarı: Bu durum MK 228/2 de düzenlenmiştir. Madde metni şöyledir “Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toplam ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toplam ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse tasfiye de o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır.” Bu hüküm MK 219 maddenin 2. fıkrasının 2. bendinde yer alan sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler in edinilmiş mal sayılması, fakat mal rejiminin sona erdiği tarihte hak sahibinin kalan yaşam süresini karşılayan miktarın korunması amacını taşımaktadır. Mal rejiminin sona erdiği tarihte bu ödemelerin tamamı edinilmiş mal kabul edilip diğer eşe yarısı ödenecek olursa bu takdirde hak sahibi olan eşin yaşamının kalan süresini idame ettirmesi zorlaşacaktır. Burada aktüeryal bir hesap yapılarak mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraki kısım hak sahibinin kişisel malı olarak bırakılacak diğer kısım ise edinilmiş mallar kapsamında değerlendirilerek tasfiye yapılacaktır. 
       
b)   SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLANAN KİŞİSEL MALLAR
 
·         Bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyetine ayrılmış mal varlığı değerleri: Medeni Kanunun 221. maddesinde sözleşmeden kaynaklanan kişisel mallar sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar dışındaki mal varlığı değerleri sözleşme ile dahi kişisel mal olarak kabul edilemeyecektir. MK madde 221/1 de “eşler mal rejimi sözleşmesiyle bir mesleğin icrası yada işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken mal varlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler” denilmektedir. Örneğin bir avukatın ofisi, büro eşyaları, bilgisayarı..v.s. gibi. Burada önemli olan kişisel mal haline getirilen mal varlığı değerlerinin mesleğin ifası ve işletmenin faaliyeti ile ilgili olması ve buna ek olarak da edinilmiş mal olması gerekir. Zira kişisel mal olan bir mal varlığı değerinin sözleşme ile kişisel mal olarak belirlenmesine gerek yoktur. Örneğin evlenmeden önce avukat olan eşin büro malzemeleri zaten kişisel mal olduğundan bunun için ayrıca bir sözleşme yapılmasına gerek yoktur.     
 
·         Kişisel malın gelirleri : MK madde 219/4 kişisel mal gelirlerini edinilmiş mal olarak kabul etmektedir. Ancak bu mallarda MK madde 221/2 ye göre sözleşme ile kişisel mal olarak kararlaştırılabilecektir. Örneğin bir eş ailesinden miras yolu ile kalan evin kira gelirini yine sözleşme ile kişisel mal olarak kullanabilecektir.
 
                                                                                 
 (Bu köşe yazısı, sayın Av. Rahşan Arya ULUFER tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ayse 7 yıl önce

duğun takıları bozdurulup evlilik birliği içerisinde araba satın alınıyor ve eşlerden birinin uzerıne yaptırılıyor.bu durumda diğer eş uzerıne araba yaptırılan eşke ortak haklara sahip midir,eşler birbirinin izni olmadan devir vs gibi işlemlerde bulunabilir mi ?

Avatar
vatandaş 7 yıl önce

1999 yılında evlenıliyor bu evlilik sırasında2012 yılında bir ev alınıyor ve 2014 yılında vefat ediyor vefat edenin evli ikitane çocuğu var bu ev nasıl pay edilmeli ev evlendikten sonra alınıyor bana bir cevap yazabilirmisiniz

Misafir Avatar
C. Ç 4 yıl önce @vatandaş

sulh hukuk mahkemesinde mal paylaşımı davası açılarak mallar paylaştırılır

Beğenmedim! (1)
Avatar
ORHAN BABA 8 yıl önce

babamdan kalan paylaşılmamış mirasımızı kardeşlerden bazıları borçlu diye 3.kişi sattırabilirmi ?bunda benim yediğim içtiğm yok.benle ilgisi yok.benim alım gücüm yok.tamamının satışı icra yoluyla istenirmi??benim gibi çocuğu olmayan bir kişi hissesini vakıfa verirse yine 3 kişiler tamamının satışını isterler mi??benim amacım ne kardeşlerim satamasın nede 3 kişiler satabilsin nede vakıf satabilsin .böyle bir çözüm varmı?? beni aydınlatırmısın rahşan hnim.şi̇mdi̇den tşkrler...

Avatar
ZİŞAN 7 yıl önce

ablamin nisanlisinin borçlari olduğundan dolayi ablam evlenirken mal ayrimi sözleşmesi yapti esinin ve kendi malini ayirdi dolayisiyla kira sozlesmesi ve faturalar ablamin üzerine olsa eniştemin borcundan dolayi eve hacze gelseler herhangi bi islem yapabilirlermi teşekkurler

Avatar
hatik şeker 8 yıl önce

yazınız harika aydınlatıcı fakat hukuksal termleri al rejimi işler.mesela 01012002 tarinden önceki evliliklerdenedinilmiş malı kimin üstüne kayıtlıysa onda kalır.01.01.2002 tarihinden sonra yasal

Misafir Avatar
Nermin 5 yıl önce @hatik şeker

Merhaba eşim benden habersiz işyerini satmış bugünkü yasalara göre tapu devri benden habersiz nasıl gercekleşebiliyor ve ben hukuken bu hakkımı talep edebilirmiyim

Beğenmedim! (9)
Avatar
av.ibrahim ugurluel 8 yıl önce

tebrik ederim meslektasım, makalenizi hem mesleki açıdan aydınaltıcı buldum hemde dil açısından sade ve guncel.. bu tur makaleler avukatlar tarafından cokça yazılmalıdır ki boylelıkle mesleki vede kişisel anlamda gelişim gosterebilelim. saygılarımla

Avatar
Ömer Faruk ÜSTÜNDAĞ 9 yıl önce

ellerinize ve emeğinize sağlık.yazılarınızın devamını diliyoruz.

Avatar
Mehmet Salih ASTAN 8 yıl önce

sitedeki yazıları kendi facemizden paylaşabilir miyiz?