banner613
banner590

I. GİRİŞ

İlamsız icra, bir para ya da teminat alacaklısının herhangi bir mahkeme ilamına gerek kalmaksızın alacağı için doğrudan icra dairesine başvurup icra takibi başlatmasıyla gündeme gelecek olan bir cüz’i icra türüdür. Dolayısıyla ilamsız icra yolunun İcra ve İflas Kanununa göre yalnızca para ve teminat alacakları için söz konusu olacağını söylemek yerinde olacaktır. Bunu yanında genel haciz yoluyla takipte alacaklının elinde herhangi bir belge bulunması zorunluluğu bile bulunmamaktadır. Bu durumda genel haciz yoluyla takip; kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takip, kiralanan taşınmazların tahliyesi yolu ile takip gibi ilamsız icranın bir alt türü olarak karşımıza çıkmaktadır. İcra ve İflas Kanunu madde 42’ye göre ilamsız icra takibi, takip talebiyle başlamakta ve haciz yoluyla veya rehnin paraya çevrilmesi veyahut iflas suretiyle sona ermektedir. Bu yazımızda genel haciz yoluyla takip türünün ilk aşaması olan alacaklının, alacağını elde edebilmesi için icra dairesine yaptığı takip talebi incelenecektir.

II. TAKİP TALEBİ

A. GENEL OLARAK

Takip talebi, para veya teminat alacağı olan kişinin yani alacaklının, icra dairesine bu alacağının cebri icra yoluyla elde edilmesini istemek için başvurduğu hallerde ortaya çıkmaktadır. Takip talebi alacaklı tarafından yapıldığından, bir icra takip işlemi olarak değil, taraf takip işlemi olarak değerlendirilmektedir. Takip talebi, yetkili icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılabileceği gibi elektronik ortamda da yapılabilmektedir. Genel haciz yolu ile takibin, takip talebi ile başlayacağı Kanun’da da öngörüldüğünden (İcra ve İflas Kanunu madde 42), alacaklı takip talebinde bulunmadığı takdirde icra takibinin başlaması mümkün olmayacaktır. Alacaklının yaptığı takip talebi ile başarılı bir sonuca ulaşılabilmesi için bu talebin içerisinde çeşitli unsurları barındırması gerekmektedir. Bu unsurlar da İcra ve İflas Kanunu madde 58’de düzenleme altına alınmıştır.

B. TAKİP TALEBİNİN İÇERİĞİ

İcra ve İflas Kanunu madde 58 düzenlemesine göre, takip talebinde yer alması gereken unsurlar şunlardır:

- Alacağı olan kişiye ve eğer vekili varsa vekiline ait kimlik bilgileri, adres bilgileri ve banka hesap bilgileri

Alacaklı yabancı bir ülkede oturduğu takdirde, takip talebinde bulunabilmesi için Türkiye’deki yerleşim yerine mutlaka belirtmelidir. Aksi takdirde Kanun gereğince icra dairesinin bulunduğu yer, alacaklının yerleşim yeri olarak kabul edilecektir. Bunun yanında hesap bilgileri de takip talebinde belirtilerek, alacaklının alacağına dair yapılan ödemelerin bu hesaba yönelik olarak yapılması amaçlanmıştır.

- Borçlunun kimlik ve adres bilgileri

Tıpkı takip talebinde alacaklı hakkında yer alması gereken bilgiler gibi takip talebinde borçlunun ve varsa yasal temsilcisinin de kimlik bilgilerinin yer alması gerekmektedir. Eğer takip talebi bir terekeye karşı yapılıyorsa da bu takdirde terekenin mirasçılarına ait olmak üzere bu bilgiler yer alacaktır.

- Alacağın veya istenmekte olan teminatın Türk parası cinsinden olmak suretiyle miktarı, alacak eğer faizliyse faizin miktarı ve işlemeye başladığı gün

Alacak eğer yabancı para alacağıysa, bu alacağın Türk lirası cinsinden karşılığı da takip talebinde yer almalıdır. Bu kuralın kaynağı Türk Borçlar Kanunu madde 99/son’dur. Bu durumda alacaklının, borç miktarının vade tarihindeki ya da fiili ödeme günündeki Türk lirası karşılığı olan meblağdan birini seçmesi de mümkündür.

