banner664

02 Şubat 2018

İSTANBUL (AA) - İZZET TAŞKIRAN - Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Murat Dağıtmaç, geniş kapsamlı verilerin depolanacağı mekanlara ve teknolojilere ihtiyacın arttığını, bu nedenle dünyanın dijital depolamayla ilgili yeni arayışlara girdiğini söyledi.

Dağıtmaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geniş kapsamlı veriler için DNA'ya dijital veri depolayıp kullanabilen bir yapı geliştirildiğini belirtti.

İki yıl sonrası için 1 gram DNA'ya 700 bin terabaytlık bilgi depolama planları yapıldığını ifade eden Dağıtmaç, şöyle konuştu:

"Geniş kapsamlı verilerin depolanacağı mekanlara ve teknolojilere ihtiyaç arttı. Bu sunucuların kurulumu ve bakımının ciddi maliyet getirmesi nedeniyle dünya dijital depolamayla ilgili yeni arayışlara girdi. Yapılan son çalışmalar dünyadaki tüm dijital verilerin bir insanda depolanabileceğini gösteriyor."

Dağıtmaç, şu anda robotların insana hizmet eder durumda olduğunu ancak bu durumun ileride değişebileceğini savundu.

Artık robotların yönlendirmesine göre hareket edecek insanlığa doğru koşarak gidildiğini öne süren Dağıtmaç, şunları anlattı:

"Tüm düşüncemizi, kültürümüzü, tarihimizi dijital ortama yüklüyoruz, işlerimizi kolaylaştırsınlar diye robotlar üretiyoruz. Robotları yapay zekayla birleştirip ve bu dijital ortamlara sınırsız ulaşım imkanı verdiğimiz zaman, karşımıza gelecek tehlikenin umarım farkına varırız. Ülke olarak şu anda seyirci konumundayız. Genel olarak işin magazinsel kısmındayız. Daha çok 'Facebook, garajda mı kurulmuş? Bitcoin'i kurduğunu iddia eden Satoshi Nakamoto nereli? Bitcoin mi daha çok kazandırır yoksa alt coinler mi?' sorularını sürekli soruyoruz. Kimse Facebook’un uluslararası istihbarat servislerinin en gözde bilgi toplama merkezi olduğunu, Blockchain teknolojisini kullanan kripto paraların tüm hareketlerinin kayıt altına alındığının ve tüm dünya bu teknolojiye geçtiği zaman dünyadaki tüm para trafiğinin kontrol altında olabileceğini ve önlemlerini konuşmuyor. "

Murat Dağıtmaç, bu konularda devlet kurumlarını yönlendirecek "Dijital Dönüşüm Bakanlığının vakit kaybetmeden kurulması gerektiğini sözlerine ekledi.

- "Kripto paralar, doların rezerv olma özelliğini ortadan kaldıracak"

Sosyal Medya ve Bilgi Teknolojileri Strateji Derneği Başkanı Abdullah Çiftçi ise Dördüncü Sanayi Devrimi'nin ana ürününün veri olduğunu, dijital çağda bilginin kullanımı, depolaması ve geleceğe taşıma yönteminin bir ülkenin geleceğini ve bağımsız kalıp kalmayacağını belirlediğini belirtti.

Verinin yapay zeka ile işlenmesi üzerinden uygarlık, medeniyet, para, ulus devletlerin yapısı ve vatandaşlar arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanmasına kadar birçok alanda yeni kavramların insan hayatına girdiğini vurgulayan Çiftçi, artık kurumlar, şirketler ve bireylerin verilerini kendi sunucuları, bilgisayarları veya bulut sisteminde tuttuğunu anlattı.

Siber saldırılar olsa da dijital düzenin devam ettiğini, ülkelerin e-devlet uygulamaları ile birçok hizmetini internet üzerine taşıdığını ve giderek artan daha fazla veri alanına ve güvenliğe ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Çiftçi, "Devlet ve şirketler için dijital arşivde en önemli nokta, yazılan verilerin geriye yönelik değiştirilebilir olmasıydı fakat yepyeni bir teknoloji olan Blockchain bu duruma çözüm getirdi. Blockchain internet kadar önemli bir teknolojik gelişme. Blockchain (dağıtık veri tabanı) birçok bilgisayarda tutuluyor. Kayda giren bir veri artık silinemez, geriye dönülemez şekilde korunuyor. Bu nedenle, elektrik ve internet kaybolmadığı sürece dijital arşiv geleceğe taşınacak. Dünyanın reel topraklarının bir sınırı, alanı var ama dijital dünyada bir alan sınırı yok." dedi.

