banner590

20 Eylül 2018

Genelkurmay çatı davası

ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin, sözde "yurtta sulh konseyi" üyelerinin de aralarında yer aldığı, 224 kişinin yargılandığı davada sanıkların esasa ilişkin savunmaları alındı.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde esasa ilişkin savunma yapan sanık eski teğmen Ali Feyyaz Beydağ, darbe girişiminden bir gün önce Özel Kuvvetler Komutanlığındaki kurs eğitimini tamamladığını, birkaç gün içinde görev yerine gitmesi gerektiğini söyledi.

Eski albay Murat Korkmaz'ın kendisinin de aralarında bulunduğu bir grup teğmene, bir tatbikata katılacaklarının bilgisini verdiğini anlatan Beydağ, 15 Temmuz'da misafirhanede bulundukları sırada Mustafa Demir'in tatbikatın Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda yapılacağını söylediğini belirterek, "Tatbikat için geldiğimizi söyleyerek Muhafız Alayı'ndan içeri girdik, silah ve teçhizatlarımızı aldıktan sonra Genelkurmay nizamiyesine takviye için gideceğimiz söylendi. Araç bulamadığımız için sivil araçlarla gittik." dedi.

Genelkurmay nizamiyesine yaklaştıkları sırada polislerin kendilerine ateş ettiğini aktaran Beydağ, albay Korkmaz'ın resmi görevli olduklarını ifade etmesi üzerine polislerin geçişlerine izin verdiğini iddia etti.

Karargaha girdikleri sırada güney nizamiyenin emniyetini almakla görevlendirildiğini belirten Beydağ, sabaha kadar dönüşümlü olarak burada nöbet tuttuklarını, bu süre zarfında kanunsuz bir eylem içinde olmadığını öne sürdü.

Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaasını kabul etmediğini bildiren Beydağ, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Sanık eski astsubay Osman Aktaş da darbe girişiminden kısa süre önce tim komutan yardımcısı Hasan Sevim'in aradığını, 15 Temmuz akşamı Fırat Alakuş'un emriyle Genelkurmay'da koruma ve güvenlik tatbikatı olacağını söylediğini iddia etti.

Darbe girişiminin yaşandığı gün emir üzerine öğlen Eskişehir'den Ankara'ya geldiğini anlatan Aktaş, Sevim'in kendisini Akıncı Üssü'ne çağırması üzerine buraya gittiğini söyledi. Aktaş, savunmasına şöyle devam etti:

"Fırat Alakuş albay telefonlarımızı kapatıp Akıncı'da bırakmamızı emretti. Oradan otobüslere binerek Genelkurmay'a geçtik. Orada emniyet alacağımız söylendi. Bir süre sonra silah ve uçak sesleri gelmeye başlayınca endişelendim. Ne olduğunu öğrenmek için bulunduğum yerden ayrıldım. Üzerimde telsiz ya da telefon olmadığı için kimseye ulaşamadım."

Sabaha kadar emniyet aldığı yerde beklediğini daha sonra güney nizamiyeye gittiğini ve daha sonra emniyet güçlerine teslim olduğunu söyleyen Aktaş, darbeci ve FETÖ'cü olmadığını savunarak tahliyesini talep etti.

Duruşmaya yarın sanık savunmalarıyla devam edilecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.