Alacaklının takip talebinde belirtmiş olduğu alacak miktarını daha sonradan değiştirme imkanı bulunmamaktadır. Eğer alacaklı kısmi takip yapıyorsa ve hakkında takipte bulunmadığı alacaklar için sahip olduğu haklarını saklı tutmuyorsa bu durumda söz konusu alacaklardan zımni olarak vazgeçtiği kabul edilecektir. Bunun yanında alacaklının takip talebinde faizi istemediği durumlarda bu faiz ayrı bir takip ile istenebilecektir. Ancak alacaklının alacağına kavuştuğu durumlarda söz konusu faiz için ayrı bir takip talebinde bulunması söz konusu olamayacaktır.

- Alacak senede dayanıyorsa senet, dayanmıyorsa da borcun sebebi

Senede dayanan alacaklarda senedin niteliğinin takip talebinde belirtilmesi ve senedin aslının veya onaylı bir örneğinin borçlu sayısından bir fazlasının takip talebine eklenmesi gerekmektedir. Bu belgelerin İcra ve İflas Kanunu madde 61 uyarınca ödeme emrine de eklenmesi gerekmektedir. Alacaklı, bu gereken işlemleri yapmadığı ve borçlunun da ödeme emrine itiraz ettiği hallerde icra dairesine vermediği belgeleri dayanak göstermek suretiyle icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edemeyecektir. Alacağın senede bağlı olmadığı durumlarda ise borcun kaynağının ne olduğunun anlaşılmasını sağlayan borcun sebebinin takip talebinde mutlaka yer alması gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, borcun sebebi gösterilmediği takdirde mahkeme, şikayet üzerine takip işleminin iptali yönünde bir karar verebilecektir.

- Seçilen takip yolu

İcra ve İflas Kanunu madde 42’de cebri icranın haciz veya iflas yoluyla gerçekleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda takip talebinde bu yollardan hangisinin seçildiğinin de belirtilmesi gerekmektedir. Hangi takip yolunun seçildiğinin belirtilmemesi takibi geçersiz kılmayacaktır ve icra memuru alacaklıya bunu sorarak cevabına göre borçluya ödeme emrini gönderecektir. Haciz ve iflas yoluyla takip arasında söz konusu olmak şartıyla alacaklının, seçmiş olduğu takip yolunu borçlunun rızası aranmaksızın bir kereye mahsus olmak üzere değiştirebilmesi mümkündür

- Takip talebinin imzalanması

İmza, alacaklının alacağını almak maksadıyla takip talebinde bulunduğu yönündeki iradesini açıklayan bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm hususlar takip talebinde yer aldıktan sonra bu talebin altının alacaklı ve eğer varsa vekili tarafından imzalanmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde bu eksikliğin sonradan giderilmesi mümkündür ancak giderilmezse alacaklının takip talebinde bulunmadığı kabul edilecektir.

C. TAKİP TALEBİNİN VE TAKİPTE BULUNMANIN KOŞULLARININ İCRA MEMURUNCA İNCELENMESİ

Yukarıdaki bölümde belirtildiği şekilde hazırlanmış olan takip talebi bir sonraki aşamada icra dairesine verilir.  Fakat icra takibinin başarıyla sonuçlanabilmesi için icra dairesinin bu işlemleri belli bir çerçeve içerisinde kalmak şartıyla incelemesi gerekmektedir. İcra ve İflas Kanununda takip işlemlerinin büyük bir kısmına yönelik olarak icra dairesi memurlarına açıkça bir takdir yetkisi tanınmamıştır. Ancak takip talebinin kabul edilebilmesi için takip şartlarının yerine getirilmiş olması ve icra memurunun da bunu re’sen inceleme yetkisinin olması gerekmektedir. Ancak doktrinde icra memurunun bu yetkisinin yalnızca şekil şartları bakımından kabul edilebileceği hakim görüştür.  Dolayısıyla icra memuru, borçluya gönderilecek olan ödeme emrinin hukuka aykırı olmaması amacıyla yalnızca takip talebinin geçerlilik şartlarını ve İcra ve İflas Kanunu madde 58’de sayılan unsurların mevcut olup olmadığını araştırmak mecburiyetindedir. Bu sebeplerden dolayı icra müdürü, ortada bir alacağın olup olmadığını, eğer varsa alacağa konu olan borcun kaynağını veyahut alacaklının alacağını senede dayandırdığı hallerde bu senedin sahte olup olmadığını inceleme yetkisi bulunmamaktadır.