- "Noter yerine dijital kayıt"

Çiftçi, dijital dünya vatandaşı olmak için Blokzincir'e kaydolmak gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Davos'taki bir oturumda 2020 yılında havalimanlarında pasaportsuz yolculuk projesinden bahsedildi. Pasaportsuz seyahat için hem fiziki hem mali hem de biyometrik tüm verileriniz dijital dünyada kayıtlı olmak zorunda. Yeni dünya düzenini dijital dünya düzeni olarak okuyabiliriz. Bu düzenin teknolojik altyapısı, internet, Blockchain, Hasgraph gibi yeni teknolojiler insana yeni yaşam, kazanma, harcama, evlenme, vatandaşlık ve devlet şekli sunuyor. Dijital dünyanın kavramlarını anlamadan 21. yüzyıl okunamaz. Dijital dünyada, devletin kaydı yerine dijital kayıt, noter yerine dijital kayıt esas alınır."

Çiftçi, bu sistemde, devlet aracılığıyla alınan hizmetleri vatandaşların aracısız alabileceğini, bununla birlikte vatandaşlık kavramına yeni bir boyut kazandırıldığını belirterek, yastık altında, bankada veya borsada olan paranın, kripto paralarla dijital dünyaya transfer edileceğini de ifade etti.

Dijital dünyanın kurgusu ve yönlendirilmesinde son 300 yıldır dünya finans sistemine yön veren aileler olduğunu söyleyen Çiftçi, "Blockchain teknolojisinin geliştirilmesinin arkasında Rothschild ailesinin 'nakitsiz toplumu', 'Merkezileşmeden Çıkarılmış Kimlik Vakfı (İdentity Foundation), 'id2020.org', 'Carnegie Foundation' ve 'Rothschild Foundation' ile Rockefeller var. Bu aileler ve kurumlar zaten mevcut dünya finans sisteminin ana aktörleri. Hashgraph'ın geliştirici ise Amerikan Hava Kuvvetleri Akademisinde profesör olan Leemon Baird. Kripto paralar da yine aynı çevrenin projesi." değerlendirmesini yaptı.

- "Global konsensus arayışının ürünü"

Blokzincir altyapısının global bir konsensus arayışı olduğunu, bu sisteme kaydolmuş dünya insanının, yeryüzündeki problemlerin çözümü için doğrudan oy kullanabileceğini ifade eden Çiftçi, şöyle devam etti:

"21. yüzyıl dünyasında ABD süper güç olma özelliğini kaybediyor. Tüm dünyada Çin, Hindistan, Rusya ve Türkiye gibi yükselen ülkeler yeni bir ekonomik düzen ve ödeme sistemi arayışında. Çin ile Rusya kendi para birimleri üzerinden ticarete başladı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan D8 Zirvesi'nde 'Ülkelerimiz arasındaki ticarette artık milli para birimlerimizi kullanmanın yolunu açabildiğimiz takdirde D8 tarihinde bir devrime imza atmış olacağız. Kur baskısı altında ekonomimizi eritmeye gerek yok' demişti. Kripto paraların gündeme gelmesi ile para kavramında ciddi bir devrim ortaya çıktı. Kripto paralar doların rezerv para olma özelliğini ortadan kaldıracak ve yükselen ülkelerin farklı bir para arayışına yanıt verecek. Blockchain de yeni bir para transfer ve ödeme sistemi arayışına cevap verecek niteliktedir."

Abdullah Çiftçi, Blockchain teknolojisinin ortaya çıkmasında İsviçre devlet yönetim modeli ile "Bizanslı General Problemi'ne bir çözüm aranmasının yattığını ifade ederek, "Tarihte en büyük Bizans oyunu Malazgirt Savaşı'nda görüldü. Uz ve Peçeneklerin, Alparslan'ın tarafına geçmesi ile savaşın kaderi değişmişti. Blockchain’in mantığı, algoritması sisteme yanlış, sahte veri kaydedenleri bulmadır. Yani hile yapan Bizans generallerinin bulunması. İnsanlık tarihinin en büyük eseri olan Çin Seddi'nde Türk izi olduğu gibi teknoloji tarihinde bir devrim olan Blockchain'in geliştirilmesinde Türk izi var." görüşünü savundu.

Çiftçi, Çin, Güney Kore, Avustralya, Almanya ve Rusya gibi ülkelerde kripto paralara yasak getirileceği iddialarının zaman zaman dillendirildiğini ancak aynı ülkelerin kendi kripto paralarını çıkarma ve buna yönelik mevzuat düzenlemelerini yapma hazırlığında olduğunu sözlerine ekledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.