III. TAKİP TALEBİNDE BULUNMANIN HUKUKİ SONUÇLARI

Takip talebinde bulunmanın hukuki sonuçları doktrinde takip hukuku bakımından ve maddi hukuk bakımından doğurduğu sonuçlar olmak üzere iki bölümde incelenmektedir.

A. TAKİP TALEBİNDE BULUNMANIN TAKİP HUKUKU BAKIMINDAN SONUÇLARI

- Takip talebi kanuna uygun olarak doldurulup icra dairesine teslim edildiği ve gerekli harçlar ödendiği takdirde icra müdürü üç gün içinde bir ödeme emri düzenlemek suretiyle bunu borçlu veya birden fazlaysa borçlulara göndermek durumundadır.

- İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş olan çeşitli süreler bulunmaktadır ve bunların geleceği takip talebi sonucuna bağlanmıştır.

- Takip talebinin yapıldığı tarih, hacze iştirak bakımından dikkate alınacaktır.

- Takip talebi yapıldıktan sonra, borçlu tarafından açılmış olan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı ile söz konusu takibin durdurulması söz konusu olmayacaktır.

B. TAKİP TALEBİNDE BULUNMANIN MADDİ HUKUK BAKIMINDAN SONUÇLARI

- Alacaklının takip talebinde bulunmasıyla birlikte takibe konu olan alacak bakımından zamanaşımı kesilir. Ancak zamanaşımı, söz konusu takip bakımından yapılacak olan her işlem ile kesilip tekrardan başlayacaktır.

- Takibe konu olan alacak bakımından borçlu, daha önce temerrüde düşürülmemişse, yapılan takip talebiyle temerrüde düşmüş sayılacaktır.

IV. SONUÇ

İlamsız icra yolunun bir türü olarak karşımıza çıkan genel haciz yoluyla takip, alacaklının herhangi bir belgeye dayanmadan doğrudan icra dairesine başvurmak suretiyle icra takibini başlatabileceği, borçlunun ise yine hiçbir belgeye dayanmadan ödeme emrine itirazda bulunarak söz konusu takibi durdurabileceği bir yol olarak hukukumuzda yerini almaktadır. Genel haciz yoluyla takip yapılabilmesi için yukarıda da bahsedildiği üzere alacaklının öncelikle icra dairesine takip talebinde bulunması gerekmektedir. Ancak bu takip talebinin İcra ve İflas Kanunu madde 58 gereğince bazı unsurları içinde barındırması zorunluluğu da dikkate alınmalıdır. İcra dairesince takip talebinin şekil şartlarına uygun olarak yapılıp yapılmadığının incelenmesinden sonra eğer herhangi bir hukuka aykırılık görülmezse, genel haciz yoluyla takip yolunun ikinci aşaması olan ödeme emrinin düzenlenmesi ve borçluya gönderilmesi aşamasına geçilecektir. Dolayısıyla genel haciz yoluyla takibin ilk aşaması olan takip talebinin hukuka uygun bir şekilde yapılmış olması, başlatılmış olan icra takibinin başarıya ulaşmasında büyük bir önem arz etmektedir.

Av. Begüm Gürel & Hukuk Fakültesi Öğrencisi Dilan Kaya

KAYNAKÇA

- Atalı, Murat/ Ermenek İbrahim; İcra ve İflas Hukuku, 2.Baskı, Ankara 2019.

- Başözen, Ahmet; İcra ve İflas Hukuku, 3.Baskı, Ankara 2019.

- ÇELİKOĞLU, C. T., “Yargı Reformu 3. Paket” Kapsamındaki İİK Değişiklikleri ve 
6100 Sayılı HMK Etkileri Çerçevesinde Türk İcra- İflas Hukukunda İlamsız İcra Prosedüründe 
Adi Takibe İlişkin Takip Talebi ve 
Takip Şartlarının İcra Memuru Tarafından İncelenmesi, Terazi Hukuk Dergisi, 7(74), 59-78.

- Ercan, İsmail; Uygulamacılar İçin İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 5.Baskı, Ankara 2019.

- Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet; İcra ve İflâs Hukuku Temel Bilgiler, 17. Bası, İstanbul 2020.

- Yenipınar, Filiz B.; Uygulamada İcra Takibi, 2.Baskı, Ankara 2019.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.